e-gazete

Mersel Bilali: Liyakatlı danışmanlar ülkelere her zaman başarı getirir..

Mersel Bilali: Liyakatlı danışmanlar ülkelere her zaman başarı getirir..

Mersel Bilali, çok partili siyasi hayata geçildikten sonraki dönemin en kıdemli siyasetçileri arasında. Siyasi kariyeri Eski Yugoslavya'ya kadar uzanan Bilali, Makedonya'nın bağımsızlığıyla beraber ülkede kurulan ilk Arnavut partisi olan PPD’den (Demkratik Refah Partisi) ard arda 2 dönem milletvekilliğini yaptı, Parlamantoda çeşit görevler üstlendi, dönemin Başbakanı’nın yakın kabinesinde yer aldı. Bilali ayrıca 2 Cumhurbaşkanı’nın yakın danışmanı olarak görev yaptı. Mersel Bilali halen Başbakan Zaev'in uluslararası ilişkilerden sorumlu danışmanı olarak görev yaparken, üniversite öğretim üyesi olarak akademik faaliyetlerine de devam ediyor. Bilali ZAMAN’a verdiği özel röportajda, 30 yılı geride bıraktığı siyaset arenasına dair ilginç anılar da paylaştı.

 

Bilali'ye göre 2004 yılında uçak kazasında hayatını kaybeden eski Cumhurbaşkanı Boris Traykovski ve eski Başbakan Vlado Buçkovski, milletler arası ilişkilere yaklaşımları biribirine çok yakın iki siyasetçiydi, her iki siyasetçi de uluslararası ilişkilere milliyetçilik eksenli yaklaşmamışlardı. Mersel Bilali, Makedonya’nın hali hazırda dış politikasını şekillendirirken bölgesel dinamikleri ve güç dengelerini gözettiğini, ülkenin geleceğini yakından ilgilendiren konularda ise geniş bir çerçevede yapılan istişarelerle kararların alındığını vurguladı.

TRAYKOVSKİ’NİN CUMHURBAŞKANLIĞI DÖNEMİNDE ÖNEMLİ ÇALIŞMALAR YAPTIK..

Yugoslavya’nın parçalanmasının hemen öncesinde öne çıkan genç entellektüeller arasında gösterilen Bilali, haftalık ‘Danas’ dergisinde yazdığı yazılarla dikkat çekmişti. Bu döneme dair değerlendirmelerde bulunan Bilali, “ Dergi, o zamanlar az çok muhalif, ya da alternatif düşünce sunan bir yayın organı olarak biliniyordu. Ben o zamanlar ve sonrasındaki çok partili dönemde, PPD'nin bir parçası idim. Makedonya'nın bağımsızlığından sonra da iki dönem milletvekili seçildim. O yıllarda oldukça iddialı hedeflerimiz vardı, ideallerimiz vardı. Hepimiz önemli bir iş icra ettiğimizin farkındaydık.

Dış Siyaset Komisyonu’nda da yer almıştım. Sonraki iki yıl da AGİT'in Meclis Komisyonu’nda çalışmıştım. 2002 yılında milletvekilliği dönemim sona erdiğinde 1 yıl apanajda (milletvekilliği sona erdikten sonraki 1 yıl, devletten maaş alınmaya devam edilen dönem) kaldım. Ondan sonra, bazı batılı diplomatik çevreler, yeni dönemde meşguliyet alanımın ne olacağı konusuna ilgi göstermeye başladılar. O zamanlar yüksek lisans yapmaya devam etme düşüncesinde idim. Ancak söz konusu diplomat dostlarım, Batıya yakınlığıyla bilinen dönemin Cumhurbaşkanı ile birlikte çalışmamın uygun olacağı düşüncesinde idiler.

Nitekim Batılı çevreler merhum Boris Traykovski'nin aday gösterilmesi ve Cumhurbaşkanlığı görevine gelmesinde büyük rol oynamışlardı. Cumhurbaşkanı kabinesinde danışman olduğum yıllarda benim dışımda sadece bir adet daha Arnavut danışmanı daha vardı o zamanki Cumhurbaşkanımızın. Uluslararası politikaların oluşturulmasına ilişkin görevler yapan bir danışman olarak çalışmıştım Cumhurbaşkanı’nın kabinesinde. Bu zaman diliminde bir çok konuda, tabu olarak kabul edilen bazı kritik meseleler dahil, önemli çalışmalar yaptık. Dönemin Cumhurbaşkanıyla başarılı işler yaptığımız kanaatindeyim” şeklinde dile getiriyor düşüncelerini.

DANIŞMANLAR PASİF KİŞİLİKLER OLMAMALI

Bilali Makedonya’daki bazı çevrelerin, danışmanların sadece görüntüden ibaret kişilikler olması ve ortalıkta çok fazla gözükmemesi yönünde bir kanaate sahip olduğunu dile getiriyor. Bazı danışmaların da bu anlayışa uygun hareket ettiğini belirten Bilali, “ Bu çok yanlış bir şey. Daha fazla sayıda danışmanların olması lazım, bu danışmanların her birinin bir sahada yoğunlaşmış uzman kişilikler olması lazım.

Danışmanların aktif olmadıkları ve fonksiyon eda etmedikleri yapılarda, üst yönetici konumundaki kişilerin verimli olmaları zordur. Dünya çapındaki belli başlı liderlere baktığımız zaman, hepsinin hem sayıca hem de nitelik olarak önemli bir danışman kadrosuyla çalıştığını görmekteyiz. Büyük Britanya'nın şu ana kadarki en iyi Başbakanı olarak gösterilen kişi de bir çok danışmanla çalışmasıyla meşhurdu, üstelik bu danışmanlar çok aktif insanlardı.” diyor.

DANIŞMANLAR SİYASİ GÖRÜŞLERİNE GÖRE DEĞİL, LİYAKATLERİNE GÖRE SEÇİLMELİ..

Bilali, devletin başındaki şahısların, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmiş kişilerin başarılı bir yönetim sergilemesinin herkes için önemli olduğunu hatırlatıyor. Geçmişte bir çok zorlu olay ve çatışmalar yaşamış bir toplum olduğumuzu belirten Bilali, “ Yani, çok temiz olmayan bir suyun üstünde yüzmek gibi bir durumdayız.

Milli meselelerimiz eskiden de az çok Uluslararası çevreler tarafından kontrol ediliyordu. 2004 yılıydı, kamuoyu o zamanlar NATO'ya çok karşıydı. Ama Makedonya’nın NATO'ya asker göndermesi gündemdeydi. Cumhurbaşkanı Traykovski bize de danışarak, kamuoyunun düşüncesine rağmen NATO misyonuna asker göndermemiz yönünde kanaat belirtti. Merhum Cumhurbaşkanı Traykovski sorumluluğu aldı ve NATO'ya Makedonya askerini gönderdi. Fakat bu adım medya tarafından pek hoş karşılanmadı. 2006 yılında, VMRO-DPMNE iktidara geldi, dönemin Başbakanı Gruevski, benim danışmanı olarak devam etmeme itiraz etmedi, ancak ben kendisiyle çalışmak istemedim.

İlk yıllarda VMRO-DPMNE’nin iktidara gelmesi uluslararası çevrelerde olumlu karşılandı. Böylece VMRO-DPMNE içindeki aşırı milliyetçi yaklaşımların da kısmen yumuşayacağı şeklinde iyimser bir beklenti vardı. Sonraki yıllarda ben de OBDUSMAN bünyesindeki bir kaç sMersel Bilali 2 4c602ektörde yöneticilik yaptım. Burada dile getirmek istediğim husus şudur; danışmanlar siyasi görüşlerine göre değil, liyakatlerine göre seçilmeli. Ama demokrasi ve demokratik teamüller bir gecede doğmaz, ancak bir süreç sonrasında elde edilir” diyor.

HER HÜKÜMET DEĞİŞİKLİĞİNDE DANIŞMAN KADROSUNUN DEĞİŞMEMESİ LAZIM..

Bilali hala liyakatlı bir danışman ekibinin kurulamayışının acısını çektiğimizi düşüncesinde. “ Batıda danışman takımının çok az değiştiğini görüyoruz. Özellikle üst düzeyde görev yapan danışmanların kalıcı olduğunu ve devlet adına bir tecrübe biriktirdiğini gözlemiyoruz. Makedonya'da hala elit bir danışmanlık kültürü oluşmuş değil. Gidişat o yönde, ancak katetmemiz gereken daha çok yol var.

Ben şu an Başbakan'ın kabinesinde dış ilişkiler danışmanı olarak görev ifa ediyorum. Asıl hedefimiz devletin multi-etnik yapıda oluşunu merkeze alarak ilişkiler ağı oluşturmaktır. Mesela Batıdaki medya organlarına baktığımızda oradaki çalışanların bir çok farklı ırka mensup olduğunu görüyoruz. Bence aynı stratejiyi başta medya sektörü olmak üzere bizim de izlememiz gerekir.

Başbakan Zev'i uzun zamandır tanıyorum, kabinesinin iyi bir başlangıç yaptığı kanaatindeyim, fakat ileride nasıl devam edecek bekleyip göreceğiz” diyen Bilali, şimdiye kadar hep Batı yanlısı yöneticilerle çalıştığını vurguladı.

e-max.it: your social media marketing partner

Please publish modules in offcanvas position.