e-gazete

AB Makedonya Büyükelçisi Jbogar: AB’ye tam üyelik için Yargı, İstihbarat ve Kamu Yönetimi alanlarında reform yapılması şart..

(ÖZEL RÖPORTAJ) - AB Makedonya Büyükelçisi Jbogar: AB’ye tam üyelik için Yargı, İstihbarat ve Kamu Yönetimi alanlarında reform yapılması şart..

ZAMAN’a özel röportaj veren AB Makedonya Büyükelçisi Samuel Jbogar, Makedonya’nın AB üyelik sürecine ilişkin, ilk elden kritik değerlendirmeler yaptı. Jbogar, yapılması beklenen reformların önemine vurgu yaparken, hızlı olunması gerektiğini dile getirdi. İşte Büyükelçi Jbogar’ın sorularımıza verdiği cevaplar.

VMRO-DPMNE’li 6 milletvekili tutuklandı. Bunun üzerine VMRO-DMNE’ye mensup diğer milletvekillerinde, Meclis’teki Komisyon çalışmalarını engelleme eğilimi oluştu. Bu durum Makedonya’nın AB ve NATO’ya üyelik süreçlerini etkiler mi?

Evvela, Meclisin iyi çalıştığını düşünüyorum. Bazı gecikmeler olduğu doğru fakat bunun başka sebepleri de var. Meclis aktif olarak çalışmaya ve yeni kanunlar ve kararlar almaya devam ediyor.

Umut ediyoruz ki bütün milletvekilleri Meclis’e tekrar döner ve hem Mecliste hem de Meclis Komisyonlarında aktif olarak rol alırlar. Milletvekilleri sadece oylarına ihtiyaç duyulduğunda değil, yasama faaliyeti esnasındaki tartışmalarda da katkı sağlamalıdır. Bu sağlandığı takdirde reformlar açısından daha iyi sonuçlar alınacağını düşünüyoruz.

Reformların istenen hızda gitmediğine dair bazı medya organlarında haberler çıktı. Bu konuda AB’den eleştiriler geldiği yazılıyordu. Sizce reform çalışmalarının gidişatı nasıl?

Bizim için önemli olan ülkenin gereken reformları yapmasıdır. Özellikle de Yargıda, İstihbarat ve Kamu Kurumlarında. Bir açıdan baktığımızda bizim reformların yapıldığını görmemiz önemli. Ama AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Johannes Hahn'ın da dediği gibi, hızdan da daha önemli olan, reformların istenen kalitede olması. Her şeyden önemlisi de, tartışmaların kamuoyuna açık olması, siyasiler arasında yapıcı tartışmaların olması ve Muhalefetin de bu tartışmalarda katılması. Reformların ne zaman bitmesi gerektiğine dair belli bir tarih konmamıştır. Elbette reformların mümkün olduğu kadar kısa bir zaman diliminde bitirilmesini ümit ediyoruz. Çünkü ülkede reformların hızla uygulandığını görmek istiyoruz.

VMRO-DPMNE’de Kongre yapıldı ve yeni bir Genel Başkan seçildi. Şimdiden sonra bu partinin Batı’ya daha fazla eğilim içinde olmasını bekliyor musunuz?

VMRO-DPMNE'yi her zaman Avrupa yanlısı bir siyasi parti olarak görmüşümdür. Kongreden sonra da VMRO-DPMNE'nin Avrupa yanlısı bir parti olmaya devam edeceğini düşünüyorum.

Arnavutça dilinin kullanımını genişleten yasa çalışmasının ikinci turu çok gergin bir atmosferde geçti. Hükümet, Muhalefetin yasa değişikliği önerilerini kabul etmedi. Bu durum sizce demokratik ilkelere saygı anlayışı ile bağdaşır mı?

Bildiğiniz gibi kanun hala Meclisten geçmedi. Tartışmalar da Meclis çatısı altında hala devam etmektedir. Parlamento’da dil kanunuyla alakalı tartışmalara devam edilmesi hala mümkün. Aynı zamanda hükümet, diller yasasını Meclisten geçirdikten sonra, Venedik Komisyonu’na götüreceğine dair söz vermişti. Kanunla alakalı oluşan bazı endişeler, Venedik Komisyonu'nun yaklaşımı sonrasında giderilecek. En sonunda bütün tarafların Venedik Komisyonu'nun alacağı karardan memnun olacağını düşünüyorum.

Fotoğraf: Muhsin Güler

"Bizim için önemli olan ülkenin gereken reformları yapmasıdır.
Özellikle de Yargıda, İstihbarat ve Kamu Kurumlarında.
Bir açıdan baktığımızda bizim reformların yapıldığını görmemiz önemli."

Reform sürecinin hızlanması adına hükümetin neler yapması gerekiyor?

Hükümetin reformları olabileceği kadar hızlı yapması için baskı yaptığımız doğrudur. Reformlar ülkenin ve halkın iyiliği için yapılıyor, bizim için yapılmıyor. Yargıdaki reformlar daha komplike oldukları için onların gerçekleştirmesi doğal olarak daha fazla zaman alacak. Hükümet, Yargı'nın bağımsız olarak çalışabilmesi için yeterli alanı sağlamalıdır. Uzman Pribe raporunda yayınladığı bir cümlede, geçmiş hükümetlerin Yargıda yapmış oldukları yanlışların tekrar etmemesi gerektiğini vurgulamıştı. Yargıçların siyasi partilerin beklentilerine göre değil de hukuka göre karar verebilmesi için ihtiyaç duydukları hürriyete sahip olmaları gerekir. İhtiyaç olunan şey Yargı’da bir davranış değişikliğinin oluşmasıdır. Bunun olabilmesi için Hükümetin çabaları yetmez, yargının da kendi ayakları üzerinde ve bağımsız şekilde davranabilmek için gayret içinde olması gerekmektedir.

Hükümet bilindiği üzere “3-6-9” ismini verdiği plan çerçevesinde reformlar yapıyor. Bu reformlardan belki de en hassas olanı, devlet kurumları ve kamu çalışanlarıyla ilgili olan reform hazırlığı. Devlet kurumlarının çok politize olduğu ve siyasi hedefler için kullanıldığı yönünde kanaat var. Bu durumda hükümetin Devlet Kurumlarında köklü reformlar yapacağını düşünüyor musunuz?

Öyle yapmaları iyi olur. Bağımsız ve profesyonel kamu çalışanlarının olması, bir hükümetin sahip olacağı en iyi şeydir. Kamu çalışanları, devleti yürüten takımdır, bundan dolayı hiçbir hükümet profesyonel bir kadroya sahip olmadıkça başarılı olamaz. Bu nedenle bizim için en önemli reformlardan birisi bu alan olacaktır. Nitekim bu alandaki reformların yapılabilmesi için yüksek miktarda fon ayırıyoruz. Bu konudaki göstergelerden birisi de bağımsız çalışması gereken bu kurumlardaki yeni çalışanların durumu olacaktır. Hükümet bu kurumlarda liyakat esasına personel çalıştıracağı ve bu personeli de şeffaf bir şekilde belirleyeceğine dair bize söz verdi. Bu konudaki gidişat, hükümetin devlet kurumlarını politika dışı tutmakta ne derece ciddi olduğunu gösterecek, bir ölçü olacak.

Başbakan Zaev dış temasları kapsamında son olarak Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ve Kosova Başbakanı Ramuş Haradinay ile bir araya geldi. Söz konusu ikili görüşmeler bölgede ciddi bir iş birliği atmosferi oluşturdu. Ancak bu esnada Sırbistan Makedonya’yı Anayasal ismi ile tanıma kararını tekrardan gözden geçireceğini söyledi. Avrupa Birliği olarak böyle bir adım atmasını engellemek için gündeminizde Sırbistan’a baskı yapmak var mı?

Bölgesel iş birlikleri ve iyi komşuluk ilişkileri AB'nin en önemli ilkelerindendir. Gün geçtikçe bu ilkeler daha fazla önem kazanmakta ve en yüksek öncelikler arasında yer almaktadır. Özellikle de AB'nin parçası olmaya amaçlayan Batı Balkanlar'ın bir çok ülkesinin kendi aralarındaki sorunlar dikkat çekiyor. Başbakan'nın diğer komşu ülkeleri ziyaret etmesi, bu bakımdan çok önemli bir adım olmuştur. Bazı ülkelerle ortak Bakanlar Kurulu toplantıları da yapıldı. Hükümet komşularla iyi ilişkiler kurarak güzel bir iş yaptı. Balkan liderleri AB yüksek temsilcisi Federica Mogherini ile çalışma yemeğinde buluştuklarında da, bölgesel iş birliği ve iyi komşuluk ilişkilerini geliştireceklerine dair sözler verdiler. Ne kadar çok ülke bu şekilde adım atarsa, o kadar daha az anlaşmazlık olacaktır.

Jbogar3 fc917

ZAMAN Makedonya'yı inceleyen
AB Büyükelçisi Jbogar, beğenilerini ifade etti..

İsim konusu çok aktüel bir hal aldı son zamanlarda. 2018 yılında isim konusunun noktalanması şansı ne kadar? AB isim konusunun çözülmesinde nasıl bir rol oynayacak?

İki tarafta da iyi bir iradenin ve olumlu bir atmosferin olduğunu görüyoruz. İki tarafın da bu soruna çözüm bulma noktasında hazır olduklarını görüyoruz. 2018 yılı Batı Balkanlar ülkelerinin AB'ye doğru nihai adımlar atmaları için büyük bir fırsat olacak, Mogherini ile bir araya gelinen akşam yemeğinde bu husus da dile getirilmişti. Temkinli bir iyimserlik ile isim sorununa dair gelişmeleri takip etmekteyiz. Eğer bu sorun çözülürse o zaman gelecek yıl gerçekten ülke için büyük bir fırsat olacak.

Devlet Seçim Kurulu (DSK) üyelerinin haksız maaş aldıkları iddiaları üzerine istifa etmeleri, yolsuzluğa karşı mücadele noktasında olumlu bir sinyal olarak değerlendirildi. Bu gidişatın seçim sisteminin değişmesine kadar gideceğini düşünüyor musunuz?

Seçim sisteminin değişmesi gerektiğini düşünüyoruz. AGİT bünyesindeki seçimleri takiple görevli kurum olan ODİHR, son genel seçimler ve yerel seçimler sonrasında bazı öneriler sunmuştu. DSK’da bir kaç ay görev yapmış bir uzmanımızın da bazı tavsiyeleri var. Seçim sistemini değiştirmek çok hassas bir süreçtir ve her kesimin katıldığı istişarelerle yol almak gerekir. Bilhassa da tüm siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının tartışmaya katılarak görüş vermesi çok önemli. Bundan dolayı seçim sisteminin bir sonraki seçime yetişecek şekilde hızlıca değiştirilmesinde fayda var. Burada belirleyici olan siyasi partiler olmalıdır. Seçim listeleri ve seçim bölgeleri ile tavsiyeler bizden değil de siyasi partilerden gelmeli. Seçim süreçlerinde halktan şikayetler gelmemesi için yapılması gereken iyileştirmeler var.

‘Jean Monnet’ görüşmeleri, Prjino görüşmelerinin devamı niteliğinde midir, yoksa isim değişikliğine liderleri hazırlamak amaçlı bir görüşme mi olacaktır?

Jean Monnet buluşmasının isim sorunuyla hiçbir alakasının olmadığını açık ve net söylemek istiyorum. jean Monnet, sadece Avrupa Parlamentosu üyeleriyle Makedonya'daki siyasi partiler arasında bir siyasi diyaloğun kurulabilmesi amacıyla önerilmişti. Ayrıca Meclis’teki siyasi partiler arasında da iletişim ve diyalog eksikliği var, dolayısıyla Avrupa Parlamentosu üyeleriyle Paris’te bir araya gelmek, bu açıdan da iyi olacaktır. Fakat bu buluşma hiçbir şekilde Prjino anlaşmasının devamı değildir, veya isim sorunu müzakerelerinin veya Mecliste alınması gereken herhangi bir kararın yerine geçecek bir süreç de değildir. Sadece ülkedeki siyasi atmosferi yumuşatabilmek maksadıyla yapılmış basit bir tekliften ibarettir. Teklif hala geçerlidir. Partilerin tamamı bu toplantıya ihtiyaç olduğunu düşündükleri zaman bu teklif hemen hayata geçirilebilecektir.

Meclisten DSK ile ve de dinlemelerle ilgili kanun teklifleri geçmiş durumda. Bu kanun teklifleri Avrupa yasaları baz alınarak mı yapıldı?

Pribe bünyesinde çalışan uzman Komisyonumuz Makedonya'ya geldiğinde, İstihbarat Kurumu hakkında, özellikle de telefon dinlemelerini yapan birim hakkında yoğun eleştiriler dillendirdiler. Pribe raporunda bu ekipmanla alakalı sert eleştiriler yapılmasına rağmen, iki yıl sonra bile dinleme ekiplerinin hala kontrol edilmediği tespit edildi. 2017’nin Temmuz ayında AB uzmanları dinleme ekiplerinin İstihbarat Kurumu’nun dışına çıkarılarak bağımsız bir kuruma bağlanması gerektiğini vurguladılar. Gelinen noktada beklentilere cevap verildiğini düşünüyorum. Tabi ki bu işin gidişatını takip etmeye devam edeceğiz. Sadece dinleme ekipmanlarının İstihbarat Kurumundan çıkması yetmez, aynı zamanda İstihbarat Kurumu’nun iç ve dış denetimini güçlendirecek reformlar yapılmaldır. Mecliste muhalefet tarafından yönetilen iki komisyon var, bu Komisyonlar İstihbarat Kurumu’nun çalışmalarını daha sıkı bir şekilde denetlemelidirler. Bunun ideal bir şekilde yapılabilmesi için bu Komisyonlara uzman kişilerin desteklerinin sağlanması gerekir. Bu kurumda yapılacak reformların, bütün tarafları memnun etmesi çok önemli. Çünkü geçmiş yıllarda bu İstihbarat Kurumu ülkedeki bir çok problemin kaynağıydı.

Brüksel AB’nin genişlemesine dair yeni süreçlerden bahsediyor, siz bu açıdan önümüzdeki dönemi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yukarıda da aktardığım gibi ve de Mogherinin söylediği gibi, 2018 yılı bir çok Balkan ülkesinin kaderi açısından belirleyici olacak. Başkan Juncker 2017 yılında AB Meclisi üyelerine seslendiğinde, 2025'e kadar AB'nin genişleme vizyonundan bahsetti, müzakerelere başlamış olan Sırbistan ve Karadağ gibi ülkelerini andı, diğer ülkelerin de bu trene binerek müzakerelere başlayabileceğini ve AB’nin genişleme sürecine dahil olabileceğini söyledi. Neler yapılması lazım? Eski uygulamalara bir daha geri dönülmesine yol açmayacak şekilde reformları yapılmasını sağlamak lazım.

Özel Yetkili Savcılığın görev süresinin devam etmesi gerektiğini düşünüyor musunuz?

ÖYS'nin devamı konusu, siyasi partilerin vermesi gereken bir karardır. Bizim için önemli olan, dinlemelerle ilgili materyallerin hesabının sorulmasıdır. Ama bunun nasıl olacağı konusu, ülkedeki diğer kurumlara ait bir görevdir. Önemli olan, bütün bunların hesabının verilmesidir. Dinlemelerle ilgili materyallerin üzerine gidilmesi ve 27 Nisan günü Mecliste yaşanan olaylara karışanların ve bu işi organize edenlerin ortaya çıkarılması ve bunun için hesap verilmesi çok önemli. Çünkü bu olaylara yaklaşımlar, ülkenin hangi yöne gittiğine dair bize işaretler verecek.

Jbogar2 16c38Fotoğraf: Muhsin Güler

"Bölgesel iş birlikleri ve iyi komşuluk ilişkileri AB'nin en önemli ilkelerindendir.
Gün geçtikçe bu ilkeler daha fazla önem kazanmakta
ve en yüksek öncelikler arasında yer almaktadır."

Ülkenin en karışık ve gergin bir döneminde burada AB adına büyükelçi olmanız, sizi nasıl etkiliyor?

Prjino anlaşmasının imzalandığı ve taşların yerinde oturmaya başladığı, fakat yine de durumun hala gergin olduğu bir dönemde gelmiş olmayı, kendim için bir şans olarak görüyorum. Geldiğimde AB ile alakalı her şey, mesela müzakerelere başlama konusu çok uzak görünüyordu. Bir yıl sonra ise bu resim biraz daha netleşmeye başladı, müzakerelerin başlaması ve AB süreci biraz daha reel bir ihtimale dönüştü. Bir yıl içinde Makedonya AB'ye doğru çok büyük adımlar attı. Bu durum müzakerelerin başlaması için çok önemli. Bunu sadece ben söylemiyorum, AB Komiseri Hahn ve AB parlamentosunun bütün üyeleri de böyle düşünüyor. Makedonya'nın müthiş bir gelişme yaşadığı ve ülkeyi ileriye taşıyacak kurumlar kurulduğunu kabul ediyoruz. Herkes gibi biz de bu yönde çok daha iyimseriz. Ümit ediyorum ki gelecek yıl AB üyeliği için müzakerelere başlayabiliriz. Tabi her şey konuştuğumuz şartlara bağlı, fakat ülkedeki süreçlerin gelişimine bakarsak, müzakerelerin başlaması ihtimalinin arttığını söyleyebiliriz.


Röportajın Makedoncası: http://www.zaman.mk/mk/intervju/12814-zbogar-vo-ekskluzivno-intervju-za-zaman-za-polnopravno-clenstvo-vo-eu-zadolzitelni-se-reformite-vo-pravosudstvoto-agencijata-za-bezbednost-i-kontrarazuznavane-i-javnata-administracija.html

Röportajın Arnavutçası: http://www.zaman.mk/al/maqedoni/12817-ekskluzive-per-gazeten-zaman-ambasadori-i-be-se-ne-maqedoni-samuel-zhbogar-tek-popullata-ekziston-nje-shprese-per-nje-te-ardhme-me-te-mire.html

e-max.it: your social media marketing partner

Please publish modules in offcanvas position.