Var Mı Kadını Bu Özellikleriyle Tanıyan ve Tanıtan?

Var Mı Kadını Bu Özellikleriyle Tanıyan ve Tanıtan?

Soruma isabetli cevap verebilmeniz için bu yazıyı okumanız gerekmektedir ki, emin bir şekilde, "Evet, kadını iç donanımı itibariyle böylesine tanıyan ve tanıtan vardır" yahut da "yoktur!" diyebilesiniz.

Öyle ise lütfen peşin hüküm vermeden önce Hocaefendi'nin (Beyan) kitabından naklettiğimiz şu tarif ve tavsiflerini birlikte okuyalım. Sonra da gönlümüzde oluşan değerlendirmeye göre hükmümüzü verelim. "Evet, kadını böylesine erişilmez özellikleriyle tanıyan ve tanıtan yoktur" ya da "vardır" diyebilelim!

"Dar Bir Çerçevede Kadın!"

"İç donanımı itibariyle kadın bir şefkat abidesidir; şefkati de yaratılış ve tabiatından kaynaklanmaktadır. Bu nezih tabiat, şefkat söyler, şefkat inler, şefkatle oturur kalkar; bir ömür boyu çevresindekileri şefkatle süzer ve herkese yudum yudum şefkat içirir. Herkesi şefkatle kucaklayıp, herkese şefkat içirdiği gibi aynı anda, inceliğinin ve içtenliğinin gereği olarak da, sürekli ızdırapla yutkunur durur. Bir tül gibi titrer etrafındaki herkesin üzerine, anne-babasına, kardeşlerine, arkadaşlarına ve bütün yakınlarına; tabii mevsimi gelince eşine, evlatlarına... Paylaşırken onlarla zevki, lezzeti, neşeyi, güller gibi açar ve çevresine gülücükler yağdırır... Görünce de onlarda tasayı, kederi, yapraklar gibi sararır, solar ve hüzünle inler...

Her zaman güzel şeyleri görmek, güzelliklerle içli dışlı olmak ister.

Ne var ki bazen umduklarını bulur, bazen de bulamaz...

Bazen çevresinde rüzgar hep zorlu eser ve sarsar onun gönül bağladığı her şeyi. İşte o zaman inleyerek dolaşır dolaştığı her yerde hafakanlarla köpürür durur ve içten içe gözyaşlarıyla soluklanır. Bazen de ufkunda tüllenen güzelliklerle tıpkı çocuklar gibi sevinir ve herkese kâse kâse neşeler sunar... Ruh ufku itibariyle eşini bulmuş ve çocuklarıyla susuzluğunu giderebilmiş bir kadının cennet hurilerinden ve böyle birinin çevresinde örgülenmiş yuvanın da firdevsten farkı yoktur. Herhalde böyle bir cennetliğin gölgesinde, şefkat yudumlaya yudumlaya yetişen çocukların da ruhanilerden farkı olmayacaktır. Böyle bir yuvada, tenler ve cesetler ayrı ayrı görünse de herkese ve her şeye hükmeden can bir tanedir. Her zaman kadından fışkırıp bütün yuvayı saran bu can, mânen bir büyü, bir ruh gibi herkesin üzerinde kendini hissettirir ve adeta onları bir yerlere yönlendirir. Kalp ufkunu karartmamış ve ruhunun önü açık bir mübarek kadın, aile sistemi içinde tıpkı bir kutup yıldızı gibidir; hep yerinde durur, kendi etrafında döner, sistemin diğer üyeleri ise varlıklarını her zaman onun çevresinde şekillendirir ve ona bağlılık içinde hedeflerine yürürler. Evet, herkesin yuva ile münasebeti muvakkat, sınırlı ve izafidir. Kadın ise başka bir işi olsun olmasın, içinde şefkat, merhamet, sevgi macunu kaynatıp durduğu mutfağıyla sürekli evinin orta yerinde dimdik ayakta durmakta ve duygularımıza neler neler pişirip sunmaktadır...

Duygu ve düşünce dünyasıyla sonsuza tam yönelmiş bir kadın, hiçbir mürşit ve hiçbir muallimin duyuramayacağı şeyleri duyurur ruhlarımıza. Gönüllerimizi, zamanın solduramayacağı, kimsenin silemeyeceği en enfes manaların en nefis hatlarıyla süsler; derken şuuraltı donanımımızla, bizi daha sonraki hayatımızda, peyleyebileceğimiz ne potansiyel zenginliklere ulaştırır!

Biz her zaman böyle yetkin "insanı kamile" bir kadının huzurunda, ruhlarımıza ötelerin merhamet, şefkat ve şiirinin döküldüğünü duyar gibi olur ve içimizin derinliklerinde hep uhrevileşmenin neşesiyle ürperir, dururuz."

Kadının yaratılışındaki (okuduğumuz) bu eşsiz özelliğini hesaba katmadan vasıfsız bir işçi gibi erkekle yarışa sokarsanız, onun erişilmezliklerini yok saymış, sahası dışında değerlendirmeye tabi tutma haksızlığı yapmış olursunuz.

Halbuki kadın kendi görev yerinde eşsizdir, erişilmezdir, ulaşılmazdır.

Aile bireylerini mıknatıslı şefkat sinesine çekerek aileyi dağılmaktan koruyan, kollayan bir kurtarıcılığa sahiptir. Bu yanıyla kadın, hiçbir yarışta geçilemiyecek özellik ve eşsizliktedir.

Bunu görmezlikten gelenler kadına en büyük haksızlığı yapmaktalar.