OTİZM, ÇOCUKLARDA GÜN GEÇTİKÇE DAHA FAZLA GÖRÜLÜYOR

RÖPORTAJ | OTİZM, ÇOCUKLARDA GÜN GEÇTİKÇE DAHA FAZLA GÖRÜLÜYOR

2 Nisan Günü 2007 yılında Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası otizm günü olarak ilan edilmişti. 2011 yılından beri 2 Nisan tarihi Makedonya'da da otizme ilişkin farkındalık oluşturmak için değerlendiriliyor. ‘Otizim ve gelişmekte olan çocuklarda görülen rahatsızlıklar’ kitabının yazarı Prof. Dr. Vladimir Traykovski, ZAMAN’a verdiği mülakatta, bebek otizmli olarak doğduğu halde 3 yaşına kadar teşhis konulamayabileceğini söylüyor. Batıda 18. aydan itibaren çocuğun otizmli olup olmadığını tespit eden usüller geliştirilmiş durumda.

Çocuk 3 yaşına geldiği halde konuşma problemi ya da diğer çocuklarla kaynaşma problemi yaşıyorsa bu durumda otizmin varlığından emin olunuyor. Traykovski, 1 yaşına gelen bir çocuk baba, anne gibi basit sözcükleri söyleyemiyorsa ya da geceleri çok fazla tedirgin olup sürekli ağlıyor ya da çok az uyuyorsa, bunların otizm emaresi olarak değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Bilimsel açıdan otizmi tetikleyen nedenler henüz netleşmiş değil. Traykovski “Ben profesör olarak bu literatürü yakından takip ediyorum ve sebeplerin çok komplike olduğunu görüyorum. % 90 oranında genetik faktörlerin etkili olduğu görülüyor. Annenin hamilelik döneminde virüs, özellikle de Herpes virüsü kapma durumu olduysa, kanama veya ağır doğum gerçekleşebiliyor. Bu durumda da otizmin tetiklendiğini söyleyen bilimsel yayınlar var.”diyor.

“OTİZMDE TEŞHİS, ZOR BİR SÜREÇTİR..”

Traykovski, şu an itibariyle yeni doğan bir çocuğun otizmli olup olmadığını tespit etmenin mümkün olmadığını söylüyor. Traykovski 2 tür otizmden bahsediliyor; “ilk grup % 80- 85'lik bir oranı temsil ediyor. Bunun dışındaki vak’alara da ikincil otizm diyoruz. İkincil otizm türü, 2-3 yaşlarında tespit ediliyor. Göz teması kuramama, konuşunca alakasız bir noktaya odaklanma, net bir şey konuşamama, gramer hataları ile dolu bir konuşma yapma gibi emareler ile kendini gösteriyor. Genelde sadece tekil ya da çoğul cümleler kurabiliyorlar bu şekildeki çocuklar. Makedonya’ya baktığımız zaman Makedon asıllı vatandaşların Arnavut Boşnak, Türk ve Rom’lara kıyasla hastalığa ilişkin daha fazla bilgi sahibi olduğunu görüyoruz. Azınlık olan kesimlere mensup aileler, utandıkları ya da korktukları için çocuklarını saklıyorlar. doktora götürmüyorlar.” diyor.

Yapılan istatistiklere göre, ABD’de doğan her 66 çocuktan birisi otizmli olarak dünyaya geliyor. Bu oranın dünya çapında da yaklaşık olarak bu şekilde olduğu tahmin ediliyor. Fakat kötü olan şu; bu oranın her geçen gün arttığı sanılıyor. Makedonya’ daki otizm kuruluşlarında kayıtlı çocuk sayısı 170. Fakat bunun gerçeği yansıtmadığı çok açık. Prof. Dr. Traykovski, “Teşhis daha erken yapılabilirse en azından daha ağır durumların yaşanmaması için erken bir şekilde tedbir alma imkanı olur. Ne yapmak lazım ? Evvela çocuğun davranışlarına bakılmalı. Bunun için ABA (Uygulamalı Davranış Analizi) isimli altın bir yöntem kullanılır. Fakat maalesef Makedonya'da bu yöntemi uygulayabilecek sertifika sahibi bir kişi bulunmamaktadır. Bu yöntem çok pahalı bir çalışmadır ve bunu uygulayabilmek için ABD’de veya Avrupa ülkelerinde 1-2 yıl eğitim alınması gerekir” diyor.

“TERAPİLERLE OTİZMİN ETKİLERİNDEN TAMAMEN KURTULANLAR BİLE VAR..”

Traykovski Otizmden dolayı agresif bir tavır sergileyen çocuklara sakinleştirici ilaç verildiğini söylüyor. Ayrıca kuvvetli dozda B-6, C ve D vitaminleri verilerek çocuğa yardımcı olunabilir. Bu çocukların birçoğu müzik terapisine gittiğinde kendini daha iyi hissediyor. Ayrıca at koşturma terapisi de etkileri en aza indirmede faydalı oluyor. Hatta bu yöntemlerle otizmin iyileştirildiği söyleniyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde bu ve benzeri terapi yöntemleri ile otizmin verdiği olumsuz etkilerden tamamen kurtulan kişiler var. Prof. Dr. Vladimir Traykovski’ye göre otizimli hastaların % 75’inde zihinsel gelişim engeli yaşıyor, % 20’i normal bir zekaya sahip, % 5’i ise üstün zekaya sahip.

Vladimir Traykovski 2 10c4e

Otizmli çocukların da hayattan istekleri oluyor, mesela bağımsız olmak, çalışmak ve normal bir hayat sürmek isteyebiliyorlar. Traykovski “iki dilde, Makedonca ve İngilizce yayın yapan ‘Özel Rehabilitasyon Dergisi’nde (‘Journal Special Rehabilitation’) yayınlanan bir araştırmamız oldu. Bu araştırmada, Makedonya’daki şirketlerin otizmli insanları çalıştırmak istemedikleri yönündeki çalışmalar yayınlandı. Çünkü şirket sahipleri otizmli insanların tehlikeli olduğunu düşünebiliyor. Çünkü bu konuda hiçbir bilgileri yok. Batıya baktığımız zaman otizmli fertlerin yaklaşık yarısının çalışma imkanı bulabildiği görüyoruz. Hatta yerine göre otizmli kişilerin normal insanlardan daha verimli bir şekilde çalışması da mümkün olabiliyor.” diyor.

“OTİZM ARAŞTIRMA DERNEĞİ VATANDAŞLARIN HİZMETİNDEDİR..”

Traykovski, ‘Otizim Araştırma Derneği’nin 2000 yılında kurulduğunu ve başta çok zorluklarla karşılaştıklarını söyledi. “Bizden önce de bir dernek vardı, fakat faaliyet gösterebilecek bir imkanları yokut. Otizimli çocuklara sahip olan ailelerle yeteri kadar çalışamıyorlardı. Ondan dolayı, bu alanda profesyonel bir dernek açma kararı aldık. Doktor, defektolog, psikolog ve sosyal çalışanların olduğu profesyonel bir dernek kurduk. Bu dernek 18 yıldır faaliyette. Başlangıçta bir çok ailenin otizmden haberleri bile yoktu. Artık aileler otizmden daha fazla haberdarlar. Medya organları ve gazeteciler, insanların otizm konusundaki farkındalığını artırıyor.” şeklinde konuşuyor.

Traykovski, “ Merkezimiz en başta, Tıp Fakültesinin yanındaydı. 2005 yılında, ben başkan olarak seçildiğimde Felsefe Fakültesinin otizm bölümüne taşındık. Son senelerde daha fazla aktivitelerimiz oluyor, çünkü Erasmus Plus programından bir proje kazandık. Bu projede İngiltere’nin Norghemton üniversitesi ile partner olarak çalışıyoruz. Bu proje çerçevesinde Hırvatistan, Kıbrıs ve Belçika ile partneriz. Bu projeler, ailelerin sıkıntı yaşadığı zamanlarda nasıl başa çıkabileceklerini, çocuklar yetişkin olduklarında nasıl davranmak gerektiğini, yemek problemleri olduğunda ne yapılması gerektiğini söylüyorlar. Üsküp’te 3 eğitim semineri verdik, daha sonra ise Manastır, Ohrid, Veles ve Debre’de de eğitim seminerlerimiz oldu. Proje Eylül 2015’te başladı ve 2018 yılının sonuna kadar devam edecek.” diyor.

ULUSLAR ARASI SEMİNERLERE DE KATILIYORUZ

Traykovski, dernek olarak uluslararası seminerlere de katıldıklarını ve projelerini çok ünlü dergilerde yayımladıklarını aktardı. Traykovski, “13-16 Nisan aralarında otizmin tıbbi açıdan nasıl iyileştirilebileceğine dair tebliğ sunanlardan birisi de ben olacağım. Otizmin hem psikolojik fakat hem de defektolojik tarafları var. Sık sık Sırbistan’a, Bulgaristan’a ve Bosna’ya gidiyoruz. İskoçya’ya da gitmiştik. Bunlar hepsi Avrupa ülkeleri tarafından finans edilen ve otizm için çok önem arzeden kongrelerdir. Dernekte her biri kendi alanında profesyonel olan toplam 45 kişiyiz.” diyor.

OTİZİMLİ ÇOCUKLARIN EĞİTİMİ, EĞİTİM BAKANLIĞININ EN CİDDİ SORUNLARI ARASINDA..

Traykovski, Makedonya Eğitim, Çalışma ve Sosyal Politika Bakanlığı’nın bu konuya daha fazla eğilmesi gerektiğini söylüyor. “ Otizimli çocuklar özel bir programla eğitilmeli. Ulusal bir stratejiye ihtiyaç var. Mesela ABD, Birleşik Krallık ve İskandinav ülkelerinin çalışmaların örnek alınabilir. Otizmden daha az etkilenen çocuklar normal okullarda, uzman defektoloğun yardımıyla eğitim görür. Otizimli çocuklar 40 saat yoğun bir ABA yöntemi eğitimi almalı. Ebeveynlerin de bu eğitimden geçmesi lazım. Çünkü evde de aynı yöntemlerin kullanılması gerekiyor. Özetle bu çocuklar eğitimsiz bırakılmamalı. Aileler ‘Otizm Araştırma Derneği’ne başvurabilirler.” şeklinde konuşuyor Traykovski.

e-max.it: your social media marketing partner

Please publish modules in offcanvas position.