Dünya dönüyor başım da…

Dünya dönüyor başım da…

Baş dönmesi, çoğu insanın muzdarip olduğu fakat pek de ciddiye almadığı bir rahatsızlık. Özellikle otobüs, minibüs gibi toplu taşıma araçlarında buna bir de mide bulantısı eklenince hepten hayatı zehir edebiliyor oysa. Hele de çalışan ve her gün bu araçları kullanan biriyseniz… Toplumda çok yaygın olduğu için bu konuda yalnız olmamanın verdiği rahatlık ve ihmal, tehlikeli sonuçlara yol açabiliyor.

Uzmanlara göre baş dönmesinin çok çeşitli nedenleri olabilir. Viral enfeksiyonlar, özellikle üst solunum yolu enfeksiyonu sırasında veya sonrasında iç kulak ve denge sinirini etkileyen virüsler şiddetli baş dönmelerine neden olabilir. Yoğun stres sırasında özellikle ataklar halinde baş dönmesi, işitme azlığı, uğultu ve kulakta görülen meniyer hastalığı atağı söz konusu. Ayrıca stres nedeniyle ‘dizziness’ adı verilen dengesizlik hissi de ortaya çıkabilir. Dizziness ile ‘vertigo’nun farkı ilkinde ayakların altından yer kayması, ayağını boşluğuna atıyormuş hissi oluşurken, vertigoda sabit dururken etrafın döndüğü hissi yaşanır. Hastalar dengesizlik hissini de genellikle ‘başım dönüyor’ diye anlatır. Kafa travması ve şiddetli baş egzersizleri sonucunda da kulak kristallerinde oynama görülebilir. Araç ve deniz tutmasında da seyahat sırasında iç kulaktaki sıvı hareketine bağlı bulantı, kusma ve baş dönmesi yaşanabiliyor. Tüm bu baş dönmesi nedenleri arasında yer alan vertigonun üç farklı türü bulunuyor.

Kulak içi kristallerinin yerinden oynaması: Stres, aşırı yorgunluk ya da bir travmanın etkisiyle iç kulakta bulunan küçük kalsiyum ve mineral kristalleri yerinden oynuyor. Kulak içindeki salyangoz bölgesine dağılan bu kristaller kişide şiddetli bir baş dönmesine neden oluyor. Şayet kristaller sol kulaktaysa sol tarafa dönüldüğünde, sağ taraftaysa da sağa dönüldüğünde şiddetli bir baş dönmesi yaşanıyor. Bu durum kişiyi çok rahatsız etse de bu baş dönmesi yaklaşık 15-20 saniye kadar sürüyor. Hasta zaman zaman ne olduğunu anlamayıp deprem oluyor zannedebiliyor. Hatta baş dönmesi yaşandığında öleceğini düşünenler bile olabiliyor. Bu kişilerde teşhis kulak burun boğaz uzmanı tarafından yapılan kristal testi ile ortaya çıkartılıyor.

İç kulaktaki denge sıvısında artış yaşanması: Bu da vertigoya neden oluyor. Aşırı tuz tüketimi, yeterli sıvı alınmaması ve yanlış beslenme alışkanlıkları bu sıvının artması ile sonuçlanabiliyor. Baş dönmesinin yanı sıra kulakta çınlama ve işitme kaybı gibi sorunlar da belirtilere eşlik edebiliyor. Tedavisinde ilk olarak tuz kısıtlaması yapılıyor, hastaya ilaç tedavisi uygulanıyor. Bu tedavilerin yanıt vermediği durumlarda ise kortizona başvurulabiliniyor.

Virüslerin denge sinirinde iltihaplanmaya neden olması: Hava yoluyla alınan virüsler denge sinirinin iltihaplanmasına neden olabiliyor. Şiddetli ve uzun süreli baş dönmesi, mide bulantısı, kusma gibi şikâyetlerin yaşandığı bu durumda hasta, tedavi için birkaç gün hastanede yatabiliyor. Şikâyetlerin tamamen sona ermesi ise 15 günü buluyor.

Önlemek için ne yapmalı?

Ani hareketlerden kaçının: Başınızı çok hızlı bir şekilde sağa sola çevirmeyin, lunaparklardaki oyuncaklardan uzak durun, hızlı araba kullanmayın. Ani hareketlere neden olan bu durumlar kulak kristallerinin yerinden oynamasına neden olabiliyor.

Yoğun çalışma temposundan uzak durun: Günde 8 saat çalışın, 8 saat uyuyun, diğer 8 saati de kendinize ayırın. Tamamıyla işe güce kapılıp dinlenmeyi ihmal etmeyin.

Sakin sporları tercih edin: Sporun her alanda olduğu gibi vertigoda da önemi büyük. Sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir parçası olan spora hayatınızda mutlaka yer verin ancak ani hareketler barındıran ağır sporlardan uzak durun.

Bol sıvı alın: Vücuttaki  tuz-su dengesini korumak için bol bol su için. Çay ve kahve gibi içeceklerden uzak durun. Çünkü bu tarz içecekler de iç kulakta sıvı artışına neden olabiliyor.

Tuzu azaltın: Tuz, iç kulaktaki sıvı artışına neden olup vertigoyu tetikleyebiliyor. Bu nedenle tuzu azaltın.

Ceviz, badem, fındık ve fıstık yiyin: Bu besinlerde sinir ve damar  sistemimiz için gerekli mineraller ve yağ asitleri mevcut olup, açık damarlar ve güçlü sinirler için bunlardan 1-2 avuç yiyin.

Sağlıklı beslenin: Beslenme düzeninde dondurulmuş ve hazır gıdalara yer vermeyin. Doğal ve organik ürünler tüketin. Bu sayede bağışıklık sisteminizin kuvvetlenmesine katkıda bulunmuş olursunuz. Özellikle protein ve sebze ağırlıklı beslenmeye çalışın.

Please publish modules in offcanvas position.