Yaşlanmanın 9 aşaması

Yaşlanma Emareleri başlığıyla yeni yayımlanan araştırma sonuçlarına göre, bazı insanların daha yavaş bazılarının daha hızlı yaşlanmasında yaşam biçimi ve genetik faktörler etkili oluyor.

Çalışmayı yapan İspanya’daki Ulusal Onkolojik Araştırmalar Merkezi doktorları zaman ilerledikçe vücudumuzda yaşanan süreçleri 9 aşamada listeledi.
DNA’daki hasar birikiyor: DNA’mız hücreler arasında iletilen genetik kodumuz. Yaşlanmayla birlikte iletim sürecindeki hatalar artıyor. Ve bu hatalar hücrelerde birikiyor. Genetik istikrarsızlık, kök hücrelere zarar verebiliyor. Hatalar, kanserli hücrelere dönüşebiliyor.
Kromozomlar yıpranıyor: Yaş aldıkça hücrelerimiz bozuluyor. DNA zincirlerimizin ucunda kromozomlarımızı koruyan kapak gibi yapılar var. Tıpkı, ayakkabı bağının ucundaki plastik koruyucular gibi. Bunlara telomer deniyor. Yaşlandıkça bunlar yıpranıyor ve kromozomlar korumalarını kaybediyor. Araştırmacılar telomerlerin ömrünü uzatan telomeraz adlı enzimin seviyelerini artırmayı başardı. Uzmanlar, bu sayede yaşlıların daha sağlıklı bir yaşam sürdüğünü söylüyor.
Hücre davranışları etkileniyor: Vücutlarımızda binlerce gen, hücrenin ne yapacağını belirliyor. Zaman ve yaşam biçimimiz bu talimatları etkiliyor. Bu nedenle hücreler yapmaları gerekenden farklı davranabiliyor
Yenileme kapasitemizi yitiriyoruz: Hücrelerimizdeki hasarları önlemek için, vücutlarımız sürekli hücre stoğunu yenileme kapasitesine sahip. Ancak bu kapasite yaşlandıkça azalıyor. Daha sonra hücreler işe yaramayan ya da toksik proteinleri biriktiriyor. Bunların bazıları Alzheimer ve Parkinson ile kataraktla ilişkilendiriliyor.
Metabolizma kontrolünü yitiriyor: Zamanla hücreler, yağ ve şeker gibi maddeleri işleyemiyor. Hücrelerin alınan besinleri düzgün şekilde metabolize etme yeteneği kaybolunca, şeker gibi hastalıklar ortaya çıkıyor.
Mitokondrilerin faaliyeti duruyor: Mitokondri, hücrelere enerji sağlıyor, ancak yıllar geçtikçe etkinliklerini kaybediyor. Mitokondrilerin iyi çalışmaması DNA’ya zarar veriyor.
Hücreler zombiye dönüşüyor: Bir hücre aşırı hasar görünce, diğer hasarlı hücrelerin üremesini önleyen bir araç olma özelliğini kaybediyor. Bölünmeye devam ediyor, ancak ölmüyor. Senescent hücre diye bilinen bu hücreler zaman ve yaşlanmayla birlikte birikiyor.
Kök hücrelerin enerjisi bitiyor: Yenilenme potansiyelindeki azalış, yaşlanmanın en karakteristik unsurlarından biri. Kök hücreler yoruluyor ve yenilenme fonksiyonlarını kaybediyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar, kök hücreleri gençleştirmenin, vücudun yaşlanmayı gösterme biçimini geriye çevirdiğini gösteriyor.
Hücrelerin iletişimi sona eriyor: Hücreler sürekli birbirleriyle iletişimde, ancak bu zamanla azalıyor. Bu da iltihaplanmayı artırıyor. Sonuç olarak, patojenlerin ve habis hücrelerin varlıklarına karşı duyarlılıklarını kaybediyorlar.

Please publish modules in offcanvas position.