Gencim, kalbim sağlam demeyin!

Geçmişte 40 yaş üstü erkeklerde sık görüldüğü düşünülen kalp krizi, son zamanlarda 30’lu yaşlara kadar düştü. Dr. Duygu Hakeri, 30 yaş üstü erkeklerde kalb krizi olasılığının mutlaka ekarte edildiğine dikkat çekiyor ve “Ancak günümüzde artık 20’li yaşlarda bile kalb krizi vakaları görülmeye başladı. Bu durum alışılmış protokolleri sorgulamamıza neden olmakta.” diyor.

‘Belirtileri hafife almayın’ uyarısında bulunan Dr. Duygu Hakeri’nin tavsiyeleri şöyle:

“Özellikle beslenme bozukluğu, artan stresli yaşam kalb krizi olaylarını arttırmakta. Hatta “menopoz sonrasına kadar kadınlarda kalb krizi görülme sıklığı azdır, östrojen koruması vardır” bilgimizin bile artık çok da geçerli olmadığını görüyoruz. Peki bu kadar hayatımızın içinde olup tetikte olmamız gereken kalp krizinin ne olduğunu gerçekten biliyor muyuz? Belirtileri nelerdir, ne zaman alert olmalıyız? Kimler risk altında?

En önemli belirtisi göğüs kafesinde ağrı olan kalb krizi her zaman bu tipik ağrıyla ortaya çıkmayabilir. Kollar veya sırt ağrısı, mide ve karın ağrısı da risk gruplarında kalb krizi olasılığını düşündürmeli. Göğüs ağrısı tipik olarak göğüs kafesinde sıkışma hissi şeklinde olup tam anlamıyla “mengeneyle sıkılıyormuş gibi” hissettirir. Hatta zaman zaman göğüs kafesine biri oturmuş gibi hissettiğini söyleyenler de olur. Karın ağrısı ya da midede ağrı -yanma hissi- ile de başlayabilir. Mide bulantısı veya kusma, baş dönmesi, baygınlık hissi de sık görülen belirtileridir. Bu belirtiler 3-5 dk sürüp kesilebileceği gibi yarım saate kadar da uzayabilir. Bu durumda yapılacak ilk iş yardım istemektir. Bir iş yapılıyorsa bırakıp oturmak ve yardım çağırmak hayati önem taşır. Ayrıca duygu durum değişiklikleri de görülür. Genelde ölüm korkusu eşlik eder.

KADINLARIN POZİTİF AYRICALIĞI VAR…

Peki kimler risk altında? Aslında çağımızın hastalığı kötü beslenme, yoğun stres, sigara, alkol ve erkek olmak kalp krizi geçirme riskini arttırmaktadır. Yani Yaratıcı, pozitif ayrımcılık yapıp kadınları östrojen ile koruma altına almıştır. Tabii ki bu kadınlar kalp krizi geçirmez anlamına gelmez. Sadece istatistiki olarak erkek popülasyonda daha sık görülür.

GENÇ ERKEKLER DİKKAT!

Özellikle de stresin arttığı genç yaş grubunda çokça kalp krizlerine rastlanır oldu. Kolesterol içeriği yüksek besinlerle beslenmekten, sigaradan, stresten uzak duramayan herkes kalb krizi için risk altındandır. 40’lı yaşlardan sonra aklımıza gelen kalp krizi artık 20’li yaşların başında bile görülebilmektedir. Yani kalp krizi riski karşısında “gencim, bana bir şey olmaz…” şeklinde ‘erkeklik’ taslamaya kalkmayın. Düzenli beslenme, spor, sigara ve stresten uzak yaşam ve tabii ki günlük 100 mg aspirin kalp ağrısından koruyabilir sizi. Ancak yürürken veya günlük aktivitelerinizi yaparken göğüste sıkışma hissi varsa mutlaka bir kardiyoloğa görünüp kalbinizin sesini dinlemek ve dinletmekte yarar var.”