Bir yılını Dolduran Prjino Anlaşması Uygulanmayı Bekliyor...

Bir yılını Dolduran Prjino Anlaşması Uygulanmayı Bekliyor...

2014 yılında yapılan erken genel seçimlerin adil olmadığını savunan muhalefetin parlamentoyu boykot etmesiyle birlikte patlak veren siyasi kriz, özellikle ana muhalefet lideri Zaev’in, “Bomba” olarak nitelendirilen ve üst düzey yöneticilere ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarını yayınlamaya başlamasıyla doruk noktasına ulaştı.

Sürece müdahil olan uluslararası aktörler ile yapılan görüşmeler sonucunda muhalefetin parlamentoya dönmesi, özel yetkili savcılığın kurulması, seçmen listelerinin yenilenmesi ve medya reformları gibi pek çok maddeyi içeren Prjino anlaşması VMRO-DPMNE, SDSM, BDİ ve PDŞ tarafından imzalandı. Siyasi krizden çıkış yolu olarak nitelendirilen anlaşma, imzalandığı günden bu yana bir yıl geçmesine rağmen henüz uygulanabilmiş ve siyasi krize çare olabilmiş değil. Gündemin bir numaralı maddesi olan prjino anlaşmasında gelinen son noktayı ve bundan sonra gelişecek süreci Türk siyasetinin temsilcileri ve uzmanlarla görüştük.

Türk Hareket Partisi (THP) Milletvekili Enes İbrahim, Prjino Anlaşmasında özellikle özel yetkili savcılık ve seçimler konusunda ciddi aksamaların yaşandığının altını çiziyor. Özel yetkili savcılığın ses kayıtlarını incelemek ve kayıtlar dahilinde Başbakan dahil olmak üzere iktidarın önemli isimlerinin soruşturulmasıyla görevli olduğunu ifade eden İbrahim, bu süre zarfında ÖYS’nin çeşitli şekilde baskılara uğradığını belirtti. Özel yetkili savcılığın dışında iktidarın seçimlere katılmaktan çekindiğinin altını çizen İbrahim, “Demokratik ve hür bir seçim sürecinde mevcut iktidarın hiçbir şansı kalmayacaktır. Muhalefet olarak anlaşmanın ilk gününden itibaren iyi niyet göstererek çalışmalarımızı sürdürdük, bütün olumsuzluklara ve karşı tarafın ciddiyetsizliğine rağmen Meclis’e geri dönmemiz Pırjino anlaşmasının hayata geçirilmesi adına vermiş olduğumuz uğraşların göstergesidir.” dedi. İktidarın atılan imzaları görmediğini söyleyen İbrahim, “Hür ve demokratik seçimler sonucunda Makedonya daha yaşanılır, özgür bir ülke konumuna gelecektir, soydaşımız da baskılardan, ayrımcılıktan kurtulacaktır.” dedi.

Anlaşmaya imza atan iktidar yönetiminin yükümlülüklerini yerine getirmemeleri nedeniyle uygulamada sıkıntılar yaşandığını aktaran Türk Milli Birlik Hareketi TMBH Genel Başkanı Erdoğan Saraç, anlaşmada yer alan medya reformlarının yapılmaması ve seçmen listelerinin yenilenmemesi durumunda adil ve demokratik seçimlerin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını ifade etti. Makedonya’nın ciddi bir siyasi krizde olduğunu ve bunun ekonomiye de sıçrayacağını belirten Saraç, “Bir an önce 4 siyasi partinin tekrardan masaya oturması ve anlaşmanın tam manasıyla uygulanması konusunda bir uzlaşmaya varmaları gerekmektedir. Aksi takdirde vatandaşlarımız daha güç bir sürece girecektir. ” dedi. Bundan sonraki seçim tarihi hakkında tahminlerini bizimle paylaşan Saraç, “Bu süreçte kesin bir tarih vermek mümkün değildir. Siyasi irade ve iyi niyetin tekrardan tecelli etmesi durumunda ekim ayının ilk aylarında bir seçimin olma ihtimali bulunuyor. Bir anlaşma sağlanamaması durumunda seçimlerin 2017 yılının mart ayındaki yerel seçimlerle birlikte gerçekleşmesi de yüksek bir ihtimal.” ifadelerini kullandı.

Prjino anlaşmasında gelinen noktayı değerlediren Araştırmacı ve Yazar Emin Azemi, konuya dair en büyük handikapın uygulama safhasında yaşandığını ifade etti. Siyasi partilerin anlaşma metnini kendi politikalarına uygun bir şekilde okumaya çalıştıklarını belirten Azemi, Makedonya’nın kritik bir dönemece girdiğini ve siyasi partilerin zaman geçirme lüksüne sahip olmadıklarını söyledi. Devlet Seçim Komisyonu’nun seçim listesinin revize edilmesi adına saha çalışmalarını kısmen yürüttüğünü ifade eden Azemi, bunun sonuna kadar devam ettirilmesinin mevcut siyasi koşullar çerçevesinde zor olduğunu belirtti. Azemi, “Daha kesin bir seçmen listesine ulaşılması için yapılması gereken şey, uzun bir süredir yapılmayan nüfus sayımının gerçekleşmesidir.” dedi. Liderlerin yapacakları görüşmeler çerçevesinde seçim tarihinin belirleneceğine dikkat çeken Azemi, Eylül ayında olası bir erken seçimin ihtimal dahilinde olduğunu söyledi.

NOT; ZAMAN Makedonya, tarafsız yayıncılık ilkesinin bir gereği olarak, muhalefetteki Türk partilerinden görüş aldığı gibi, iktidardaki Türk partisinden de konuya dair görüş talep etmiştir. Ancak gazetemizin baskıya girdiği saat itibariyle tarafımıza ilgili partiden beyanat intikal etmemiştir. Bu hususun belirtilme sebebi asla ilgili partinin yetkililerine sitem etmek olmayıp, sadece konuyu merak edecek olan okuyucularımızın muhtemel sorularını cevaplamak amacına matuftur. Bu vesileyle ZAMAN Makedonya olarak; iktidarıyla muhalefetiyle bütün siyasi partilere eşit yakınlıkta olduğumuz gerçeğini bir kere daha hatırlatmakta fayda mülahaza ederiz..