“Bakmaya doyamadığım babamı el birliğiyle öldürdüler”

2,5 yıldır tutuklu olduğu Afyon Cezaevinde pankreas kanserine yakalanan gazeteci Mevlüt Öztaş hayatını kaybetti. Öztaş’ın ölüm haberini kızı Büşra Öztaş duyurdu.

Beş ay önce kanser teşhisi konulan ve 23 Haziran 2020’de tahliye edilene kadar birçok hak ihlaline uğrayan Mevlüt Öztaş, tedavi gördüğü Afyon Devlet Hastanesinde bugün hayatını kaybetti.

ŞARTLI TAHLİYE İÇİN DEFALARCA DİLEKÇE VERDİ

Kapatılan Cihan Haber Ajansı’nın (CHA) Uşak Muhabiri olarak 8 yıl gazetecilik yapan Mevlüt Öztaş, örgüt üyesi olduğu iddiasıyla Şubat 2018’de tutuklandı. Önce Uşak Cezaevine konuldu, daha sonra Afyon’a sevk edildi. Şubat 2019’da Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 9 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Öztaş, Nisan 2020’de cezaevinde pankreas kanserine yakalandı. Teşhis konulmadan önce ve sonra birçok hak ihlaline uğradı.

Öztaş tutuklu bulunduğu süre içinde önce fıtık, sonra safra kesesi ameliyatı oldu. Cezaevi şartlarından dolayı böbrek ve karaciğer yetmezliği, hipertansiyon ortaya çıktı. Astım hastalığı ilerledi. Sağlık durumunu gerekçe göstererek defalarca şartlı tahliye etmesine rağmen dilekçeleri kabul edilmedi. Nisan 2020’de kansere yakalandı. Afyon’dan Ankara’ya kaldırıldığı süreçte ailesi kendisinden 3 hafta haber alamadı.

Ankara Dışkapı Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan Mevlüt Öztaş, hastanenin bodrum katında demir parmaklıklı bir odaya hapsedildi. Kanser hastası olmasına rağmen yatağa kelepçelendi. Bu şekilde kemoterapi yapıldı. Bu süre içinde ailesiyle bir kez bile görüştürülmedi. Kızı Büşra Öztaş, babasının tahliye edilmesi için günlerce hastane ve cezaevi arasında git gel yaşadı. Cezaevinde kalamaz raporuna rağmen 4. evre kanser hastası bir insan 1 Haziran 2020’de taburcu edilip tekrar cezaevine gönderildi.

ÖLÜME TERK EDİLDİ

Tutukluluğunun devam kararına Öztaş ailesi itiraz etti ancak tahliye talebi İzmir Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedildi. Büşra Öztaş babasının ölüme terk edildiği şu ifadelerle duyurmuştu: “10 Haziran 2020 tarihinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, korona virüs tehdidinin geçmediği, üzerine cezaevlerine virüsün bulaştığı iddiaları olduğu bir dönemde birçok kronik rahatsızlığı ve pankreas kanseri olan babamı ölüme terk etti.”

Karar tekrar itiraz edildi. Tahliye olması için gerekli olan adli tıp raporu korona sebebiyle de çok geç çıktı. Öztaş, 23 Haziran 2020’de tahliye edildiğinde kanser bağırsağına, karaciğerine, lenf bezlerine kadar yayıldı. Yaklaşık 2 aydır Afyon Devlet Hastanesinde ayakta kemoterapi alan Öztaş, 10 gün önce ağırlaşınca hastaneye yatırıldı. Bu süreçte böbrekleri tamamen iflas etti. Doktorlar, vücudu kaldıramayacağını için kemoterapiyi kesme kararı aldı.

Mevlüt Öztaş, cezaevinde yaşadığı hak ihlallerini tahliye olduktan sonra kızına şöyle anlatmıştı:

“Koğuştayken gözleri sararmış, arkadaşları kötü göründüğünü söylemişler. Sonra lavaboya gitmiş. Kan geldiğini görmüş babam. Hemen gardiyanlara haber vermişler. Bir süre gelmeyince arkadaşları kapıları yumruklamış. Revire çıkarmamışlar. Koronadan dolayı götüremeyiz, bu riski göze alamayız demişler. Babam iç kanama geçirdiğini, burada ölürse bunun da risk olduğunu ve bunu da göze alıp alamayacaklarını söyleyince götürmüşler. Ankara’da ilk Şehir Hastanesine gitmişler. Mahkum odası olmadığı için Dışkapı’ya gönderilmiş. Ama o geçiş saatlerinde 2 gün doğru dürüst yemek yiyememiş, aç kalmış. Hastalığın etkisiyle halsizleşmiş. Sonra bir ekmek bir çorba vermişler. Nasıl yiyeceğim diye bakmış yemeklere. Sonra zorla birer kaşık Bu Büşra için, Bu Elif için, Rabia için diye yudumlamış. Zorlamış kendini. Ben herhalde burada öleceğim diye düşünmüş, Allahım bana biraz zaman ver diye dua etmiş.”

İki gün önce çocuklarını tanıyamayacak hale gelen Öztaş, bugün hayatını kaybetti.