Mağdur Eğitimciler Platformu, 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü unutmadı

Avrupa’da yaşayan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) mağduru bir grup eğitimcinin bir araya gelerek oluşturduğu Mağdur Eğitimciler Platformu, 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü unutmadı.

Türkiye’de hukuksuzluğa maruz kalmış ve neticesinde Avrupa’ya gelmek zorunda kalmış bir grup eğitimcinin bir araya gelerek oluşturduğu Mağdur Eğitimciler Platformu, Türkiye'de kutlanan 24 Kasım Öğretmen Günü'nü unutmadı.

Platform, 5 Ekim'de Dünya Öğretmenler Günü sebebiyle bir imza kampanyası başlatmış ve bir dizi etkinliğe de imza atmıştı.

Strazburg'da Avrupa Birliği Konseyi-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde bir grup platform üyesi eğitimci basın açıklaması yapmış, siyah çelenk bırakmıştı.

Mağdur Eğitimciler Platformu Türkiye'de öğretmenler günü olarak kutlanan 24 Kasım için de bir açıklama yayımladı.

Açıklamanın Türkçe metni:

Bizler, Olağanüstü Hâl (OHÂL) döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) bir daha kamu görevinde çalışamayacak şekilde görevlerinden ihraç edilen ve özel okullarda çalışma hakları ellerinden alınarak sivil ölüme terk edilmiş olan öğretmenleriz.

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserinin, ‘On binlerce kişinin isminin Resmi Gazete’de yayımlanarak görevlerine son verilmesinin korkunç olduğunu’ söylediği mağdur öğretmenleriz.

T.C. Anayasası’nın 15. maddesine göre OHAL durumunda dahi masumiyet karinesinden yararlanma hakkı askıya alınamaz; yasal düzenleme veya KHK’lar ile kişiler ya da gruplar suçlu ilan edilemeyeceği gibi mahkûm da edilemez. Oysa biz öğretmenler Anayasaya aykırı olarak suçlu ilan edildik ve öğretmenlik haklarımız ellerimizden alındı.

Ayrıca Türkiye Hükûmeti tarafından Avrupa Konseyi’ne sunulan KHK eklerinde, öğretmenler uluslararası bir kuruma ‘terör örgütü üyesi’ olarak bildirilerek; masumiyet karinesi gibi haklarımız ihlal edilmiş, şeref ve itibarımız ayaklar altına alınmıştır.

Türkiye’de, 21 Temmuz 2016 tarihinde ülke genelinde ilan edilen Olağanüstü Hâl (OHÂL) döneminde, Bakanlar Kurulu tarafından hazırlanan ve doğrudan öğretmenleri ilgilendiren 11 ayrı KHK ile 34.063 öğretmen kamu görevinden ihraç edilmiş, 25 bin civarında öğretmenin de okulları fiilen kapatılarak öğretmenlik lisansları iptal edilmiştir.

Darbe girişimi ile hiçbir ilgisi olmayan yaklaşık 60 binden fazla öğretmen ve 6 bin akademisyenin, ‘savunma hakkı’ gibi asgari hakları dahi kullanmalarına imkân verilmeden kamu görevinden çıkarılmasının ve bir daha öğretmenlik yapma imkânı verilmemesinin, OHÂL’e gerekçe yapılan olaylarla bir ilgisi yoktur.

Öğretmenlerin ihraç edilmelerine ve mesleklerini özel okullarda dahi yapmalarına engel olunmasına, tamamen geçmişte yaptıkları legal faaliyetler gerekçe gösterilmiştir. Bu gerekçeler ve özel hayatlarına açık müdahale oluşturan kararlar, evrensel ve uluslararası hukuk ilkelerine açıkça aykırılık oluşturmaktadır.

21.7.2016 tarihinde ilan edilen OHÂL sonrasında, daha önceden yapıldığı anlaşılan fişlemelere dayalı olarak on binlerce öğretmen kamu görevinden çıkarılmıştır.

Anayasa ile yasaklanmış olmasına rağmen öğretmenler “sosyal çevre bilgisi” adı verilen fişlemelere dayalı olarak kamu görevinden çıkarılmışlardır ve mesleklerini ömür boyu yapmaları
yasaklanmıştır.

Öğretmenleri, hiçbir savunma hakkı tanımadan, masumiyet karinesini ihlal eder şekilde suçlayıp kamu görevinden çıkarma, mesleki ve profesyonel hayatlarına yasa dışı bir müdahaledir. Aldığı tüm diploma ve sertifikaların geçersiz olmasına yol açacak şekilde öğretmenleri mesleki ve profesyonel hayatlarının bitirilmesi özel hayata saygı hakkına da açık bir müdahaledir.

OHÂL’in ilanının üzerinden 4 yıldan, OHÂL’in kaldırılmasının üzerinden ise 2 yıldan fazla süre geçmiş olmasına rağmen OHÂL döneminde kamu görevinden çıkarılan ve lisansları iptal edilen öğretmenlerin özel okullarda öğretmenlik yapmalarının engellenmesine bugün de devam edilmektedir.

Masumiyet karinesinden yararlanma hakkı gibi en temel haklarımızın ihlaline öğretmenlik haklarımızı elimizden alan KHK’lar neden olmuştur.

Öğretmenler olarak yaşadığımız tüm ihlallerin giderilebilmesi için öncelikle OHÂL KHK’larının tüm sonuçlarıyla birlikte hukuki varlığına son verilmesi gerekir.

Talebimiz; sivil ölüme sebep oluşturacak seviyede, evrensel hukuk ilkeleri yok sayılarak ihraçlara ve özel sektörde dahi çalışmaya engel olan OHÂL dönemi KHK’larının tüm sonuçlarıyla birlikte hukuki varlığına son verilmesi, İhraç edilen ve lisansları iptal edilen öğretmenlerin ve akademisyenlerin özel okullarda
dahi çalışmasını engelleyen hukuki ve fiili yasakların kaldırılması için iktidar nezdinde gerekli girişimlerde bulunulmasıdır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

MAĞDUR EĞİTİMCİLER PLATFORMU