NATO üyeliği için diplomatik trafik hızlanıyor..

NATO üyeliği için diplomatik trafik hızlanıyor..

1995 yılında “Barış İçin Ortaklık” anlaşmasının imzalanması ile birlikte başlayan Makedonya’nun NATO ile ilişkisi, 2008 yılında yapılan Bükreş zirvesinde en üst seviyeye ulaşmış ve artık Makedonya’nın üyeliğinin kesin olduğu yorumları yapılmaya başlamıştı.

Fakat o dönem gündeme gelen ve giderek belirleyici olmaya başlayan isim sorunu nedeniyle Yunanistan’ın uyguladığı veto, üyeliğin önüne set çekti.

Son 10 yıl içerisinde iki devlet arasında görüşmeler devam etse de bir önceki hükümet döneminde Yunanistan ile yapılan görüşmelerden bir sonuç elde edilemedi.

Yeni hükümet ise bu sorunun bir an önce bitirilmesi için harekete geçti ve Yunanistan ile ilk görüşme gerçekleştirdi.

SİM KONUSUNDA YENİ STRATEJİ UMUTLARI ARTIRDI

Yeni hükümet sorunun artık çözülmesi gerektiğini ifade ederken, isim sorununun NATO ve AB üyeliğini engellememesi gerektiğini düşünüyor. Bu nedenle ilk alternatif Makedonya’nın geçici olarak FYROM adıyla NATO’ya kabul edilmesi olarak belirlenmiş durumda. Başbakan Zoran Zaev’in Brüksel ziyaretinde konuşan NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Yunanistan rıza gösterdiği takdirde NATO’nun söz konusu alternatifi kabul edeceğini söyledi.

İSİM İÇİN REFERANDUMA

Makedonya NATO üyeliğine artık ulaşabilmek için tüm imkanları gözden geçirmeye devam ediyor. NATO ve isim konusunda Financial Times’a açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Nikola Dimitrov, üyelik için ellerinden geleni yapacaklarını ifade etti. Dimitrov, Makedonya’nın NATO üyesi olması durumunda Balkanlarda istikrarın sağlanacağını söyledi. İsim konusunda referanduma işaret eden Dimitrov, bu konuda ortaya atılacak her değişiklik önerisinin referandum yoluyla halkın onayına sunulacağını belirtti.

DİMİTROV: GİZLİ BİR AJANDAMIZ YOK

Artık sorunları çözmek istediklerini ifade eden Dışişleri Bakanı Nikola Dimitrov, “Yunanistan hükümetinden ve kamuoyundan destek beklediğimizi ifade etmek isterim. Uzun yıllardır bu konuda bir tıkanıklık yaşandığını biliyoruz. Bizim gizli bir gündemimiz veya ajandamız yok. Biz Yunanistan ile iyi bir komşu olmak istiyoruz.”  dedi. Gazetecilerin Üsküp 2014 projesinin geleceğinin ne olacağına yönelik sorularına da cevap veren Dimitrov: “Ben daha öncekiler gibi heykellere ve isimlere önem verenlerden değilim. Bunların ilişkilerimizi olumsuz etkilediğini düşünüyorum. Bunlar iki ülke arasında ilişkilerin gelişmesini istemeyenlerin kullandıkları argümanlardı. Sorunların çözümü için çok çalışmamız lazım, bu çerçevede görüşmeleri yoğunlaştıracağız.” dedi.

KOTZİAS: İSİM SORUNU KONUSUNDA OLUMLU BİR ATMOSFER OLUŞMUŞ DURUMDA

Yunanistan olarak Makedonya’ya destek vermeye devam edeceklerini belirten Nikos Kotzias: “Biliyoruz ki komşumuz uluslararası organizasyonlara üye olmak istiyor. İsim sorununun çözülmesi durumunda biz de her türlü desteği vereceğimizi ifade etmek istiyoruz. Ülkelerimiz ve halklarımız için yapacağımız en güzel şey, tarihsel engelleri aşmak ve iki ülke arasındaki ilişkileri zora sokan bu tür girişimlerden uzak kalmak olacaktır.” dedi.

Çözüm için olumlu bir ortamın sağlandığını ifade eden Kotzias “Yapılacak tek bir görüşme ile isim sorununu çözmemiz mümkün değil. Fakat bu görüşmelerle olumlu bir çözüm süreci başlatıyoruz. Gelinen noktaya baktığımızda iki ülke arasında soruna yönelik olumlu bir çerçeve oluştuğunu görüyoruz. Çözüm için sadece istekli olmak yeterli değildir, bunun yanı sıra sorunu çözmek için çaba sergilemek gerekiyor.” şeklinde konuştu.

REKA: İSİM SORUNUNU BM’YE TAŞIMAK ZAMAN KAYBI OLACAKTIR

Niko Kotzias ile Nikola Dimitrov arasında yapılan görüşmeyi ALSAT-M televizyonuna değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Blerim Reka, isim sorununun tekrardan BM’ye götürülmesinin zaman kaybı olacağını söyledi.

Reka, “Makedonya’nın üyelik sürecini engelleyen tek ülke Yunanistan değil. İsim sorunu NATO ve AB üyesi olmayan büyük ülkelerin daha geniş jeo-politik stratejilerinin uygulanması için kullanılmaktadır. Bunu anlamak için geçtiğimiz yıl Karadağ’da, 27 Nisan tarihinde ise Makedonya’da yaşanan olaylara ve yakın zamanda Rusya’nın Balkan ülkelerinin NATO üyeliğini bir tehdit olarak gördüğüne yönelik açıklamalarına bakmak yeterli olacaktır.” dedi.

“HÜKÜMET ÜSKÜP 2014 PROJESİNE DESTEK VERMEMELİ”

İki ülke arasında ciddi sorunlara neden olan Üsküp 2014 projesi  konusunda değerlendirmelerde bulunan Reke, yeni hükümetin bu projeyi devam ettirmemesi gerektiğini söyledi.

Reka: “Söz konusu projede ortaya çıkan sorunların ne mimariyle ne de dış cephe ile ilgisi bulunmaktadır. Bu projenin daha çok felsefi açıdan sorunları bulunmaktadır. Bu proje ile birlikte yeni bir tarih yazımı hedeflendi. Fakat bu durum komşu ülkeler tarafından tepkiyle karşılandı. Burada yapılması gereken şey dış cepheleri değiştirmek değil, mantaliteyi değiştirmektir.” dedi.  

RUJİN: İKİ ÜLKE PİNG PONG DİPLOMASİSİ BAŞLAYACAK

NATO üyeliği ve isim konusunda yeni bir diplomasi trafiğinin başlatılmasının önemli olduğunu belirten Makedonya’nın NATO eski Büyükelçisi Nano Rujin: “İsim sorunu konusunda ilk diplomatik adımın Brüksel’de atılması çok önemli. Bu sayede Brüksel’e NATO üyeliğini ne kadar çok istediğimizi göstermiş olduk. Bunun yanı sıra, Zaev’in Brüksel temaslarında Demokratik Bütünleşme Birliği’den (BDİ) bakanların yer alması çok önemli. Böylece, uluslararası aktörlere Makedonya diplomasinin çok milletli ilişkiler üzerinde kurulduğu gösterilmiş oldu.” dedi.

Yeni dönemde Makedonya ile Yunanistan arasında diplomasının nasıl gelişeceği hakkında konuşan Rujin; “Bundan sonra iki ülke arasında bir ping-pong diplomasisi başlatılacaktır. Görüşmeler sırasında Makedonya Yunanistan’dan NATO ve AB üyeliği konusunda kolaylık sağlamasını talep edecek. Buna paralel olarak da Makedonya isim sorununun çözümü konusunda daha somut adımlar atacağını belirtecek.” dedi.  

GYORÇEV: İSİM KONUSUNDA VERİLEN DEMEÇLER HALKI ENDİŞELENDİRİYOR

Bakan Dimitrov’un açıklamalarını tepkiyle karşılayan Ana Muhalefet Partisi VMRO-DPMNE, ülke çıkarlarının göz ardı edildiğini iddia etti.

VMRO-DPMNE adına açıklamalarda bulunan milletvekili Vlatko Gyorçev: “Dışişleri Bakanı Nikola Dimitrov’un  Avrupa-Atlantik kurumlarına üye olmak için başta Makedon kimliğinin korunması olmak üzere, ulusal çıkarlardan taviz vermemesi gerekir. Ulusal çıkarların zedelenebileceği yönünde izlenime yol açan demeçler, halk nezdinde endişeye ve kafa karışıklığına yol açmaktadır.”dedi.