Prof. Dr. Başkim Selmani: Yargıdaki reformlar, ülkenin ilerlemesi için çok önemli..

Prof. Dr. Başkim Selmani: Yargıdaki reformlar, ülkenin ilerlemesi için çok önemli..

Yargı’daki son reform çabalarını ve mahkemelerde yapılan incelemeleri Kalkandelen Devlet Üniversitesi öğretim üyesi Hukuk Profesörü Başkim Selmani ile değerlendirdik.

Selmani ZAMAN’a yaptığı açıklamalarda geçmişte de yargıda reform denemeleri yapıldığını, ancak bu çalışmalarda yargı camiasının görüşü alınmadığı için sonuca gidilemediğini aktarıyor. Selmani, son yapılan çalışmalarda ise yargı mensuplarına yönelik yaptırımların yerleştirilmeye çalışıldığını ifade etti. Selmani konuya dair şunları söyledi; “Şimdiye kadar Makedonya’da savcı ve hakimler üzerindeki otorite eksikti. Aslında daha önce de hukuk sistemimizde, gerekli olan bütün yasal düzenlemeler zaten mevcuttu. Fakat bu yasalara uyulmadığı zaman uygulanacak yaptırımlar yeterli değildi. Artık bütün yargı mensupları, yaptıkları işlerden ve verdikleri hükümlerden sorumlu tutulmalı, yanlış bir şeye imza atmışlarsa bedelini ödemelidirler.”

MAKEDONYA, MAHKEMELERİN BAĞIMSIZ OLMASINI SAĞLAMALI
Makedonya’nın geçmişten ders almadığını söyleyen Selmani, hukuk devleti olmayı başarmış bütün ülkelerde hakim ve savcıların atama, terfi gibi işlemlerinin takip eden Kurul’ların üye ve başkanlarının, yargı personeli tarafından belirlendiğini söyledi. Selmani, ayrıca hukuk devletlerinde yeni bir hakim savcı alımında liyakat esasına gore, yargının kendi kurum ve kurullarının etkili olduğunu hatırlattı. Selmani, “Hepimiz çok iyi biliyoruz ki Makedonya hukuk sisteminde siyasetin yargıya müdahalelerinden dolayı kararlar maalesef hukuki değil de siyasi bir nitelik taşımaya başlamıştı. Bu sıkıntı, kanunları yapan siyasetçilerle, kanunları uygulayan yargı mensupları arasındaki çizginin kaybolmasından kaynaklandı. Oysa hukukun tam olarak işlediği bütün dünya ülkelerinde olduğu gibi yargının iç işleri, bağımsız bir Kurum tarafından takip edilmeliydi. Böyle bir kurumda liyakatlı ve uzman kişilerin göreve gelmesi de sağlandıktan sonra, yargı mensupları üzerindeki yaptırımlar da tam olarak uygulanır ve sistem ideal hale gelebilirdi.” Şeklinde konuştu.

“ELİT İNSANLARIN YARGILANAMADIĞI ŞEKLİNDE YAYGIN BİR KANAAT VAR..”
“Yargının içinde vicdanlı insanlar da vardır, fakat yargı camiasının önündeki kişilerin siyasi etkilere açık olması, tüm yargı sistemini alt-üst etmeye yetmiştir. Durumun böyle olması, vicdanlı ve temiz hakimlerin de hareket alanını kısıtlamıştır. Eğer bir ceza davası 90 ila 120 günlük makul bir süre içinde çözülememiş ise, o zaman görevin kötüye kullanılması ihtimalinin belirdiğini söyleyebiliriz.” diyen Selmani sözlerine şöyle devam etti; “ Öyle vakalarla karşı karşıya kaldık ki; araştırma ve ön inceleme safhalarının mahkeme sürecinde sır olarak kaldığına şahit olduk.” diyen Selmani, Makedonya’daki yasaların çoğu ithal olduğu ve ülke gerçekleri dikkate alınarak bir uyarlama yapılmadığı için sıkıntılar yaşandığını belirtti. Selmani, yargının daha ziyade masum ama güçsüz insanları hedef aldığı, elit kesimin ise yargılanamadığı şeklinde yaygın bir kanaat olduğunu dile getirdi.”

IMG 9156 1 9a060

“AB, İDEAL BİR HUKUK SİSTEMİNİN MAKEDONYA’DA OYNAYACAĞI ROLÜ GÖRÜYOR..”
AB’nin öncelikli ve acil olarak Yargı, Kamu Yönetimi ve İstihbarat alanlarında reform yapılması uyarısı yaptığını ancak, reform beklentilerinin bunlarla sınırlı olmadığını dile getiren Selmani, şunları kaydetti; “AB, Makedonya’daki hukukun oynadığı ve oynayacağı rolü görüyor. Bundan dolayı Avrupa Birliği hukukun bağımsız ve dürüst çalışması ile yakından ilgili. Eğer hukuku kötüye kullanmış bütün herkesin deşifre edilip hesap vermesi sağlanamaz ise, işte o zaman hukukun üstünlüğü diye bir şeyden bahsedemeyiz. Şahitlerin korunmasıyla alakalı olan düzenlemeler etkili bir şekilde sistem içine monte edilmelidir. Bu konudaki yasa Yargı sisteminde çok defa kötüye kullanıldı ve yalancı şahitlerin ortaya çıkmasına yol açtı. Bunu biz ‘Monstrum’ davasında da gördük. Bu kanun şahitlerin korunmasını ve güvenliğini garanti etmelidir.” Selmani, Yargıda yeni müdürlüklerin ve alt müdürlüklerin kurulmasının, ayak izlerinin kaybolmasına yol açabileceği uyarısı yaptı. Selmani, kamu çalışanlarının politik süreçlerde yer almasına ilişkin değerlerdirmeler de yaparak şunları söyledi; “Tüm dünyada kamu çalışanları dokunulmazdır ama siyasi süreçlerin dışında kalırlar. Bizde ise kamu çalışanları seçimleri organize ediyor, bu durumda da görevin kötüye kullanılması gibi durumlar ortaya çıkıyor. Üçte biri hakim savcı ya da diğer hukukçulardan, üçte ikisi de dışarıdan alınacak kişilerden oluşacak bir heyetin Yargıdaki reform sürecinde etkili olmasını öneriyorum.”

“POLİS SAVCILIK VE MAHKEME ARASINDA KOPUKLUK VAR..”
Polisin, Mahkemelerin ve Savcılığın bağımsız çalışması gerektiğini savunan Hukuk Profesörü Selmani, aksi halde geçmişte olduğu gibi olumsuz gelişmelerin yaşanacağı uyarısını yaptı. “Polisin, Mahkemenin ve Savcının bir davanın doğru şekilde yürümesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması için biribirinden önemli roller ve görevleri vardır. Mesela polisin davalı kişiyle ilgili sabıka kaydından başlayarak maddi delilleri getirmesi gerekirken, savcının ceza davasını yürütmesi gerekir. Her ikisinin de net argümanlarla hareket etmesi gerekir. Eğer bu kurumlar arasında koordinasyonda eksiklik varsa, o zaman bunu kötü kullanmak isteyenlere gün doğmaktadır. Çünkü bu durumda kötü niyetli şahıslar toplanan delilleri yok ederek davanın gidişatını olumsuz etkileyebiliyorlar. Ondan dolayı zaten Özel Yetkili Savcılar da hedefledikleri bir çok şeyi yapamadılar ve başarıyla sonuca ulaştıramadılar. Çünkü bu arada bir çok delil yok edilmişti bile. Bu kurumların arasında oluşan kopukluklar gerçeğin ortaya çıkmasını engellemektedir.”