ANALİZ | İSİM SORUNUNDA MART SONUNA KADAR ÇÖZÜM GELMEZ İSE “AĞIR ADAMLAR” DEVREYE GİRECEK..

ANALİZ | İSİM SORUNUNDA MART SONUNA KADAR ÇÖZÜM GELMEZ İSE “AĞIR ADAMLAR” DEVREYE GİRECEK..

İsim sorununun çözümüne ilişkin trafik giderek artıyor. Temmuz ayındaki NATO zirvesinde Makedonya’nın NATO üyeliğine adım atabilmesi için, mart ayı sonuna kadar isim sorununun çözüme kavuşturulması gerektiği bildiriliyor.

Bu gerekçeyle iki ülke dış işleri bakanları arasında yürütülen müzakerelerin durması ya da tıkanması durumunda diplomasi dünyasının ağır adamlarının devreye girerek insiyatifi ele alacağı yorumları yapılıyor. Başbakan Zoran Zaev’in son olarak AB’nin Balkan Stratejisi raporunu basının önünde değerlendirirken yaptığı açıklamalar, çözüme doğru yol alındığı kanaatini pekiştirmişti. Zaev, söz konusu konuşmasında Makedonya için coğrafi bir niteleme içeren bitişik ismi kabul edilebilir bulduklarını ve iyi niyet göstergesi olarak Üsküp-Yunanistan otoyolunun yeniden isimlendireceklerini açıklamıştı. Zaev’in bu yaklaşımı Atina’da olumlu karşılanmıştı. Sonrasında ise Bakanlar Kurulu toplanarak Havaalanı’nın ismini ‘Üsküp Havaalanı’ olarak, güney sınırı bağlantı otoyolunun ismini ise ‘dostluk otoyolu’ olarak değiştirmişti. Hükümetin attığı bu adımlar Yunanistan cenahında memnuniyetle karşılanmıştı. Yunan Hükümeti havaalanı ve otoyolun isimlerinin değiştirilmesini, ‘iki ülke ilişkilerinde yeni bir sayfa açılması’ olarak değerlendirmişti.

Bu arada Avrupa Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker’in gerçekleştireceği Batı Balkan turunu, 25 Şubat tarihinde Makedonya’dan başlatacağı öğrenildi. Bu gelişmenin de çözüm sürecine doğrudan hız katacağı tahmin ediliyor. Bu arada Yunanistan’da ‘Makedonya’isminin bir şekilde kullanıldığı her türlü çözüm önerisine karşı çıkan geniş bir topluluğun yaptığı protesto mitinginin, Yunan Hükümeti’nin isim sorununa yaklaşımını çok etkilemediği görülüyor. Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı ve İktidardaki SYRİZA’nın AP Grubu Başkanı Dimitris Papadimulis, isim sorununun çözümü için tarihi önemde bir fırsatın doğduğunu açıkladı. Papadimulis, sorunun çözümü için kararlı adımların atılmakta olduğunu ve Yunanistan’ın ulusal çıkarlarının da çözümle beraber olumlu etkileneceğini açıkladı.

MARTA KADAR İSİM SORUNUNU ÇÖZÜMÜ İÇİN ANLAŞILDI MI?
RFE’nin (Hür Avrupa Radyosu) edindiği bilgilere göre, temmuzdaki NATO zirvesi dikkate alındığında sorunun çözümü için en ideal zaman dilimi mart ayı olarak görünüyor. Alınan bilgilere göre Hükümet kanadı, arabulucu Nimetz tarafından iletilen ve bir çoğu medyaya sızmış olan isim önerileri hakkındaki görüşlerini belirtti. Şayet mart ayı ya da en geç nisan mayıs aylarında taraflar uzlaşamazlar ise, temmuzdaki NATO zirvesinde tarafların pozisyonlarından taviz vermeleri istenecek. Ama uluslararası toplumun beklentisi konunun artık temmuz zirvesiyle birlikte geride kalması..

‘AĞIR ADAMLAR’ MI DEVREYE GİRECEK ?
Peki müzakereler çıkmaza girer ve hatta uzlaşma havası dağılırsa ne olacak ? Kulislerden sızan gayriresmi haberlere göre bunun için de planlar hazır. Buna göre bu durumda ‘ağır adam’ lar olarak bilinen ve diplomasideki mahareti bütün dünyada kabul görmüş olan bir kısım duayen isimler devreye girecek. Geçmişte de bütün dünyanın ilgisini çeken kimi konularda tıkanıklık oluştuğunda, diplomasinin ünlü simalarının devreye girdiği görülmüştü. Örneğin çiçeği burnunda bir devlet olan Makedonya’nın BM’ye üyeliği söz konusu olduğunda ‘buldozer’ lakaplı Amerikalı diplomat Richard Holbrooke sürece önderlik yapmıştı. Hatırlanacağı gibi 1995 yılında Kiro Gligorov ve Yorgo Papandreu’nun Cumhurbaşkanı oldukları dönemde, Makedonya isim problemine rağmen BM üyesi olabilmişti. Şu an artık hayatta olmayan Holbrooke, arkasına uluslararası toplumun güçlü desteğini alarak süreçte anahtar rol oynamıştı.

richard holbrooke b91aa

NİMETZ’İN TEKLİFLERİ MÜZAKERELERİN TEMELİNİ OLUŞTURACAK
Bu arada Nimetz’in arabulucuğunda başlayan görüşmelerde ilk haftalar geride kaldı. Her iki taraf da Nimetz’in yaptığı önerilere bazı eleştiriler getirdiler. Ancak bu rezervler tarafların müzakerelere devam etme arzusuna gölge düşürmüyor. Başbakan Zoran Zaev’in coğrafi nitelemeleri kabul edebilecekleri yönündeki sinyalinden sonra gözler, söz konusu önerilerin neler olduğuna çevrildi. Gündemde 4 öneri var: Yukarı Makedonya, Kuzey Makedonya, Vardar Makedonyası ve Makedonya Cumhuriyeti (Üsküp). Makedonya tarafı şu anda Nimetz’in bu dört önerisinden hangisine daha sıcak baktığına dair renk vermiyor. Fakat Yunanistan tarafının üzerinde ısrar ettiği başka hususlar daha var. Bunlar; erga omnes (genel kullanım için bir isim önerisi), kimlik konusu ve konuya ilişkin yapılacak Anayasa değişiklikleri. Resmi olmayan kaynaklara göre, Makedonya yetkilileri erga omnes’in ülke içinde ismin değişmesini gerektirmediğini, dolayısıyla bu konuda anayasada bir değişiklik yapmaya lüzum olmadığını savunuyorlar. Makedonya’lı yetkililere göre Erga Omnes, uluslar arası kurumlar ve örgütlerde kullanılacak isim anlamına geliyor. Atina ise bu konuda net bir duruş sergiliyor, iç ve dış kullanım için tek bir isim olmasını istiyor. Dolayısıyla Yunanistan’ın yaklaşımı, Makedonya’yı anayasal ismi ile tanıyan ülkeleri de etkiliyor. Ayrıca Atina tarafı isme eklenecek ilavenin bitişik kullanılmasını istiyor. Bu teklife göre isim mesela ‘YukarıMakedonya’ gibi bir şey olacak. Bu şekilde belirlenecek ismin ingilizceye tercümesi sorunlu olduğu takdirde yeni müşkül durumlar da ortaya çıkabilecek.

MAKEDONYA TARAFI KİMLİK KONUSUNU MÜZAKERE ETMEYİ REDDEDİYOR..
Başbakan Zaev’in “Coğrafi nitelendirmeye tamam, fakat kimliği de garanti altına olacak bir çözüm olması önemli ” şeklindeki sözleri, Makedonya’nın kırmızı çizgisinin bir kez daha ifade edilmesi anlamına geliyor. Fakat, Yunan Dışişleri Bakanı Nikos Kotsias’ın Yunan medyasında neredeyse her gün çıkan mülakatlarında müzakerelerin dil ve millet konusunu kapsayıp kapsamayacağı yönündeki sorulara “müzakereler her şeyi kapsayacak” şeklinde cevap vermesi, ilginç bir durum teşkil ediyor. Kotsias’ın yaklaşımına göre Anayasada’da değişiklik gerekiyor. Makedonya tarafı ise anayasa değişikliği önerisini tamamıyla reddediyor. Nitekim Zaev, ‘çözüm Anayasa değişikliğini de gerektirecek mi ?’ sorusuna; “Bu Yunan tarafının isteği, fakat bizim duruşumuz belli. Makedonya kendi Anayasasını 1993 değiştirdi. Hatırlanacağı üzere o değişiklik, Anayasanın 49.maddesinin 2. fıkrasında yapıldı. Bu değişiklikle irredantizmi (komşu ülkelerden toprak almaya yönelik akım) tamamen reddetmiş olduk anayasal olarak. Makedonya sadece dostluk ilişkileri kurmak istediğini ispatlamıştır, dolayısıyla artık anayasada bir değişiklik yapılmasına ihtiyaç görmüyorum.” dedi.

İSİM ÇÖZÜMÜ İÇİN İKTİDAR-MUHALEFET UZLAŞMASI
İktidar kanadı müzakere sürecinden hem Cumhurbaşkanı İvanov, hem de VMRO-DPMNE lideri Hristiyan Mitsovski’nin haberdar edildiğini iddia ediyor. Muhalefet ise yaptığı açıklamada, Hükümet’i müzakerelere ilişkin kamuoyunu düzenli olarak bilgilendirmeye çağırdı. Ana Muhalefet VMRO-DPMNE, müzakere edilmekte olan isim sorununun sadece Hükümet’i değil, bütün Makedonya’yı ilgilendirdiğini dile getirdi. Ana Muhalefet’in açıklaması şöyle; “Zaev, yaptığı basın toplantısında coğrafi nitelendirmenin kabul edilir olduğunu söyledi fakat kimin adına konuştuğunu söylemediği gibi, bu nitelemenin ne olduğunu da açıklamadı. Ayrıca Zaev açıklamasında coğrafi nitelemenin her kullanım için mi yoksa sadece uluslararası kullanım için mi geçerli olacağını net şekilde söylemedi. Ayrıca bütün bu hususların Anayasayı, dili ve millet tanımını değiştirip değiştirmeyeceğine ilişkin de aydınlatıcı bir husus yok. Aynı şekilde bu ismin ingilizce uyarlamasının olup olmayacağı hususu da açıklığa kavuşmuş değil.”

YUNANİSTAN İÇ SİYASETİ ÇALKANTILI GÜNLER YAŞIYOR..

Bu arada isim sorununa ilişkin gelişmeler Yunanistan iç siyasetinde de öncelikli gündem olmaya devam ediyor. İsim sorunundan dolayı gerilmiş olan Hükümet-Muhalefet ilişkisi, son olarak İsviçre Eczaneler devi ‘Novartis’ e ilişkin patlak veren skandalın ardından çok daha kötü bir hal aldı. Söz konusu skandala iki eski Başbakanın ve 8 eski bakanın ve eski Yunanistan Merkez Bankası Başkanı’nın isimleri karışmış durumda. Yunan hükümeti ‘Novartis’ skandalının, isim müzakerelerini fırsat bilen muhalefet tarafından siyasi rövanşizm duygusuyla köpürtüldüğünü iddia ediyor.