Yeni İstiklal Mahkemeleri: Sulh Cezalar!

AKP iktidarının 17/25 Aralık yolsuzluk soruşturmasının ardından muhalifleri tasfiye etmek için kurduğu sulh ceza hakimlikleri, tek parti döneminde hukuku yerle bir eden İstiklal Mahkemeleri’ni fersah fersah geride bıraktı.

AKP’li avukatların hakim olarak atandığı sulh cezalar, ne anayasayı dinliyor ne kanunları dikkate alıyor. Hamile kadınlar, bebekli anneler kanunun açık hükmüne rağmen cezaevine gönderiliyor, iç kanaması olan ağır hastalar bile tutuklanıyor. AKP rejiminin yönettiği Türkiye’de hukuk tamamen raydan çıkmış durumda.

Ülkenin her yerinden her gün onlarca hukuksuz operasyon, gözaltı ve tutuklama haberi geliyor. Mağdur insanlara yardım edenlere uzun namlulu silahlarla şafak baskınları yapılıyor, insanlar çocuklarının gözleri önünde rencide ediliyor, kelepçeleniyor. Hukukun duayen isimlerinin yıllar önce yaptıkları uyarılar gerçek oldu. AKP’nin kurduğu sulh cezalar, hukukun katledildiği İstiklal Mahkemeleri ve Yassıada yargılamalarını aratıyor!

17/25 Aralık asrın soruşturmasında suçüstü yakalanan AKP iktidarının ilk işi operasyonda görevli polisleri açığa almak oldu. Ardından ihraç edildiler. Sonra sıra yargıya geldi. Ve Sulh Ceza Mahkemeleri’nin yerine Sulh Ceza Hakimlikleri kuruldu. Söz konusu mahkemelerin kurulması talimatı bizzat dönemin başbakanı Erdoğan tarafından verilmişti. Söz konusu dönemde yaptığı bir konuşmada, “Bir proje geliştiriyoruz. O bitince süreç hızlanacak.” ifadelerini kullandı. 16 Haziran 2014’te Sulh Ceza Mahkemeleri’nin yerine süper yetkilerle donatılmış sulh ceza hakimlikleri kuruldu.

SAMİ SELÇUK: YASSIADA MAHKEMESİ GİBİ!

Sami Selçuk: 16 Nisan halk oylaması yok hükmündedir

Hukukçulara göre söz konusu mahkemelerin kurulması ve kuruluş biçimi doğru değildi. Yargıtay Onursal Başkanı Prof. Sami Selçuk, sulh ceza hâkimliklerini ‘Yassıada Mahkemesi’ne’ benzeterek eleştirdi. Selçuk, “Çünkü suç sonrası oluşturulan mahkeme, doğal yargıç ilkesine aykırıdır. Yassıada’da kurulan Yüksek Adalet Divanı adlı mahkeme de tam anlamı ile doğal yargıç ilkesine tersti. İktidar kendisine de ülkeye de zarar veriyor.” dedi.

İZZET ÖZGENÇ: YARGIDA KAOSU TETİKLEDİ

TR_f432c.jpg

Prof. Ergun Özbudun sulh cezaların kurulmasını içeren düzenlemenin birçok yönden Anayasa’ya uygun olmadığını belirtirken, ceza hukuku uzmanı Prof. İzzet Özgenç ise sulh ceza hâkimliklerinin evrensel ceza hukukuna aykırı olduğunu anlattı. Özgenç, “Bu yanlış düzenleme, yargıda ‘kaos’ olarak değerlendirilen başka yanlışları tetiklemiştir. Yargıda baş gösteren “kaos”un sonlandırılabilmesi, hukuka geri dönmekle mümkündür.” diye konuştu.

GÖZLER: TABİ HAKİM İLKESİNE AYKIRI

TR_2e4f2.jpg

Prof. Kemal Gözler, sulh ceza hâkimliklerinin hukuktaki en önemli ilkelerden biri olan ‘tabii hâkim’ prensibine aykırı olduğunu anlatan akademik bir makale yayınladı. Gözler, söz konusu makalede, “Eğer, söz konusu hâkimlikler, gerçekte sırf bu amaçla (Cemaat’e mensup kişileri tutuklamak için) kurulmuş ise (…) ortada hiç şüphesiz ki “tabiî hâkim ilkesi”ne aykırı bir durum vardır. Eğer bu böyleyse 2014 yılında kurulan sulh ceza hâkimliklerinin, Cumhuriyetin ilk yıllarında çalışan İstiklal Mahkemelerinden ve 27 Mayıs 1960 Hükûmet darbesinden sonra Yassıada’da faaliyet gösteren “Yüksek Adalet Divanı”ndan bir farkı yoktur.” ifadelerini kullanmıştı.

KAPALI DEVRE SİSTEM

Eskiden sulh ceza mahkemelerinin verdiği tutuklama kararlarına itiraz, bir üst mahkeme tarafından (Asliye Cezalar) değerlendirilirdi. Sulh ceza hakimliklerinde bu denetim mekanizması da ortadan kaldırıldı. Bir sulh ceza hakiminin kararına itiraz, bir başka sulh ceza hakimi tarafından değerlendiriliyor. Ergün Özbudun, işte bu durumu şu sözlerle eleştirmişti: “Getirilen düzenleme ile kapalı devre bir sistem oluşturularak tutuklama gibi kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına en ağır müdahaleyi içeren koruma tedbirlerinin farklı mahkemelerce farklı bakış açılarıyla denetimden geçirilmesi olanağı kaldırılmıştır. Kapalı devre olarak işleyen sistem, her şeyden önce ‘iç körlük‘ riskini artırmaktadır.”

KORKULAN OLDU: HUKUKU KATLEDİYORLAR

Türkiye’nin önde gelen hukukçularının geçmişte yaptığı uyarıların ne kadar haklı olduğu bugün net olarak ortaya çıktı. Türkiye’nin her yerinden sulh ceza hakimliklerinin hukuksuzluklarına dair haberler geliyor. AKP’li avukatların ‘sözde’ sınav ve mülakatlarla hakim olarak atandığı sulh ceza hakimlikleri, zulmün merkezi haline gelmiş durumda. Militan hakimler, ne hukuk dinliyor, ne anayasa… Hamile ve bebekli anneler kanunun açık emrine rağmen pervasızca tutuklanıyor, ağır hasta şüpheliler hiçbir somut delil olmaksızın cezaevine gönderiliyor. İktidarın, muhalefeti hizaya getirmek için kullandığı bir aparat haline gelen Sulh ceza hakimlikleri bugün yaptıklarıyla hukuk tarihinin kara sayfalarında yerini almış durumda.