Türk siyasetinde babalar ve oğulları

17-25 Aralık büyük yolsuzluk ve rüşvet soruşturması sonrası “Erdoğan’ın talimatıyla yaptım” diyerek istifa eden dönemin Şehircilik ve Çevre Bakanı Erdoğan Bayraktar, sosyal medya hesabından ilginç bir çıkış yaptı. Babalarının sırtından siyaset yapan isimleri eleştirdi. İşte babalarının siyasi mirasına oturan evlatlar…

17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının simge isimlerinden Erdoğan Bayraktar, yıllar sonra istifasına ilişkin çarpıcı bir paylaşımda bulundu. Bayraktar “Biz ilçe teşkilatlarında çalışarak, elektrik direklerine bayrak asarak partili olduk. Sonunda mancınıkla atıldık. Siz ise zekanız, eğitiminiz ve babanız sayesinde bizlere horozluk yaptınız. Şimdi ise ‘Parti’nizin başındasınız. Tıpkı ateşin üstündeki kazan gibi. Hadi bakalım, hadi” dedi.

İsim vermediği kişi/kişilerin ‘babası’ sayesinde kendilerine ‘horozluk’ yaptığını söyleyen Bayraktar’ın kimi kastettiği merak konusu oldu. Diğer yanda Bayraktar’ın “babanız“ vurgusu Türk siyasi tarihinde devam eden bir geleneği tekrar gündeme getirdi.

Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren başlayan ve hala devam eden, babadan oğula geçen vekillik mirası. Meclis’e önce babalar ardından oğullar geldi. Ama oğullar soyadlarının önüne geçemediler liderlik vasfı çizemediler.

TR_2badf.jpg

İNÖNÜ DAMGASI

Mustafa İsmet İnönü Osmanlı döneminde albay, Cumhuriyet döneminde orgeneral ve eski Genelkurmay Başkanı’ydı. Cumhuriyetin ilanından sonra Türkiye’nin ilk Başbakanı oldu. Ardından Çankaya Köşkü’ne ikinci cumhurbaşkanı sıfatıyla çıktı. Hem İstiklal Madalyası sahibi bir asker hem de bir siyasetçiydi. Fizikçi oğlu Erdal İnönü 1983 yılında Sosyal Demokrasi Partisi’nin Kurucu Genel Başkanı görevini üstlenerek siyasete adım attı. 1985 yılında SODEP’in Halkçı Parti ile birleşmesi ile Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) Türk siyasi hayatında yerini aldı. Oğul İnönü de 1986 yılında partinin Genel Başkanı oldu. 1986 yılında da İzmir milletvekili olarak parlamentoya girdi. Başbakan yardımcılığı, devlet ve dışişleri bakanlığı görevlerinde bulundu. Ayşe Gülsün Bilgehan Toker İnönü ailesinin Meclis’teki üçüncü kuşak temsilcisi oldu. 22, 24, 25 ve 26. dönemleri kapsayan milletvekilliği görevi 2018’e kadar devam etti.

TR_d2ca3.jpg

ADNAN MENDERES’TEN SONRA ÜÇ OĞLU DA SİYASETE ATILDI

Ali Adnan Ertekin Menderes, Türk siyasi tarihine idam edilen ilk ve tek Başbakan olarak geçti. 1950-1960 yılları arasında başbakanlık yapan Menderes, İstiklal Madalyası sahibi ve aynı zamanda bir hukukçu. Serbest Cumhuriyet Fırkası, Cumhuriyet Halk Partisi ve Demokrat Parti’de siyaset yapan Menderes 27 Mayıs Darbesi’nin ardından, 17 Eylül 1961 tarihinde asılarak idam edildi. Menderes’ten sonra oğulları siyasete devam etti. Yüksel Menderes 2. ve 3. dönem, Mutlu Menderes ise 4. ve 5. dönem Aydın milletvekili olarak girdi parlamentoya. Ailenin son vekili Aydın Menderes oldu. 1977 yılında Adalet Partisi Konya milletvekili olarak Meclis’e giren Menderes, Refah Partisi ve Fazilet Partisi’nden İstanbul milletvekili seçildi. 2002 seçimlerinde DYP’den aday olan Menderes, partinin baraj altında kalmasıyla Meclis’e giremedi. Aydın Menderes 23 Aralık 2011 tarihinde hayatını kaybetti.

TR_2411a.jpg

AHMET ÖZAL SİYASETTE TUTUNAMADI

Mühendis Halil Turgut Özal 1983-1989 yılları arasında 5 yıl 10 ay boyunca Başbakanlık ve aynı zamanda Anavatan Partisi Genel Başkanlığı yaptı. 1989 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin 8. Cumhurbaşkanı olarak Çankaya Köşkü’ne çıktı. Mustafa Kemal Atatürk’ün ardından, görevi başında vefat eden ikinci cumhurbaşkanı oldu. 17 Nisan 1993 tarihinde vefat etti. 1999 yılında oğlu Ahmet Özal seçimlere bağımsız girerek 21. dönem Malatya milletvekili oldu. 2009 Yerel Seçimleri’nde Anavatan Partisi’nin İstanbul büyükşehir belediye başkan adayı oldu. Demokrat Parti genel başkan yardımcısı olarak da görev yaptı. 19 Aralık 2014 tarihinde Ana Parti’yi kurdu. 2015 Türkiye Genel Seçimleri’nde Saadet Partisi Mardin milletvekili adayı oldu ama seçilemedi.

TR_a9d59.jpg

SİYASETTE TÜRKEŞ RÜZGARI

MHP’nin Kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş muvazzaf askerken 27 Mayıs Darbesi’nde aktif rol aldı. Askerlik görevi sonrası başbakan yardımcısı, Milliyetçi Hareket Partisi’nin kurucusu ve ilk genel başkanı olarak görev yaptı. MHP Genel Başkanlığı görevini 1969-1997 yılları arasında sürdürdü. Yine bu yıllarda başbakan yardımcılığı dahil devletin önemli kademelerinde görev üstlenen Türkeş 4 Nisan 1997 tarihinde öldü. Tam adıyla oğul Deniz Yıldırım Tuğrul Türkeş 1997 yılında babasının ölümü üzerine MHP Genel Başkanlığına adaylığını koydu. Bahçeli’nin genel başkan seçildiği kongrenin ardından Türkeş, partiden ayrıldı. MHP’den ayrılmasının ardından Aydınlık Türkiye Partisi’nin (ATP) genel başkanı oldu. 2007 yılında eski rakibi Bahçeli ile barışan Türkeş 23, 24 ve 25. dönemlerde MHP’den Ankara milletvekili oldu. 1 Kasım seçimleri öncesi kurulan geçici hükumette Başbakan Yardımcılığı görevine getirilen Türkeş, bu görevi kabul etmesinin ardından disiplin kuruluna sevk edilerek MHP’den ihraç edildi. Türkeş MHP’den ihraç edilmesinin ardından Adalet ve Kalkınma Partisi’ne katıldı ve Kasım 2015 Türkiye genel seçimlerinde AKP‘nin Ankara milletvekili olarak tekrar Meclis‘e girdi. Türkeş 2018 yılı genel seçimlerinde AKP’den yeniden Ankara milletvekili seçildi. Tuğrul Türkeş’in kardeşi Ahmet Kutalmış Türkeş de Meclis 24’üncü dönem AKP İstanbul Milletvekilliği yaptı.

TR_3f8d9.jpg

NECMETTİN ERBAKAN – FATİH ERBAKAN

Baba Necmettin Erbakan 1969 yılında Konya’dan bağımsız aday olarak Türk siyasi hayatına girdi. 45 yılık siyasi hayatında kurduğu 4 parti kapatıldı. Siyasi yaşamını 2010 yılına kadar sürdüren Erbakan 27 Şubat 2011 tarihinde öldü. Oğul Fatih Erbakan, babası gibi mühendis. Saadet Partisi’nde Genel İdare Kurulu üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı olarak görev yaptı. 2014 yılında yapılan 5. Olağan Kongre’de genel başkanlık için aday oldu ancak kazanamadı. 23 Kasım 2018 yılında Yeniden Refah Partisi’ni kurdu ve genel başkanı seçildi.

SON DÖNEMİN KONUŞULAN İKİLİSİ: TAYYİP VE BİLAL ERDOĞAN

Son yıllarda en çok konuşulan baba-oğul ikilisi ise AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Bilal Erdoğan. Aktif siyasete girip girmeyeceği merak konusu olan Bilal Erdoğan’ın parti teşkilatlarında etkin olduğu kulislerde hep dile getirildi. Resmi hiç bir sıfatı olmamasına rağmen katıldığı bir çok etkinlikte devlet protokolü uygulandı.

TR_f67b7.jpg

BİLAL ERDOĞAN SİYASET ARENASINDAN STK’LARA KAYDI

Bilal Erdoğan, mütevelli heyetinde olduğu TÜRGEV Vakfı’nda yolsuzluk yapıldığı iddiaları ve 17 Aralık soruşturmasına adının karışması sebebiyle tepkileri üzerine çekti. Oğul Erdoğan’ın, darphane grevi sırasında yapılan altın alım-satımıyla haksız kazanç elde ettiği öne sürüldü. Ayrıca kongre üyesi olduğu Fenerbahçe Spor Kulübü başkanlık seçimlerine müdahale ettiğine yönelik iddialar da uzun süre konuşuldu. Siyaset macerası adım atmadan biten Bilal Erdoğan sivil toplum kuruluşlarında ön plana çıktı. TÜGVA, TÜRGEV ve Okçular Vakfı gibi sivil toplum kuruluşlarında aktif rol oynuyor.

2019 yılında CNN Türk’te Ahmet Hakan’a konuşan Bilal Erdoğan, “Aktif siyasetin içinde olmak istemiyorum. Siyaset bizim ailemiz için yük oldu. Bizim ailemize çok zorluklar getirdi. İftiraları yaşadık. Şuna inandım bu dönemde. Türkiye’de sivil toplumun kuvvetlenmesine bari kendimi seferber edeyim” dedi.

Açıklamasının devamında “Cumhurbaşkanının başbakanın oğluyum diye konuşulur, laf olur diye çekinmemiz gereken durumlar var” diyen Erdoğan, “Fakat bunun da sonu yok cidden. Sokağa çıkmayayım kendimi kilitleyeyim eve. Tayyip Erdoğan’ın oğlu yok meydanda desinler” ifadesini kullandı.