Türkiye’nin AK-İmamlar sorunu

Türkiye’nin AK-İmamlar sorunu

Gülen Hareketi mensupları başta olmak üzere çeşitli etnik ve dini grupların 3. sınıf vatandaş muamelesi görüldüğü AKP Türkiye’sinde, zulüm ayetlerini sadece İsrail-Filistin çatışmalarında hatırlayan imamlarla ülke büyük imtihandan geçiyor.

AKP’nin siyasi tezleriyle örtüşen açıklamalar yapan Diyanet ve Atatürk üzerinden ülkenin birleştirici unsurlarına minberden hakaretler yağdıran imamlar büyük bir sorun haline gelmeye başladı. Yolsuzluk ve mafyatik ilişkiler ağı skandallarından bunalan AKP ise imamların başrol oynadığı suni tartışmalardan rahatsız değil.

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın torunu Ömer Tayyip ve TBMM Başkanı Şentop’un oğlu Ömer Asım’ın icazet aldığı Ayasofya’daki törende imam Mustafa Demirkan’ın Atatürk’e yönelik hakaretleri hala tartışma konusu. Demirkan, “Onlardan daha zalim, daha kafir kim olabilir. Ya Rabbi, o zihniyetin bir daha bu ümmetin başına gelmesini mukadder buyurma” diyerek Ayasofya’yı müzeye çevirenlere Atatürk’e lanet okumuştu.

ERBAŞ DA LANET OKUDU

Demirkan’ın minberden Atatürk’e yönelik hakaretleri yeni bir skandal değil. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Ayasofya’daki ilk hutbesinde benzer sözleri büyük tepki çekti. Erbaş’ın, Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi sonrasında ilk cuma namazı hutbesinde “Vakfedenin şartı vazgeçilmezdir, çiğneyen lanete uğrar” sözlerine siyasi partiler, ilahiyatçılar ve vatandaşlar tarafından Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e üstü kapalı olarak lanet okunduğu savunularak büyük tepki gösterdi.

TR_53a36.jpg

AYASOFYA SKANDALLARIN ADRESİ OLDU

Ayasofya Camii eski Baş İmamı Mehmet Boynukalın, siyasi gündeme dair sık sık yaptığı eleştiriler sonrası tepkilerin odağı oldu. Boynukalın, bir konuşmasında hükumeti faiz düzenine savaş açmaya davet etmiş, AKP’den ise “Bu konuşmalar Ayasofya için bedel ödeyen herkesi üzüyor” cevabı geldi. Boynukalın kısa süre sonra istifa etmek zorunda kaldı.

TR_a9204.jpg

BU İMAMLARIN ARKASINDA DİYANET VAR

13 milyar liralık bütçesiyle 7 bakanlık ve 13 başkanlığı geride bırakan, imamların bağlı olduğu Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) da AKP eliyle siyasallaşmakla eleştiriliyor.

Bunun ilk bariz örneği 17/25 Aralık 2013 sonrası yaşandı. Erdoğan’ın büyük yolsuzluk operasyonundan sorumlu tuttuğu Cemaate karşı açtı savaşta da taraf olan DİB’in o dönemki Başkanı Mehmet Görmez, Cemaat mensuplarını ‘Fırak-ı Dalle’ (Dalalete sapanlar) ilan etti. Erdoğan, Cemaat düşmanlığı üzerine kurduğu seçim kampanyalarıyla üst üste girdiği 2 seçimden de istediğini aldı.

IRKÇILIK HUTBESİ

Diyanet’in, Türk ve Kürk milliyetçiliğinin yükselişe geçtiği dönemde yapılan, 7 Haziran 2015 Genel Seçimlerinden 2 gün önce camilerden okuttuğu ‘Irkçılık’ hutbesi de AKP propagandası olarak değerlendirildi. Seçime giren muhalif partiler DİB’in siyasi tavır takınmakla suçladı.

TR_57a6d.jpg

DİYANET’İN ARDINDAN İMAMLAR SAHNEDE

DİB’in sıcağı sıcağına yaşanan olaylarda fikir beyan etmesi toplumun değişik kesimlerini de rahatsız ediyor. Diyanet, bu yüzden siyasi kavgaları AKP’nin işine gelecek şekilde din temalı tartışma zeminine çekmeye çalışmakla suçlanıyor. Göze batan Diyanet’in yerine imamlar sahneye çıkmaya başladı. Yolsuzluk ve mafyatik ilişkiler ağının ortalıklara dökülmesinden rahatsız olan AKP’nin ise imamların başrol oynadığı suni tartışmalardan rahatsız olduğunu söylenemez.