Dua etmeye tutuklama kararı veren yargı bu sefer gerekçe bile bulamadı

Dua etmeye tutuklama kararı veren yargı bu sefer gerekçe bile bulamadı

Adalet sistemindeki çöküş yüzünden cezaevleri sıradan insanlarla dolup taşıyor. Yargıyı kontrolü altına alan Erdoğan, muhaliflerini bu yolla sindirmeye çalıştıkça olan suç uydurmak zorunda kalan savcı ve hakimlere oluyor. Daha önce Kuran okumak, dua etmek, namaz kılmak, iftar yapmak, iyilik yapmak, bisiklet tamir etmek, manevi destek olmak suçlamalarıyla hazırlanan iddianamelere tutuklama kararı veren hakimler Gezi davasındaki tutuklamalara gerekçe bile bulamadı.

15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL ile askıya alınan hukuk, bir daha normale dönemedi yada döndürülmedi.

Tayyip Erdoğan, siyasi rakiplerinin yanı sıra muhalif kesimden sanatçı, memur, emekli, öğrenci, ev hanımı, iş insanı, polis, asker, cemaat lideri kim varsa yargı sopasıyla hizaya sokmaya çalışıyor.

Bu yüzden cezaevleri sıradan vatandaşlarla dolup taştı. Aşırı yoğunluk hırsızlık, cinayet, tecavüz, uyuşturucu ticareti yapmak suçlarından tutuklulara yaradı. Ceza infaz Kanunundaki düzenleme ile bu suçlular toplumun içine salınırken diğerlerine de pandemi piyangosu vurdu.

Erdoğan, henüz kendisi ve aile bireylerini güvende hissedemediği için siyasi tutuklulara şafak şimdilik karanlık.

Siyasi tutukluları cezaevinde tutabilmek için yargı mensupları da zorlama suçlamalarla fazla efor sarf ediyor.

İddianamelerde bazen dua etme, iyi temennide bulunmak suç delili sayılıyor, bazen de evde Kuran ve hadis kitabı bulundurmak.

Arkadaşlarıyla iftar yapmaktan içeride olan da var, marketinin deposunda kuru fasulye, ayçiçek yağı ve makarna bulundurmaktan da.

NİÇİN TUTUKLANDIK TEK KELİME YOK

En enteresan davalardan biri de Gezi Parkı davası. Masumluğu AYM ve AİHM’den tescilli baş şüpheli Osman Kavala 3. kez yargılandığı aynı davada müebbet hapisle cezalandırıldı.

Diğer sanıklar Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay ve Yiğit Ali Emekçi’nin hükümeti ortaya kaldırmaya teşebbüse yardım etmekten 18’er yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Bugün kararın gerekçesi açıklandı.

Gezi Davası’nda 18 yıl hapis cezasına çarptırılan Tayfun Kahraman, Can Atalay ve Hakan Altınay, 13. Ağır Ceza mahkemesinin “Gerekçeli Karar”ına ilişkin ortak açıklama yaptı.

Açıklama ‘Geziyi Savunuyoruz’ platformunun sosyal medya hesabından paylaşıldı.

Açıklamada, “Hakkımızda hazırlanan gerekçeli karar 10 Haziran Cuma günü bize tebliğ edildi. 600 küsür sayfalık kararda bize nasıl olup da ceza verildiğine ilişkin gerekçe bulunmamasını bir an için unutalım. Ancak niçin tutuklandığımıza ilişkin tek bir sözcüğe yer verilmemesini tüm Türkiye’nin dikkatine sunalım” ifadesine yer verildi.

Gerçek Gündem’de yer alan habere göre, açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

“9 yıldır tüm saçmalıklara rağmen kök saldığı memleketinde kalmakta inat eden bizleri tutuklayanlar bu kudreti Türk milleti adına kullanıyorsa tutuklamaya ilişkin hukuk ve ahlaka uygu bir gerekçeyi de bu ülke insanına açıklamakla yükümlüdürler.

Biz adaleti birlilteliğimiz ve ortak mücadelemizle sağlayacağımıza inanıyoruz. Bu kararın hukukla ve adaletle bir ilgisi olmadığını bir kez daha belirtiyoruz.”