Çin’in Uygur Türklerine uyguladığı ‘beyin yıkama’ faaliyetleri belgelendi

Çin hükümetinin, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki kamplarda tutulan Müslüman Uygur Türklerine uygulanması için verdiği beyin yıkama talimatlarına ilişkin ilk defa resmi bir belge basın kuruluşlarına sızdırıldı.

BOLD – Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu’na (ICIJ) sızdırılan Çin hükümetine ait belgelerde, kamplarda tutulan yüz binlerce Müslüman Uygur Türkünün güvenlikli hapishanelerde kilitli tutulduğu, cezalandırıldığı ve beyninin yıkandığı ortaya çıktı. Belgeler toplam 24 sayfadan oluşuyor.

17 basın kurumunun işbirliği ile gerçekleştirilen araştırma, Çin hükumetinin Uygur Türklerine yönelik sistematik bir beyin yıkama operasyonu gerçekleştirdiğini ilk defa resmi belgelerle ortaya koyuyor.

Çin hükumeti şimdiye kadar bu kampların gönüllü eğitim ve çalışma kampları olduğunu öne sürüyordu.

AMAÇ: İDEOLOJİK DÖNÜŞÜM

24 sayfadan oluşan belgelerde ülkenin batısında Müslüman Uygur Türklerinin tutulduğu toplama kamplarına ışık tutan önemli bilgiler yer alıyor.

Toplama kamplarının nasıl ve ne amaçla kullanıldığını gösteren gizli belgelerde asıl amacın ‘ideolojik dönüşüm’ olduğu belirtiliyor.

ICIJ’in ortaya çıkardığı 9 sayfalık belgelerin birinde, 2017 yılında Sincan bölgesinin en yüksek seviyeli yetkilisi olan, o dönemde bölgenin Komünist Parti başkan yardımcılığını yapan Zhu Hailun’un kamp yöneticilerine gönderdiği notlar var.

YATAKHANELER KAMERA İLE GÖZETLENİYOR

Belgede, “Firarların önlenmesi, gözetleme kuleleri, rutin kontrol, kapıların iki kez kilitlenmesi zorunluluğu” kaydediliyor. Ayrıca ‘yurtların ve sınıfların’ kör nokta olmayacak şekilde güvenlik kameralarıyla izlenmesi gerekliliği vurgulanıyor.

Bu belgedeki emirler; kampların yüksek güvenlikli bir hapishane olduğunu, ciddi bir disiplin sistemi ile cezaların yer aldığını, kamplardan kaçışların olmaması için önlemlerin alındığını ortaya koyuyor.

Disiplin ve cezanın yükseltilmesi gerektiği belirtilen notlarda, bütün yatakhaneler ve sınıflarda video ile gözetleme yapılması gerektiği aktarılıyor; bunun için ayrıntılı talimatlar veriliyor.

İŞ ARKADAŞINA VERDİĞİ ÖĞÜDE HAPİS CEZASI

Belgelerde kampların nasıl yönetildiğinin yanı sıra Uygur Türklerine verilen cezaların mahkeme kayıtları da bulunuyor. Bir mahkeme kaydında iş arkadaşına daha iyi bir Müslüman olması için temiz bir dil kullanmasını öğütleyen Uygur Türküne verilen hapis cezası da yer alıyor.

Başka belgeler ise gerçekleştirilen gözaltıların ne kadar yüksek bir oranda olduğunu gözler önüne seriyor. Bir belgede sadece Şincan’ın güneyindeki bir bölgeden 15 bin kişinin bir haftada kamplara gönderildiği belirtiliyor.

Belgelerde ancak ‘pişmanlık ve itiraf’ açıklamalarında bulunan kişilerin salınabileceği ifade edilirken Çince’nin öncelik haline getirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Sızdırılan belgelerde Çin’in teknolojik olarak büyük bir gözetim mekanizması kurduğu da anlaşılıyor. 1,8 milyon kişinin, akıllı telefonlarında kullandıkları bir uygulama yüzünden fişlendiği belgelerde yer alıyor.

DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ İNSAN HAKLARI İHLALLERİ

Çin yönetimi, yaklaşık 1 ile 3 milyon arasındaki Uygur Türkünü “mesleki eğitim merkezleri” adını verdiği toplama kamplarında zorla tutuyor. Bu kamplarda yaşanan insan hakları ihlalleri neredeyse dünyadaki bütün uluslararası sivil toplum kuruluşları, insan hakları dernekleri ve uluslararası kuruluşların raporlarında ayrıntılı olarak anlatılıyor.

Ayrıca dünya medyasında da bu insan hakları ihlalleri sık sık gündeme geliyor. Kamplarda Müslüman Uygurların domuz eti yemeye zorlandığı ve oruç tutmalarının engellendiği belirtiliyor. Ayrıca Doğu Türkistan’da Uygurların evlerine zorla devlet görevlilerinin yerleştirildiği, çocukların ailelerinden koparıldığı ve Müslüman toplumun büyük baskı altında tutulduğu çokça dile getiriliyor.

Çin ise bu kampları mesleki eğitim kampları olarak adlandırıyor; bu kamplarda ve Doğu Türkistan’daki politikalarını radikalizm ve terörizmle mücadele olarak göstermeye çalışıyor.