Muhammed Ali birleştirdi katliam ayrıştırdı

Muhammed Ali birleştirdi katliam ayrıştırdı

ABD’de, farklı din ve kültürlere hoşgörülü yaklaşan efsane boksör Muhammed Ali’nin cenazesindeki dayanışma havası, Afgan asıllı Amerikan vatandaşı Omar Mateen’in gerçekleştirdiği Orlando katliamıyla dağıldı.

Gece kulübünü basarak 50 kişiyi katleden Mateen’in IŞİD’li çıkması, İslam ve terör tartışmasını yeniden alevlendirdi.

Cumhuriyetçi Parti’nin fiili başkan adayı Trump, ABD tarihinin en büyük silahlı saldırısının arkasında Afgan kökenli bir Müslüman olmasını seçim yatırımı olarak kullanmak istiyor. Trump, “radikal İslam” demeyen Obama’yı istifaya çağırdı, Müslümanlara ABD’ye giriş yasağı teklifini yineledi.

ABD’de, farklı din ve kültürlere hoşgörülü yaklaşımıyla herkesin gönlünü fetheden efsane boksör Muhammed Ali’nin cenaze töreninde sergilenen dayanışma havası, Afgan asıllı Amerikan vatandaşı Omar Mateen’in gerçekleştirdiği Orlando katliamıyla dağıldı. Eşçinsellerin gittiği bir gece kulübünü basarak 50 kişiyi öldüren Mateen’in saldırı öncesi 911’i arayarak IŞİD’e bağlı olduğunu söylediği ortaya çıkarken, ülkede İslam ve terör tartışması yeniden alevlendi. Göçmen ve Müslüman karşıtlığıyla tepki çeken Cumhuriyetçi Parti’nin fiili başkan adayı Donald Trump, katliamın ardından yaptığı açıklamada “radikal İslam” ifadesini kullanmadığı gerekçesiyle ABD Başkanı Barack Obama’yı hedef aldı. Trump, saldırının detayları daha netleşmeden Twitter’dan,” Radikal İslamcı terör konusunda haklı olduğum için iletilen tebrikleri takdir ediyorum. Ama tebrik değil, uyanık olunmasını ve katı davranılmasını istiyorum. Acaba Başkan Obama en nihayetinde ‘radikal İslami terör’ ifadesini kullanacak mı? Eğer bunu demeyecekse derhal utanç içinde istifa etmeli.” diye yazdı. Demokrat rakibi Hillary Clinton’ın da Orlando saldırısının “radikal İslam sonucu” olduğunu kabul etmemesi halinde başkanlık yarışından çekilmesi gerektiğini savundu. Bunun sadece başlangıç olduğunu söyleyen Trump, Müslümanların ABD’ye girişinin yasaklanması teklifini de yineledi. Saldırıları kendisinin önleyebileceğini savunarak kasım ayındaki seçimler öncesi Amerikalıların terör korkusu ve güvenlik endişeleri üzerinde kampanya yürüteceğinin sinyalini verdi. Trump’ın kullandığı ötekileştirici dil ise ülkedeki 3,3 milyon Müslüman’ı endişelendiriyor.

Trump’a Beyaz Saray’dan cevap gecikmezken, yapılan açıklamada, Obama’nın birkaç kişinin işlediği çirkin eylemler sebebiyle milyonlarca masum insanı lekelemek istemediği için söz konusu ifadeyi kullanmak istemediği vurgulandı. Obama, olayın ardından yaptığı basın açıklamasında baskını, ‘bir terör ve nefret saldırısı’ olarak nitelemiş, soruşturmanın devam ettiğini kaydederken, “Nefret ve şiddet karşısında birbirimizi seveceğiz. Korkuya teslim olmayacağız.” demişti.

MÜSLÜMANLARDAN KINAMA

ABD’nin en büyük Müslüman sivil toplum kuruluşu Amerika-İslam İlişkileri Konseyi (CAIR) Başkanı Nihad Awad, saldırıyı şiddetle kınadı. Saldırganın İslam’ı temsil etmediğini ifade ederken, “Bu bir nefret suçudur. Nefrete teslim olmayacağız.” dedi. CAIR Orlando şubesi de, “Bu canavarca eylemi kınıyoruz, ölen ve yaralananların aileleri ve yakınlarına içten taziyelerimizi iletiyoruz. Müslüman toplumu bu denli korkunç şiddet eylemini haklı gösterecek ya da bahane olarak kullanacak tüm kişi ve grupları reddetme konusunda Amerikan vatandaşlarının yanındadır.” açıklamasını yaptı.

BAYRAKLAR YARIYA İNDİ

ABD Başkanı Barack Obama, 50 kişinin öldüğü saldırının ardından ülkede ulusal yasa ilan etti. Başta Washington olmak üzere tüm ülkede ve yurtdışındaki temsilciliklerde Amerikan bayrakları yarıya indirildi.

EMİR IŞİD’DEN Mİ?

Orlando’da 50 kişiyi öldürüp, 53 kişiyi de yaralayarak ABD tarihinin en büyük silahlı saldırısını gerçekleştiren New York doğumlu Omar Mateen’in (29), 2013 ve 2014’te Federal Soruşturma Bürosu FBI tarafından iki kez sorgulandığı ortaya çıktı. ‘G4S’ adlı güvenlik şirketinde silahlı güvenlik görevlisi olarak çalışan Mateen, potansiyel terör bağlantıları dolayısıyla sorguya alındı. Ancak suç unsuru taşıyan bir eylemi bulunamadığı için salıverildi.

Mateen, katliam öncesi IŞİD’e bağlılığını açıklarken, saldırıyı kendi inisiyatifiyle mi gerçekleştirdiği yoksa emri örgütten mi aldığı henüz bilinmiyor. Amerikalı güvenlik yetkilileri, Mateen’in örgüt ile doğrudan çalıştığına dair henüz bir delil olmadığını belirtti. Şimdi Amerikan kamuoyu, bir dönem polis olmak isteyen bir gencin nasıl böyle bir vahşeti işleyecek duruma geldiğini, FBI’ın radarına takılmasına rağmen saldırıdan birkaç gün önce nasıl tam otomatik silah alabildiğini merak ediyor. Saldırı, ülkede bireysel silahlanma tartışmalarını da yeniden alevlendirdi.

‘SALDIRININ DİNLE ALAKASI YOK’

Seddique Mir Mateen 006dfOrlando saldırganı Omar Mateen’in babası Seddique Mir Mateen, olayın ardından yaptığı açıklamada, saldırının dinle ilgisi olmadığını söyledi. Baba Mateen, eşcinsellerin gittiği kulüpteki saldırının homofobik motivasyonla gerçekleştirilmiş olabileceğini, oğlunun iki erkeği öpüşürken görünce çok sinirlendiğini ifade etti. Baskında öldürülen oğlunun saldırı planından haberdar olmadığını söyleyen baba, “Biz de tüm ülke gibi şok içindeyiz. Herkesten özür dileriz.” dedi. Eski eşi de Omar Mateen’i ‘dengesiz’ diye tanımlarken, dindar biri olmadığını anlattı.