İngiltere Avrupa Birliği'ne "ELVEDA" Dedi

İngiltere Avrupa Birliği'ne "ELVEDA" Dedi

Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği'nden (AB) çıkıp çıkmamasını belirleyecek referandumda seçmenlerin oy kullanma işlemi tamamlandı.

Referandumda çıkan yüzde 52'lik oy oranıyla İngiltere, AB'den ayrılma kararı aldı.

İngiliz basını, "Britanya tarihi boşanma yönünde oy kullandı" şeklinde yorumda bulundu.
Birleşik Krallık, bu sonuçla AB tarihinde birlikten ilk ayrılan ülke olacak.

Sayımlarda İngiltere ve Galler'de birlikten ayrılmayı isteyen, İskoçya ve Kuzey İrlanda'da ise AB'de kalmak isteyen seçmenlerin tercihi öne çıkmış durumda. Katılım oranları göz önünde alınarak yapılan hesaplamalara göre kazanan tarafın 16 milyondan fazla oya ulaşması gerekiyordu.

Birmingham'dan çıkan sonuçlar da 'ayrılalım' dedi.

Galler'de ayrılmak isteyenlerin oranı yüzde 55.

İskoçya'da ise açılan sandıklara göre seçmenlerin yüzde 62'si birlikte kalma, yüzde 38'i ayrılma yönünde oy kullandı.

Cebelitarık'ta katılım oranının yüzde 83,5 olarak gerçekleştiği referandumda, 19 bin 322 seçmen AB'de kalma yönünde oy kullanırken, 823 seçmen ise birlikten ayrılma yönünde oy verdi.

AB'den ayrılma yanlısı UKIP lideri Nigel Farage, 23 Haziran'ın 'Britanya'nın bağımsızlık günü' olacağını söyledi. Öte yandan Başbakan David Cameron'ın ise sonuçlar 'ayrılmaktan' yana çıkarsa 'hemen istifa etmesi gerektiğini' ifade etti.

BİRLİKTEN AYRILMAK İSTEYENLERİN SUNDERLAND ZAFERİ

Birlikten ayrılmak isteyenlerin çoğunluğa ulaştığı ilk yer Sunderland oldu. Sunderland'den gelen sonuçlar birlikten ayrılmak isteyen vatandaşlar tarafından büyük sevinçle karşılandı, ayrılma yanlıları Londra'da kutlama yaptı.

İlk sayım yapılan bölgelerdeki birlik yanlısı oylar lehine denge, Sunderland'de oy kullananların yüzde 61 oranında birlikten çıkma yönünde oy vermesiyle değişti. Sandığa giden 134 bin 324 seçmeden 82 bin 394'ü (yüzde 61.3) AB'den çıkma yönünde oy kullanırken, birlikte kalmayı isteyen seçmen sayısı 51 bin 930 (yüzde 38.7) olarak belirlendi.

İNGİLTERE NEDEN AVRUPA BİRLİĞİ'NDEN AYRILDI

GÖÇ VE EKONOMİ

Şubat ayında başlayan ikinci referandum sürecinde taraflar öncelikle göç, ekonomi, ülkenin küresel ağırlığı ve egemenlik konularında karşı karşıya geldi. Yılda 300 binden fazla net göç alan Birleşik Krallık’ta, hükümet bu sayıyı 100 bine indirmeyi vadettiyse de başaramadı.

AB'den ayrılma yanlıları, birlik üyesi olarak kalındığı sürece göçün kontrol altına alınamayacağını savunuyor.

Göçmenlerin başta sağlık olmak üzere kamu hizmetleri üzerinde baskı yarattığını savunan ayrılık yanlıları, AB’den gelen göçmenleri temel sorun olarak gösteriyor.
AB’de kalınmasından yana olanlar ise göçmenlerin ödedikleri vergilerle Birleşik Krallık’a yükten ziyade katkı sağladığını savunuyor.

AB yanlıları, ortak pazarın imkanlarından yararlanılmak isteniliyorsa iş gücünün serbest dolaşımının da kabul edilmesi gerektiğini belirtiyor.

İngiltere, toplam ihracatının yaklaşık yüzde 45'ini, toplam ithalatının ise yaklaşık yüzde 54'ünü AB ülkeleriyle yapıyor ve yaklaşık 2 milyon AB üyesi vatandaşı Birleşik Krallık'ta çalışıyor.

AB’de kalınmasından yana olanlar 500 milyonluk ortak pazarın Birleşik Krallık ekonomisi için öneminin altını çiziyorlar.

Buna mukabil, birlikten ayrılma yanlıları Birleşik Krallık'ın AB düzenlemelerinin dışına çıkarak istediği ülkeyle istediği ticaret anlaşmasını yapma özgürlüğüne kavuşacağını savunuyor.

Birlikte kalma yanlıları, ayrılığın ülke ekonomisinde şok etkisi yapacağını ve milli gelirin yüzde 5-6 azalacağını öne sürerken ayrılık yanlıları ise benzer “felaket senaryolarının” 1999'da alınan avroya geçmeme kararının arifesinde de ortaya atıldığını ancak ülkenin kendi para birimini kullanmayı sürdürmesine karşın, kötü senaryoların gerçekleşmediğini hatırlatıyor.

KÜRESEL ROL VE EGEMENLİK

Birleşik Krallık’ın AB’de kalmasından yana olanlar ülkenin ancak birlik içinde kalması halinde küresel çapta alınacak önemli kararlarda söz hakkı olacağını, AB’den ayrılmanın ülkenin küresel meselelerde sesini kısacağını vurguluyor.

Ayrılık yanlıları ise NATO ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi Birleşik Krallık’ın küresel rolünü koruyacağı görüşünde. AB’den ayrılma yanlıları birliğin ulus devletlerden aldığı yetkileri Brüksel’de topladığını ve bir Avrupa Birleşik Devletleri’ne doğru evrildiğini öne sürüyor.

AB’de kalma yanlıları ise Birleşik Krallık’ın halihazırda kendi para birimini kullanmak ve Schengen Anlaşması'nın dışında kalmak suretiyle “özel statüye" sahip olduğunu, bir Avrupa Birleşik Devletleri içinde erimesinin söz konusu olmadığını savunuyor.