Lilyana Sela “Çocuklar Kreşlerde Sosyalleşmeye Başlıyor..’’

Lilyana Sela “Çocuklar Kreşlerde Sosyalleşmeye Başlıyor..’’

Eğitim hayatına başlamak minik çocuklar için tatlı bir heyecan olmanın yanısıra, uyum zorluğunu ve buna bağlı bazı geçici korkuları beraberinde getiriyor.

Bu durum özellikle de kreşe ilk adımlarını atan minikler için söz konusu oluyor. Debre’de 20 yıldır kreş öğretmenliği yapan Lilyana Sela ile yaptığımız söyleşide minik öğrencilerin kreşlere uyum probleminin sağlıklı ve hızlı şekilde nasıl aşılabileceğini konuştuk.

Kreşe başlamanın, çocuğun anne babasından ayrılarak sosyalleşmesinin temellerinin atıldığı bir dönem olduğunu söyleyen Lilyana Sela, bu dönemde çocuğun bir fert olmanın yanısıra yaşadığı toplumun bir parçası olduğu gerçeğini kabullendiğini söylüyor. Sela, yine de kreşin, çocuğun alışık olduğu düzenden başka bir düzene geçmesi anlamına geldiği için minik dünyalarda bir endişe sebebi de olabildiğine vurgu yapıyor.

Lilyana Sela “Bu dönemin çocuğun hayatında oluşturacağı etkiyi mutlu bir yöne çevirmek kreş ve ailenin birlikte hareket etmesi ile kolaylaşır. Kreşe uyum süreci böylece korku ve kaygı verici bir durum olmanın ötesinde, çocuğun ve ailenin keyif alacağı bir sürece dönüşebilir..’’ diyor.

Kendinizden bahsedebilir misiniz?

1965 yılında Üsküp’te doğdum. İlkokul ve liseyi Debre’de tamamladım. Daha sonra Üsküp Pedagoji fakültesinden mezun oldum. Belediyeye bağlı ‘’Breşia’’ kreşinde 20 yıldır eğitimci olarak çalışmaktayım. Evli ve 3 çocuk annesiyim.

Çocuklarla çalışmak nasıl bir duygu?

Ben 1997 yılından beri mesleğime severek devam ediyorum. Çocuklarla çalışmak benim için büyük bir tutku. Bu mesleği çocukları çok sevdiğim için seçtim zaten. Şu anda eski öğrencilerimden çocuklarını getirenler oluyor. Birçok nesil gelip geçiyor elimizden. Öğrencilerimi yetişkin görünce gururlanıyorum.

Çocukları yetiştirmek çok zor ve emek gerektiren bir iş, o yüzden eğitimci olmak dünyanın en özel mesleği diyebilirim. Mesleğimi büyük bir heyecanla yapmaya devam ediyorum.

Çalıştığınız kreş hakkında bilgi verebilir misiniz?

Bizim kreşimiz 0-6 yaş çocukların bakımı, gelişimi ve eğitimi için faaliyet gösteren ve belediyeye bağlı olarak çalışan bir kurum.. Bu kreşte çocuklara sağlıklı olarak gelişimlerini sağlamak için eğitim ve motor becerilerini kazandırmayı hedefliyoruz. Son derece temiz bir ortamda bulunmalarını ve de sağlıklı bir şekilde beslenmelerini sağlamaya dikkat ediyoruz. Çocukların ruhsal ve fiziksel gelişimine katkı sağlayacak aktivitelerimiz ve gezilerimiz oluyor. Gün içinde eğitim programına bağlı olarak eğlenceli etkinlikler yapıyoruz. Kreşimiz özel günlerde ve serbest aktivilerde de ebeveynlere açık oluyor.

Okul öncesi eğitim neden önemlidir?

Okul öncesi eğitimin çocuklar, aileler ve toplum açısından birçok faydası vardır. 0-6 yaş arasını kapsayan erken çocukluk dönemi çocuğun en hızlı geliştiği dönemdir. Beyin yapısı ve fonksiyonlarının gelişiminin üçte ikilik bölümü 0–4 yaş arasında tamamlanmaktadır. Okul öncesi eğitim; sosyal ve duygusal gelişimi destekleyerek, yetişkinlik döneminde de kişilerin daha üretici ve verimli olmalarını ve sahip oldukları potansiyeli tam olarak kullanmalarını sağlar. 

Çocuklarla uğraşmak zor mu?

Çocuklarla uğraşmanın keyifli yanları olduğu gibi yorucu tarafları da var. Bazen çocuklar dış dünyanın farkına varmaya başladıkça çok ilginç sorular yöneltebiliyorlar. Bazı şeyleri açıklamaya çalışıyoruz, fakat bir kısım konuları da yaşlarından dolayı açıklayamıyoruz. Özellikle küçük yaşta gelen çocuklar tam olarak uyum sağlayamıyor ve bir çok defa huysuzluk yapıyorlar. Çocukların yeni ortamlarına uyumlarını sağlamak çok uzun zamanımızı alıyor.

Eğer çocuk annesinden ayrılmak ve anaokuluna gitmek istemezse, neler yapmak gerekir?

Her çocuk seçme şansı verilse, doğal olarak annesi ile kalmak ister. Çünkü çocuk kendisi için doğru olanı değerlendirme kapasitesine sahip değildir. Bu nedenle anaokuluna başlama gibi çok önemli bir kararın çocuğun anlık isteklerine bakılmaksızın anne-baba tarafından verilmesi gerekir. İlk birkaç gün çocuğun yeni ortama güven duyması ve aşinalık kazanması için öğretmenlerin önerileri doğrultusunda anne-baba anaokulunda belli bir süre kalabilir. Ancak bunun birkaç günü geçmemesi ve çocuk anaokuluna bırakılırken anne-babanın vedalaşma süresini kısa tutması ve duygusal sahnelerden kaçınması önerilir. 

Çocuk anaokulundan korkuyorsa neler yapmak gerekir?

Her yeni ortama girmenin çocuklarda ve yetişkinlerde belli düzeyde bir kaygı oluşturması doğaldır. Çocuğun kreşe rahat bir şekilde uyum sağlaması ve burada mutlu olması için öncelikle anne-babanın bu konuda kararlı, rahat ve emin davranması çok önemlidir. Çocuğu kreşe gönderme kararı konusunda anne-baba ne kadar sakin ve emin davranırsa, çocuk da kendini o kadar güvende hissedecektir. 

Aileler eskiye göre çocuklarını kreşe götürmekte daha duyarlı mı sizce?

Son yıllarda anaokuluna gelen çocuk sayısında artış olduğunu görüyorum. Özellikle çalışan anneler için çocuklarını kreşe bırakmak bir zorunluluk oldu diyebilirim. Ben de çalışan bir anne olarak çocuklar için kreşin önemli olduğunu düşünüyorum. Eskiye göre anneler daha bilinçli olarak çocuklarını getiriyorlar. Ayrıca çocuklarının ilk kreş deneyimlerinden itibaren eğitimleriyle yakından ilgileniyorlar. Bu da çocukların gelişimini olumlu etkiliyor. Eskiye göre kreşlerde daha çok programlar ve aktivitelerin yapılması çocuklar için kreş ortamını daha cazip hale getiriyor ve kolay uyum sağlamalarını temin ediyor.

Ayrıca anneler ile doğrudan iletişim halinde oluyoruz. Çocuğun gelişimi için gereken uyarıları ve detayları anneler ile konuşuyoruz. Bilhassa genç nesil anneler çocukların gelişimiyle yakından ilgileniyorlar. İşimiz kolaylaşmış oluyor.