Küresel ekonomide karanlık tablo

Koronavirüs, dünya ekonomilerini derinden sarsmaya devam ediyor.Literatüre 'Kriz kahini' olarak geçen, 2008 yılındaki büyük ekonomik krizi öngören, ABD'de Wall Street büyük kazançlar kaydederken bile ekonomik bir buhran tespiti yapan ve bu nedenle Dr. Kıyamet (Dr. Doom) olarak da anılan ekonomi profesörü Nouriel Roubini de karanlık bir tablo çizenlerden. Roubini, krizin 10 yıla yayılabileceği uyarısını yaptı.

Ekonominin kalbi konumundaki ABD ekonomisi bu yıl yüzde 7.3, Euro-bölgesi ekonomileri ise ortalama yüzde 8.6 daralıyor. Şirket bilançolarında hasar yanında, değişen tüketim döngüleri de resesyondan çıkışı yavaşlatacak.

Para Analiz'de yer alan habere göre, Asya ve Avrupa’da ülkeler, ABD’de ise eyaletler yavaş yavaş normalleşme sürecine girerken, dünya ekonomisinin yılın ikinci yarısında hızlı bir toparlanma sergileyeceğine dair umutlar kayboluyor. Bu hafta yayımlanan üç rapor dünya ekonomisinin salgın esnasında kaybettiği milli geliri 2022 yılına kadar geri almasının zor olduğunu öne sürdü.

Dünya Ekonomik Forumu’nda çıkan bir analize göre, ABD’de salgın esnasında işini kaybeden her beş kişiden ikisi salgın sonunda işini geri alamayacak.

Bu araştırmanın yapı olarak ABD’ye benzeyen (geniş hizmet sektörü, dış ticaret açığı) Türkiye ve Hindistan gibi ülkeler için de bir rehber rolü oynaması mümkün.

University of Chicago ve Becker Friedman Institute for Economics akademisyenleri tarafından yazılan “Covid-19 Is Also a Reallocation Shock” (Covid-19 aynı zamanda kaynak dağılımı şokudur) başlıklı makalede salgın bitiminde işsizlerin yüzde 42’sinin iş bulmayacağı tespit edildi. Eğer salgın yılın ikinci yarısında da sürer, ya da virüs daha bulaşıcı/öldürücü bir mutasyon geçirirse, kaynak dağılımında çok daha radikal değişiklikler gözlenecek.

Genel olarak ABD’de resesyonda kaybolan işlerin yeni endüstriler veya ekonomik büyüme sayesinde ikame edilmesi en az bir yıl sürüyor. Bu yüzden de salgın hâlihazırda dip yapmış olsa dahi, ABD’nin kaybettiği milli geliri tazmin etmesi 2021’nin sonlarını bulabilir yorumu yapılıyor.

PMI anketlerini de derleyen araştırma kuruluşu IHS Markit’in yeni raporuna göre, Covid-19 salgının ekonomik etkileri deprem veya afetlerden çok farklı. İlk tür “arz şokları”, ardında restorasyon yatırımlarını tetiklediği için kaybolan üretimin telafi edilmesi daha kolay ve çabuk oluyor. Halbuki, bu kez kaybedilen hizmet sektörlerinde çıktı ve işler. Şirketlerin bilançolarında kaldıraç artarken, faiz ödeyecek ciro da azalıyor.

Şirket bilançolarında hasar yanında, değişen tüketim döngüleri de resesyondan çıkışı yavaşlatacak.

Deutsche Bank’ın Varlık Yönetim iştirakı tarafından kaleme alınan rapora göre, en azından ABD, Avrupa ve Japonya’da yılın ilk yarısında yaşanan ekonomik hasarı ikinci yarıda tazmin etmek çok zor olacak.

Raporda toparlanmanın “kare kökü” şeklinde cereyan edeceği öngörüldü. Yani, resesyondan sonra ekonomik aktivite hızlı, fakat resesyon öncesi düzeylere varmayan bir toparlanma sergileyecek. Ardından yataya dönecek.

Dünya ekonomisinin bu yıl yüzde 2.6 daralıp, gelecek sene yüzde 5.4 büyüyeceğini öngören raporda, “Ancak gerçek şudur ki, dünya ekonomisi 2022’ye kadar salgın öncesi üretim düzeyine geri dönemeycek” deniyor.