Aşûre günü oruç tutmak sünnet mi?

Soru: Abi, Aşûre günüyle alakalı bazı sorular sormak istiyorum. Birincisi Aşûre orucu diye bir oruç var mı? İkincisi bu günü nasıl değerlendirebiliriz? Üçüncüsü Aşûre duası diye bir dua var mı? Ve son olarak lütfen cevabınızı kaynaklarıyla beraber yazabilir misiniz? (Kerim Y.)

Malumunuz geçtiğimiz günlerde yeni bir hicri yıla girdik. Bugün, hicrî 1441 yılının ilk ayı olan Muharremin yedisi. Pazartesi ise Muharrem ayının onu. Yani halk arasındaki ifadesiyle Aşûre günü.

İlk sorunuzun cevabıyla başlayalım yazımıza.

Kaynaklarımıza baktığımızda Aşûre günü orucuyla alakalı şu bilgiyi görüyoruz:

“Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Medine’ye hicret ettiğinde Yahudilerin Aşûre gününde oruç tuttuklarını görür ve:

- Bu oruç nedir? diye sorar.

Kendisine şöyle cevap verilir:

- Allah Teâlâ bu günde Musa (aleyhisselâm) ile İsrailoğullarını düşmandan kurtarmıştır. Bu sebeple Musa (aleyhisselâm) bu günde oruç tutmuştur.

Peygamber Efendimiz de (aleyhissalâtu vesselâm):

- Ben Musa’ya sizden daha yakınım, buyurur ve bu günde oruç tutulmasını ister. (Ebû Dâvûd, Savm 63)

Bu durum Ramazan orucu farz kılınıncaya kadar devam eder. Daha sonra ise Efendimiz (s.a.s.), “Dileyen oruç tutsun, dileyen tutmasın.” buyurarak Aşûre günü oruç tutma mevzuunda müminleri serbest bırakır. (Buhârî, Savm 69).

Dolayısıyla Aşûre günü oruç tutmak sünnettir. İsteyen bir önceki veya sonraki günle birleştirerek de oruç tutabilir. (Müsned, 1/241)

Bu güne Aşûre denmesinin hikmeti nedir?

Arapça “Aşere” kelimesi “On”, “Âşir” ise onuncu anlamına gelir. Halkımız onuncu gün mânasına gelen “Âşir”i, “Aşûre” şeklinde söyleyerek Muharrem’in onuncu gününe “Aşûre günü” ismini vermiştir.

Kaynaklarımıza baktığımızda bu güne Aşûre denmesinin hikmeti olarak, o günde Rabbimizin on peygambere on değişik ikram ve ihsanda bulunduğu bilgilerini görüyoruz.

Bu ikramları şöyle sıralayabiliriz:

  1. Allah Hz. Musa’ya (a.s.) Aşûre gününde bir mucize ihsan eder, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömer.
  1. Hz. Nuh’un (a.s.) gemisi, Cûdi Dağı’nın üzerinde Aşûre gününde durur.
  1. Hz. Yunus (a.s.), balığın karnından Aşûre günü kurtulur.
  1. Hz. Âdem’in (a.s.) tövbesi Aşûre günü kabul edilir.
  1. Hz. Yusuf (a.s.) kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Aşûre günü çıkarılır.
  1. Hz. İsa (a.s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semaya yükseltilir.
  1. Hz. Davud’un (a.s) tövbesi o gün kabul edilir.
  1. Hz. İbrahim’in (a.s.) oğlu Hz. İsmail Aşûre günü dünyaya gelir.
  1. Hz. Yakub’un (a.s.) oğlu Hz. Yusuf (a.s.)’ın hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlar.
  1. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşur. (bkz. Diyarbekri, Tarihu’l-Hamis, 1/360; Sahih-i Müslim Şerhi 6/140)

Aşûre duası var mı?

Evet, Kulûbu’d-Dâria’da bu isimle kayıtlı bir dua geçiyor.

Yazımızı Aşûre gününün, bütün mağdur ve mazlum kardeşlerimizin kurtuluşuna vesile olması dileğiyle bu dua ile bitirelim:

“Allah’ım!

Sen, Ebedî’sin, Kadîm’sin, Evvel’sin. Sonsuz keremin ve fazlın hürmetine önümüzdeki yeni yıl içinde bizi, şeytandan, onun avenelerinden ve dostlarından korumanı isterim. Sürekli kötülüğü emreden, fenalık isteyen nefsime karşı yine Sen’den yardım dilerim.

Beni Sana yaklaştıracak amellerle benim her türlü derdime deva bahşetmeni ümit ederim. Ey Celal ve İkram Sahibi, Ey Merhametlilerin en Merhametlisi, rahmetini beklerim!” (Kulûbu’d-Dâria, s. 737)

Please publish modules in offcanvas position.