İbret Levhaları

İbret Levhaları

Yarın size Başkenti çevreleyen dağlar bir dev asma köprüyle birbirine bağlanacağını söylerseler, hiç şaşmayın.

Bu ülkede her şey mümkündür.

Sünger, alçı ve yapışkan, çok şükür, istediğiniz kadar var. Beş on gün önce Müslümanların çoğunlukla yaşadığı bir belediyede altmış metrelik bir haç dikmeye giriştiler. İş lafta kalmadı; temel atma töreni yapıldı, politikacılarla papazlar nutuk çekti, milliyetçi takım hoparlörden sloganlar attı. Sonra neler oldu biliyorsunuz. İktidar ortağı Arnavut partisi sert tepki gösterdi, belediyenin Müslümanları sokağa döküldü, gene nutuklar çekildi, medya gürültüsü eşliğinde taraflar birbirine çamur attı.

Biz ‘’Eyvah, yandık gittik’’ demeye başlamışken, ortalığa derin bir sessizlik çöktü. Hoparlörler sustu, medya olayla ilgilenmez oldu, vatandaş ilgisini kaybetti. Kimi sorarsanız omuz silkerek ‘’Haç mı? Ne haçı be? Yok öyle bir şey!’’ deyip üzerinden geçer. Nasıl olacakmış ki? Çivi çiviyle sökülür diyen bir atasözü mü özdeyiş mi ne bileyim ben var ya, işte araya giren günlerde haçı unutturan başka olaylar oldu.

Bunlar da skandal mahiyetinde; yıllar var ki bu bir karışlık ülkenin vatandaşının ilgisini güzel şeyler değil, hep çirkinlikler, skandallar uyandırır. Bunlar ise hiç eksik olmaz. Biri gelir öbürü gider ve her defasında biz sıradan insanlarda duygular galeyana gelir; bazen ağır laflar söyleyerek birbirimize gireriz, bazen soğukkanlılığımızı koruyarak kendimize hakim oluruz. İşte haç heyecanı kıvamına varmış bulunurken, Bilim ve Sanatlar Akademisinin başkanı bir duvara o yanıp sönen ışıklardan ibaret bir levha astırdı. Bugün her köşede bunların yüzlercesi var, niye bu sonuncusu farklı olacakmış? demeyin.

Bu levha işten anlayan için bizim levh-i mahfuzumuz olmak üzere. Çünkü saniye saniyesine ülkenin dış borçlarını göstermekte. Duvara asıldığı gün 4,2 milyar Avro borçlu olduğumuzu gördük, ama bunu oldu bittiye bağlamayın, çünkü bugüne kadar buna muhakkak yirmi otuz milyon Avro daha eklenmiştir. İç borçlardan hiç bahsetmeyelim; Hükümetimiz, sağolsun, her Pazartesi günü yerli firma ve bankalardan ortalama 50 milyon Avro borç almakta. Göz açıp kapayana kadar hesaptan anlayanlar borcumuzun saniyede ne kadar arttığını hesapladılar. Dün doğan bebekten tutun ta son günlerini yaşayan vatandaşımıza kadar her birimiz 2.300 bilmem kaç Avro borçluymuşuz. Uzmanlar, bu gidişle üç dört yıl zarfında ‘’borçlu köleliğine’’ düşeceğimiz kanısında. Bu kölelik nedir bilmiyorsanız, söyleyeyim: bir gün gelir kredi veren yabancılar bunu çevirecek durumda olmadığımız kanısına vararak, bizden el kaldırır. Komşu Yunanistan’da olduğu gibi bir biçim devlet iflası başlar. Devlet bütçesinden yaşayanların yarısı işten çıkarılır, maaşlarla emeklilikler yarılanır ve daha bir sürü kısıtlamalar olur. Levh-i mahvuzumuz iki gün yaşadı. Nasıl ki çok eskiden kara haberleri getirenler öldürülüyormuş, o dört küsur milyarla borçlanan bizim iktidar adamları da ne yapıp yapıp levhayı çektirdiler. Kim oluyorsun sen devletin ne kadar borçlu olduğunu halka söyleyesin?

Böylece, sayın okurlar, mucizeler dolu ülkemizde mutlu hayatımız devam etti; tik takalarıyla borçlarımızı sayan o kudret saati durdu. Hepimiz yine eskiden olduğu gibi memnun ve mutluyuz. Borç levhasının duvardan sökülüp çöpe atılmasına sebep olan bir gelişmeyi daha anmadan edemiyorum. Şu Devlet Seçim Komisyonu var ya, geride kalan günlerde seçmen kütüğünde yaptığı kapsamlı incelemeler sonucu yarım milyon şüpheli isim olduğunu halka duyurdu.

Durup dururken, on küsur yıl ülkede yapılan çeşitli seçimlere çoktandır ölenlerin, ülkeyi terk edenlerin, birden fazla kimliği olanların katıldığını öğrendik. Son on sene zarfında ülkeden 600 bin kişinin göç etmiş olduğu resmi bir veri olmasına rağmen, kütük, 2,1 milyonluk ülkede 1,8 milyon seçmen olduğunu göstermekte. Efendim, Seçim Komisyonu kütükte mevcut olan bu yarım milyonluk ‘’ölü canlar’’ ordusunu çöpe atamaz. Ülkenin dört tarafına dağılıp, o isimleri taşıyan şahısların evlerini bir bir ziyaret etmek zorundadır. Kütüğün güncelleştirilmesi dediğin, işte, böyle olur. İpler, işte, bu noktada koptu. Vatandaşın evine ziyaret günleri yaklaştıkça, bu yarım milyonluk ‘’ölü canlar’’ ordusu yavaş yavaş erimeye başladı.

Yarım milyondan üç yüz bine düştü, halk niye oldu nasıl oldu bu iş sorup dururken bir akşam komisyon kontrol edilmesi gereken vatandaşların sayısı esasta 100 bin olduğunu açıkladı. Bu iş başlamazdan üç gün önce ben bu satırları yazarken o yüz bin 85 bin oldu. Büyük ihtimalle daha da düşecek, sonunda kütükte beş on bin ‘’ölü candan’’ fazla olmadığı açıklanacak. Bunlar da kimdir tahmin ediyor musunuz?

Arnavutlar. İbret levhaları tek başına gitmez. Birbirine eklenir, birbirini tamamlar. Altı ayı aşkın bir süredir ki ülkede seçim yolsuzluklarını araştıran özel yetkili bir savcı var. Bu savcı, işte, son yılların seçim hilelerinden ötürü ülkede Cumhurbaşkanı, milletvekilleri ve Anayasa Mahkemesi yargıçları kanuna aykırı bir şekilde görev yaptıklarını bütün dünyaya duyurdu.

Bu satırlar yazılırken bu ibret levhası hala açık. Her kafadan bir ses çıkıyor. Yeni levhada neler olacak merak konusu.

EN YENİLER

Zaman Makedonya

ZAMAN.MK ©
1994 - 2020 - TÜM HAKLARI SAKLIDIR.
Bu Web Sitesinde yer alan içeriklerin önceden izin alınmaksızın kullanımı yasaktır.

Zaman Makedonya