Çığ Öncesi

Çığ Öncesi

51:49’a itirazlarla ilgili bütün işlemlerin süresi doldu.

Bizim gazete yine gafil avlandı: seçim dramının nasıl bittiğini ancak haftaya, sağır sultanın bile öğrendiğinden sonra ele alacağız.

Tabii, biterse eğer. Sakin, medeni, nerdeyse İskandinavya ülkelerinin havasında geçen oylamadan hareketle geçen sayıda bir övündüm, bir övündüm, içim içime sığmaz oldu. Ama, gel gör ki, Makedonya denilen mucizeler ülkesinde insan her zaman erken öten horoz olabileceğini unuttum.

Ben soluk kesici denilebilecek kadar heyecanlı dram 61:59’la bitti dedim, susanlarla ezilenler, haksızlıklara uğramış olanlarla fakir fukara isyan etti dedim, göndere değişmeler bayrağını çıkardılar dedim. Orası öyle, ama 51:49 dramının ilk sahnesiymiş bu. Bizde adetten olduğu gibiikinci, üçüncü ve bundan sonraki sahneler de varmış. Bu satırlar yazılırken Devlet Seçim Kuruluna 16 itiraz geldi, Kumanova’da bir polis komiseri seçim yolsuzluklarına karışmış diye gözaltına alındı. İtirazlar doğru bulunursa, her halükarda 51:49’lu skor 50:50 halini alır. Hükümetin Arnavut ortağı da bir milletvekilinden olur ve Hükümet kurmak şansını kaybeder. İster çatla ister patla, durum bundan ibaret.

Sandıklar kapanırken demokraside ulaşmış olduğumuz seviyeyi göklere çıkardılar, ama sonuçları öğrendikten sonra bir sürü eksiklik bularak itiraz işlemini başlattılar. İlerleyen günlerde neler daha olacak, bir Allah bilir. Beni sorarsanız durum yavaş yavaş kontrolden çıkmaya başlıyor, ama yanılıyorum inşallah.

Bütün bunlar bir çığın alametleridir. Çığın nasıl meydana geldiğini herhalde biliyorsunuz, ama bilmeyenlere anlatayım. En az 45 derece meyilli bir dağ tepesine kar yağar, dura dura donakalır.

Sonra bu donuk kar tabakası üzerine bir başka kar yağar, ama zaman darlığından donup bir önceki kar tabakasıyla bütünleşemez.Yani, dengesiz ve kaygın bir tabaka şeklinde kalır.

Çığa sebep olan, bu kar tabakasıdır. Ona ilk basan talihsiz siz olursanız, yandınız. Gene bunun da bir iki varyantı var ki, netice için çok önemlidir. Yeni yağan kar yaş ve lapa lapa yağan kar imişse, yokuş aşağı yuvarlanırken giderek büyür ve altında ne varsa ezip geçer. Yok, yeni kar toz şeklinde ve kuruysa, onun meydana getirdiği çığ daha az tehlikeli olur. Bunları size dağcı tecrübemden söylüyorum. 11 Aralık sonrası Makedonya siyasi sahnesi işte buna benziyor.

Kaygın kar tabakasına ilk basan kim olacak, karlar hangi yöne kayacak, yokuş aşağı yuvarlanırken büyüyecek mi, altında kalan kim, üstünde kim olacak?

Valla, ben bilmiyorum. Evliya değilim ki bileyim. Ama bildiğim bir şey var: ne olursa olsun, nasıl olursa olsun, bu Meclis aritmetiğiyle mafya rejiminin sonu gelmiştir. Dünyanın bütün sihirbazları bile gelse, onu kurtaramaz. Elde hiçbir şey yokken, aslı astarı olmayan tahminler yapmaktan kaçınarak, ilerideki gelişmelerin doğrultuları hakkında sağlıklı mantıkla düşünelim.

Tahmin edelim ki Devlet Seçim Kurulu bütün itirazları ret etti, temyiz mercii olan İdare mahkemesi de bir sakınca bulmadığından 51:49’u resmileştirdi. Sonuç itibarıyla, Hükümet kurma hakkı VMRO partisinindir. Ama politikada dün dündür, bugün her şey yeniden başlar. O eski rahatlık yok. Ahmeti’nin partisiyle güç halle 61’ e ulaşıyorlar; eskiden 80 oyla istediğini yapar, asıp keserlerdi. Şimdi sırtında ağır bir yükle ince, çok ince bir buz tabakası üzerinden geçen, yolunu yordamını kaybetmiş iki garibanı andırıyorlar. Tabii, bu olasılığa da çok büyük yedekle yanaşmak gerek, çünkü seçim sonuçları itibarıyla Arnavut partilerinin konumu çok değişti, öncelik listeleri altüst oldu, hepsinin iştahı artarak göklere çıktı.

VMRO partisi Arnavutlara(dolayısıyla bütün Müslüman alemine)karşı kin yaymakla, adeta bir haçlı seferini başlatmak tehdidiyle 51’e ulaştı, şimdi işte o aynı Arnavutların partilerine muhtaç. Bunlarda biraz akıl varsa, şeytanla bir olmaktan uzak dururlar. Yok, araya para, çok para, bizden çalınan para veya mafya usulü şantaj girer de kabul ederlerse, bunun sonu yine hüsran olur, çünkü Hükümet ortaklarının menfaatleri o kadar birbirine ters ki, koalisyon çok çabuk bozulur. Yok, itiraz prosedüründen veya yeni oylamadan 50:50 skoru çıkarsa, partilerin uzlaşmaya gitmek kabiliyeti dile gelir. VMRO partisi kuruluşundan daha azınlıkların partileriyle ortak dili çok zor bulabilen bir parti olarak bilinir.

Görünen o ki, güncel durumda isteği olsa bile kimseyle uzlaşma yapamayacak. Diğer yandan, yer darlığı yüzünden ayrıntıları üzerinde duramadığım bazı durumlarda hükümeti kurmak görevi Sosyal Demokratlara da verilebilir.

Onların uzlaşma kabiliyeti çok daha büyüktür, büyük ihtimalle bütün Arnavut partilerini aynı çatı altında toplayarak şöyle böyle bir Hükümet kurabilirler. Ama bunun da ömrü pek uzun sürmez, çünkü evdeki hesap çarşıda uymaz, yani kampanya sırasında bol keseden verilen vaatler, tatbikatta gerçekleşemez veya kör topal yürür. Lafın kısası, varyantlar çok var, ama hiçbiri uzun ömürlü değil. Yeni seçimi hazırlayacak bir geçici, teknik, geniş veya milli selamet hükümeti de, nasıl derseniz deyin, dikkate alınmalıdır. Nisanda yerel seçimlerle birlikte genel olanlarını da yapmakmantığa en yakın görünüyor. Nasılsa, siyasi krizden çıktık demek için bin tanık ister. Beni sorarsanız, kriz derinleşip genişledi.

En kötü olan nedir biliyor musunuz?

İlk işaretlerini gördüğümüz Makedonlar arası çatışma, ki başlarsa bizi de çok çabuk alıp götürür.

Valla bu yaşta barikatlara çıkacak değilim.