Kanununuz Fenere Toslamasın

Kanununuz Fenere Toslamasın

Bir toplumun sorunları ve problemleri birden çok nedenlerin bileşkesinden meydana gelir. Dolayısıyla bu sorunlar bileşkesini toptan tesiri altına alamayan çözümler neticesiz ve etkisiz kalır.
Çünkü "kelebek tesiri" mantığı ile toplumun tek bir alanında örneğin eğitim veya ekonomide meydana gelen değişme, başkalaşma veya bozulma orada durmaz toplumun başka alanlarına da sıçrar.

II. Mahmut döneminde Avrupaî tarz hayatın sonucunda yer sofrasında yemek yemek adeti yavaş yavaş terkedilir ve masa üzerinde yemek yenmeye başlanır. Buna sebep olan da bügünkü gibi pantolon giyme adetinin yaygınlaşmaya başlamasıdır. Yani Avrupa'dan pantolon gelir, düzgün durması için ütü de arkasından gelir. İçine kömür doldurularak zar zor ütülenen pantolonlarla oturarak yer sofrasında yemek de yemek olmaz ki! Masada yemek yemek fikri bu yüzden daha çabuk kabul görür. Masada yemek demek herkesin kendi tabağından yemesi demektir. Haydi bu sefer Avrupa'dan tabak ithal edilir. Tabaklar temizlendikten sonra üstüste sıra sıra duracak değil ya! Bu sefer Avrupaî tarz vitrinler ya yapılır veya dışarıdan ithal edilir.

Bakın II. Mahmut döneminde hayatımıza giren pantolonun toplumsal çapta meydana getirdiği dalgalanma böyle. Bu dalgalanma dönemi şu anda çoktan durduğu veya durulduğu için çoğumuz bir pantolonun böyle bir dalgalanma meydana getirdiğini tahmin edemez bile. Böyle bir dalgalanmayı zihnimizde realitelere uygun bir şekilde biraz daha sürdürmemiz mümkündür; Osmanlı toplumuna pantolon girdikten sonra şalvar kullanımının azalması terzi esnafını ne hale getirmiştir bir düşünün.

Avrupa'dan pantolonun gelmesi gibi matbaanın gelmesinin de Osmanlı toplumunda buna benzer etkisi, dalgalanması olur. Ulema sınıfı el yazması eserlerle geçimini temin etmektedir. On tane hattatın yaptığından fazla iş yapan matba onları korkutur ve tedirgin eder. Ellerinden ekmek paralarını kaybetmemek için karşı çıkarlar matbaya. Bence elinde gücü olan hangi sınıf olsaydı böyle yapardı. Sonunda İbrahim Müteferrika dinî olmayan eserleri basmakta bulur çareyi, çözümü ve sulhu. İlk basılan eser de bu bakımdan bir coğrafya kitabı olan "cihan'nüma" olur.

Gelen bir pantolon veya matbaa değil de bir kanun veya bir anayasa maddesiyse! Dışarıdan gelen pantolon sadece şalvar yapan terzilere zarar verir, matbaa da kitap yazan hattatlara. Fakat toplumun ahlak ve adet yapısına uymayan her kanun toplumun her kesimine zarar verir. Ve neticede toplumda çatışma doğar, anarşi alır başını gider.

"Fertler veya kanun yapmakla görevli gruplar canlarının istediği gibi toplumda mevcut ve fonksiyon icra eden normları değiştiremezler. Bu tür değiştirmeler resmi hukuk normlarının güdük kalmasına ve toplumda formel norm ve informel norm çatışmasına sebep olur. Bu nedenle resmi norm (hukuk normu) koyucularının resmi olmayan normları iyi bilmeleri ve bunlar arasından çok bütünleşmeyi sağlayıcı tedbirler almaları gerekir." (Prof. Dr. Zeki Aslantürk. Sosyoloji, sf: 270)

Şimdi Türkiye'de yeni bir anayasa yapalım, asker mantığı ile yapılan "seksen iki" anyasası bize "dar geliyor" deniyor. Buna benzer sesler "Ohri çerçeve anlaşmasıyla" alakalı Makadonya'dan da yükseliyor veya dillendiriliyor.

Yapılan anayasanın veya çarçeve anlaşmalarının daha uzun ömürlü olabilmesi için Zeki hocanın da yukarda hatırlattığı üzere formal normlar esas ve temel alınmalı, informal normlar bu temele göre inşa edilmelidir. Esas ve temel olan normlar da; halkın adetleri, görenekleri, dini yapısı ve eğitim ve ahlak seviyesidir. Dolaysıyla her beş on yılda bir değişebilen informel norm (hukuk) zaten tarihin derinliklerinden itibaren varlığını devam ettiren formel normlar mecmuası olan bir dine "bana uy" diyemez ve ananaleri görmemezlik edemez.

Sisli dumanlı denizde yol alan yük gemisi, ilerde gördüğü ışığın olduğu yere mesaj gönderir: "Yolumdan çekil." Işığın olduğu yerden de gelen mukabil mesaj der ki "sen yoldan çekil." Gemi: "Ben yük gemisiyim dönmem çok zor sen yolumdan çekil" der. Işığın göründüğü yerden ise gelen son mesaj: "Ben bir fenerim. İstersen yolunu değiştirme. Sen bilirsin."

Gemi informal normları, fener ise formal normları temsil eder. Yorum sizin!

EN YENİLER

Zaman Makedonya

ZAMAN.MK ©
1994 - 2020 - TÜM HAKLARI SAKLIDIR.
Bu Web Sitesinde yer alan içeriklerin önceden izin alınmaksızın kullanımı yasaktır.

Zaman Makedonya