“Kuzey Makedonya”nın Avrupa yolculuğu başladı..

“Kuzey Makedonya”nın Avrupa yolculuğu başladı..

Dünya tarihinin en uzun süreli ihtilaflarından birisi olan isim sorununu bitiren anlaşma imzalandı. 27 yıldan bu yana süren probleme son veren ön anlaşmanın imzalanmasının ardından Makedonya artık “Kuzey Makedonya Cumhuriyeti” olarak anılacak.

Anlaşmaya göre Kuzey Makedonya vatandaşları ‘makedon’ olarak nitelendirilirken, konuşulan dilin ise slav orjinli bir dil olan ‘makedonca’ olduğu vurgulanıyor. Zaev Hükümeti’nin görevi devralmasının hemen ardından başlayan isim sorunu müzakerelerinde anlaşıldığına dair yapılan açıklamadan sadece günler sonra imzalar da atıldı.

Prespa gölünün Yunan tarafındaki Psarades köyünde gerçekleşen imza törenine iki ülke dışişleri bakanları Dimitrov ve Kotsias’ın yanısıra başbakanlar Zaev ve Çipras da katıldılar. Törende ayrıca BM Arabulucusu Matthew Nimetz ve AB temsilcileri Federica Mogherini ile Johannes Hanh da hazır bulundular.

HER İKİ ÜLKENİN DE ULUSALCILARI ANLAŞMAYA KARŞI..
Yunanistan’la varılan anlaşma Yunan milliyetçilerin yanı sıra Makedon milliyetçilerin de tepkisini çekiyor. Kuruluş yıl dönümü vesilesiyle Manastır’da bir protesto yürüyüşü organize eden Ana Muhalefet VMRO-DPMNE’nin lideri Hristiyan Mickovski, anayasal ismin değişmesine yol açacak anlaşmayı vatana ihanet olarak nitelendirdi. “Bizim adımız Makedonya’dır ve bu hep böyle kalacak” diyen Mickovski, gösterdikleri çabayı bir insan hakları mücadelesi olarak nitelendirdi. Bu arada Cumhurbaşkanı İvanov’un da anlaşma karşıtı tavrı sürüyor. Ancak İvanov anlaşmayı sadece bir kez veto edebiliyor, anlaşma ikinci kez Meclis’ten onay aldığı takdirde İvanov’un veto yetkisi bulunmuyor.
İVANOV: BU ANLAŞMAYI İMZALAYAMAYACAĞIM…
Anlaşmaya varılmadan önce de zihinlerdeki en büyük soru işaretlerinden birisi İvanov’un böylesi bir anlaşmayı imzalayıp imzalamayacağı konusuydu. Birçok analistin görüşü, İvanov’un tıpkı diller yasasında olduğu gibi Anayasayı ihlal etmek pahasına bu anlaşmayı da imzalamayacağı yönündeydi. Nitekim anlaşmaya varıldığına dair bilgilerin kamuoyuyla paylaşılmasının hemen sonrasındaki gün İvanov beklenen sinyalleri vermeye başladı. İvanov, varılan anlaşmayı kendisine takdim etmek üzere Cumhurbaşkanlığı konutuna gelen Zaev ve Dimitrov’u dinlemek için vakit ayırmayarak anlaşmaya muhalif olduğunu gösterdi. İvanov bir gün sonra düzenlediği basın toplantısında ise söz konusu anlaşmayı imzalayamayacağını açıkça ilan etti. İvanov, “Kararım nihaidir. hiçbir baskı, şantaj veya tehdit beni bu kararımdan vazgeçiremeyecektir. Ülkeme zararlı olan böyle bir anlaşmayı imzalamayacağım.” dedi. İvanov, ülkenin AB ve NATO’ya üye olması ihtimalinin zararlı bir anlaşmaya imza atılmasına gerekçe yapılamayacağını ileri sürdü. Bu arada ana muhalefet VMRO-DPMNE lideri Hristiyan Mitskovski’nin de aynı görüşü paylaştığı görüldü. Mitskovski anlaşmayı bir kapitülasyon (şartlı teslim olma) olarak nitelendirdi. Mitskovski, “Bu anlaşmayı bir kapitülasyon olarak değerlendiriyoruz ve engellemek için tüm demokratik haklarımızı kullanacağız.” dedi.

HAHN: İVANOV GÖREVİNİ KÖTÜYE KULLANMIŞ OLUR..
Hahn, MİA haber ajansına verdiği mülakatta İvanov’a Yunanistan ile yapılan anlaşmanın sorumluluğunu bir an önce üzerine alması çağrısında bulundu. Hahn, “Bir ülkenin Cumhurbaşkanına, o ülkenin Başbakanı ve Dışişleri Bakanı ile konuşmayı reddetmek yakışmaz. Bence, Başbakan ve Dışişleri Bakanı anayasanın gereklerine sonuna kadar saygı göstermişlerdir. Şimdiden sonra artık Cumhurbaşkanının sorumluluk alması gerekmektedir. Seçilmiş bir Cumhurbaşkanı özel bir mevkiye ve sorumluluğa sahiptir ve bu durumun farkında olmalıdır. Aksi takdirde görevini kötüye kullanmış olur..” dedi.
YUNANİSTAN’DA GÖSTERİLER YAPILDI, ÇİPRAS HÜKÜMETİ GÜVEN TAZELEDİ..
Yunanistan’da anlaşma karşıtı ulusalcılar protesto gösterisi yaparak Başbakan Çipras’ı vatana ihanet etmekle suçladılar. Yunan muhalefetindeki Yeni Demokrasi Partisi’nin (YDP) talebi üzerine Hükümet aleyhine yapılan oylamada, Çipras Hükümeti 127 karşı oya rağmen 153 oyla güven tazeledi. Oylama esnasında muhalefet taraftarları Başbakan Çipras’ı istifaya davet ettiler ve Parlamento’yu basmaya kalktılar. Polis Parlamento’ya girmek isteyen protestoculara göz yaşartıcı gazlarla müdahale etti.
ZAEV: AVRUPA KORKUDAN DAHA GÜÇLÜDÜR
Başbakan Zoran Zaev, anlaşmayı korkuya, yabancı düşmanlığına ve sabit fikirliliğe karşı bir eylem olarak değerlendirdi. Zaev, “Yaptığımız bu anlaşma ile gurur duyuyoruz. Gururluyuz çünkü aramızda ayrılık unsuru olan bir konuda, çözüm çerçevesinde buluştuk ve bizi beraber kılanı seçtik. Anlaşmanın nihai şekliyle birlikte isim sorununu çözmek ve stratejik partnerlik kurabilmek adına imza attık ve böylece adeta dağları yürütmek zorluğunda bir iş yaptık. Tarihten ders çıkarmamız gerektiğini ve aynı hataları tekrarlamamayı öğrenmiş olduk. Demokratik dünya ve dostlarımız bu anlaşmanın imzalanmasını, geçmişin prangalarından kurtulup geleceğe doğru önemli bir adım olarak nitelendiriyorlar. Avrupa korkudan daha güçlüdür. Yunanlılar, Makedonlar, Avrupalılar korkudan daha güçlüdür. Avrupa ailesi duvar nedir bilmez. Avrupa içinde yabancı düşmanlığı söz konusu olamaz.” dedi.

ÇİPRAS: BALKANLARDA YENİDEN NEŞELİ ŞARKILAR SÖYLEME ZAMANI..
Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ise Balkanlarda yeniden mutluluk veren neşeli şarkılar söyleme zamanının geldiğini söyledi. Çipras, “Burada, Psaridis’te yeni bir şarkı yazmaya başlıyoruz. Amacımız, bu mutlu şarkının asırlarca ve birçok nesil tarafından, bizim ve sizin dilinizden, bizim milletimiz ve sizin milletiniz tarafından söylenmesidir. Bu şarkı, barışı kutlayacak bir şarkı olacak. Bugün burada, her iki taraf da vatanseverlik görevimizi yerine getirmek için buluşmuş durumdayız. Kararlı bir duruşla ve yorulma nedir bilmez bir çaba ile her iki taraf için de kabul edilebilir bir anlaşma elde etmeye başardık. Bu anlaşma her iki tarafın prensip ve değerlerine tamamen saygı duymaktadır. Anlaşma iki halka da hitap edebiliyor, bu nedenle rahatlıkla halklarımızın gözüne bakabilir ve önyargısız şekilde anlaşmayı okuyup destek vermelerini isteyebiliriz. Eğer milletlerin ruhu o milletlerin tarihi ise, bu anlaşmanın her iki milletin de ruhunu yansıttığını rahatlıkla söyleyebiliriz.” dedi.

AB DESTEĞİNİ YİNELEDİ..
Törende yer alan AB'nin genişlemeden sorumlu yüksek temsilcisi Johannes Hahn anlaşmanın taraflar kadar bölgenin tamamı için de faydalar sağlayacak tarihi ve cesur bir başarı olduğunu vurguladı. Hahn, anlaşmaya muhalefet eden ulusalcı çevreleri ima ederek attığı twitter mesajında, gelinen noktada iki ülkedeki siyasi aktörlerin tamamının yapıcı bir tavır sergilemesini ve anlaşmaya destek olmalarını beklediklerini belirtti. Hahn, “Bugünkü anlaşma iki ülke vatandaşları ve tüm bölge için iyi olacak. Şu üçgen oluşturan nefes alıcı ülkelere (Makedonya, Yunanistan ve Arnavutluk) bir bakın. Bu manzara bize Doğu Avrupa’nın ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğunu göstermektedir. Bariyerleri yıkmak herkese kazandıracaktır.” yazdı.


MOGHERİNİ: KUZEY MAKEDONYA İLHAM KAYNAĞI OLACAK..
AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, imzanın atıldığı günü tarihi bir gün olarak değerlendirdi. Twitter hesabından konuyu değerlendiren Mogherini, “İki ülke için, Balkanlar ve Avrupa için daha barışçıl ve birleştirici bir bölge haline gelmek adına iyi bir gün. Kuzey Makedonya Cumhuriyeti, hepimiz için ilham kaynağı olacak.” dedi.

BAİLY: ANLAŞMA DAHA PARLAK BİR BÖLGE SAĞLAYACAK..
ABD Üsküp Büyükelçisi Jess Baily ise twetter hesabından yaptığı açıklamada, Makedonya ile Yunanistan arasında atılan imzadan duyduğu memnuniyeti vurguladı. Baily, “İki lider ve hükümet bir vizyon, cesaret ve uzlaşma göstererek bölge için daha parlak bir gelecek hazırlamaya karar verdiler. Buraya AB ve NATO’ya daha yakın olmak için atılan diğer adımları da katmak lazım. BM arabulucusu Mathew Nimmez’i bunu gerçekleştirmek adına sergilediği çabalarından dolayı saygıyla anıyorum.” dedi.

e-max.it: your social media marketing partner

Please publish modules in offcanvas position.