Referandum 30 Eylül günü yapılacak..

Referandum 30 Eylül günü yapılacak..

İktidar kanadı tarafından İsim anlaşması referandumunun 30 eylül günü yapılması için Meclis’e sunulan teklif oylandı. Oylama sonucunda teklif 68 ‘evet’ oyuyla kabul edilirken, karşı oy ve çekimser oy çıkmadı.

Referandumda sorulacak soru ise; ‘Makedonya ile Yunanistan arasındaki isim anlaşmasını kabul ederek AB ve NATO üyeliğini istiyor musunuz ?” şeklinde olacak. Ana muhalefet partisi VMRO-DPMNE Meclis’te referandum teklifine ilişkin tartışmalara katılırken, oylamaya katılmadı. Meclisteki tartışmalar esnasında bir konuşma yapan VMRO-DPMNE’li milletvekili Nikola Mitsevski, referandumda sorulacak sorunun hileli ve manipüle edici nitelikte olduğunu, vatandaşa açık bir şekilde kanaatinin sorulmadığını iddia etti. Mitsevski, referandumun istişari nitelikte olmasına karar verilerek, sonuç ne çıkarsa çıksın farklı şekillerde yorumlamaya müsait olmasının özellikle arzu edildiğini dile getirdi.
Referandumunun detaylarına ilişkin Meclis safhası geride kaldığı için, artık top Devlet Seçim Komisyonu’nda (DSK). Bu arada DSK’nın yeni seçilmiş üyeleri de Meclis Başkanı Talat Caferi’nin önünde yemin ettikten sonra görevlerine resmen başladılar. Geçici bir süreliğine seçilen yeni üyeler, 6 aylık bir süre için görev yapacaklar. Maliye Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre referandumun masrafları için devlet bütçesinden 3.5 milyon avro ayrıldı.

REFERANDUMUN İSTİŞARİ NİTELİKTE OLACAĞI KESİNLEŞTİ..

Bu arada referandumun mahiyetinin ne olacağına dair tartışmalar da son buldu. Meclis’ten geçen referandum düzenlemesine göre isim anlaşmasına ilişkin referandum istişari nitelikte olacak. Devlet Seçim Komisyonu’nun eski başkanlarından (DSK) Başkanı Aleksandar Novakovski, DSK’nın yeni yapısının bu süreçte yol açacağı muhtemel sorunları ve referandumun istişari nitelikte oluşuna ilişkin görüşlerini aktardı. Novakovski; anayasaya göre devlet kurumlarının bağlayıcı referandumdan çıkan sonucu aynen uygulamak zorunda olduğunu, istişari referandumdan çıkacak sonucun ise kurumları bağlamadığını hatırlatıyor.

NOVAKOVSKİ: REFERANDUM’DAN ÇIKAN KARARA SAYGI DUYULACAK İSE NEDEN İSTİŞARİ OLMASINA KARAR VERİLİYOR?
Eski DSK Başkanı Novakovski, “Hükümetin, Meclis’in ve diğer siyasi partilerin istişari referandumda vatandaşların vereceği karara saygı gösterip göstermeyecekleri tamamen başka bir konudur. Referandum sonucuna herkesin saygı duyacağı ve buna göre hareket edeceği ifade ediliyor. O halde neden istişari bir referandum yapılacağı ilan edilmiştir ? Neden böyle bir ihtiyaç duyulmuştur ? ” şeklinde konuştu. Novakovski, şimdiki olayda olduğu gibi zaten imzalanmış ve Meclis’te onaylanmış bir anlaşmanın vatandaşın onayına sunulması durumunda, bu onayın tamamlayıcı bir nitelik taşıyacağını, çünkü zaten anlaşmanın onaylandığını belirtti. Novakovski, bazı durumlarda konunun önce referandumla vatandaşa sorulduğunu, sonrasında Meclis’te onaylandığını ifade etti. Novakovski, referandum istişari de olsa bağlayıcı da olsa, bu safhadan sonra asıl önemli olanın, kayıtlı seçmenlerin en az yarısının oylamaya katılması olacağını vurguladı.

“KARIŞIKLIK SEÇİM YASASINDAN KAYNAKLANIYOR..”

Yaşanan tartışmaların ve kafa karışıklığının asıl sebebinin, 2006 yılında kabul edilen ve bir kaç kez değiştirilen seçim yasası olduğunu belirten Novakovski, bu yasaya göre düzenlenen referandum konusunun, diğer ilgili kanunlarla uyumlu olmadığını iddia etti. DSK’nın eski başkanı Novakovski, “ilgili yasada, seçimleri kimin izleyeceği, seçimlere ilişkin detayların hangi makam tarafından teklif edileceği, kimin hangi tarz bir kampanya yürütebileceği gibi mevzular düzenlenmemiş. Zaten ‘Kampanya’ sözcüğü bir referandum için uygun bir sözcük değildir, uygun olan kelime ‘kamu propagandası’ olmalıdır. Ancak, bu kamu propagandasının kimler tarafından yapılabileceği de net olmaldır.” dedi. “Adalet Bakanlığı referandumun mevcut yasa ile yapılacağını önceden ifade etti. Ama seçim yasası ile referandum yasası arasındaki uyuşmazlıkların nasıl karara bağlanacağına dair bir görüş belirtilmedi. Tam da bu ‘çatlaklar’ pratikte bir sürü probleme açabilir.” diyen Novakovski, “Bu önemli referandumda, uluslararası temsilcilerin de rol almasına ilişkin herkes kolayca çağrı yapıyor. Fakat aslında onların katılabilmesi için bile yasal düzenleme yapılması gerekir. Eğer bu muğlak ve belirsiz konular netleştirilmez ise herşey DSK’ya bağlı olacak. Bu durumda DSK’nın bütün bu sorunları kendi kararları, düzenlemeleri ve yönlendirmeleri ile çözmesi gerekecek. Fakat bu kadar önemli başlıkları çözebilmek için DSK’nın yeteri kadar zamanı bile yok.” dedi.

SEÇMEN LİSTESİ İLE NE OLACAK?
Düzenlenmesi gereken bir diğer önemli konu da seçmen listesindeki karışıklıklar. Novakovski bu konuda da görüşlerini şöyle ifade ediyor; “Seçmen listesinde de problemler var. Çünkü DSK uzun zamandır fonksiyonel halde değil. Dolayısıyla listenin durumu belli değil. Yabancı ülkelerde yaşayan fakat oy kullanmak isteyen vatandaşlarla ilgili listenin de düzgün hale getirilmesi lazım. Bütün bunlar için DSK’nın karar vermesi gerekecek. Dolayısıyla DSK’nın nasıl zor bir işle karşı karşıya olduğu ortada.” dedi.

e-max.it: your social media marketing partner

Please publish modules in offcanvas position.