Niçin oruç tutuyoruz?

Niçin oruç tutuyoruz?

Ramazan ayı gelince genel gündem oruç olur. Yaklaşıma göre orucun farklı yönleri konuşulur.

Oruçla arası iyi olmayanlar, oruç tutmamak için “toplumun itiraz etmeyeceği” bahaneler arar. Dini hassasiyetleri olanların temel yaklaşımı ise orucun bireysel ve toplumsal faydaları ekseninde cereyan eder.

VÜCUDU DİNLENDİRİR

Devamlı çalışan bir makine gibi yoğun bir şekilde çalışan midemizin de bir ay dinlenmesi veya daha az çalışması mide için rahatlama sağladığı gibi vücudu da dinlendirip korur. Oruç, günümüzün en büyük problemlerinden biri olan obezite/şişmanlık konusunda bir nevi koruma sağlar.

SABIR VE İRADE EĞİTİMİ VERİR

Allah Resûlü, “Oruç, sabrın yarısıdır.” buyurur. Evet, gerçekten de oruçla sabrı öğrenip hayatına tatbik edemeyen bir kimsenin başka şekilde sabrı öğrenmesi zordur. Her zaman yediğimiz, yiyebildiğimiz bir yiyeceği iftar vaktinden önce yiyemiyoruz. Hava ne kadar ağır olursa olsun, ne kadar aç olursak olalım, o “son 5 dakika”yı beklemek zorundayız; tek başımıza da olsak, hiç kimse(!) görmese de.

Evet, Ramazanda oruçla, arzuların sadece Allah’ın emriyle ve rızasını kazanmak için ertelenebileceği öğrenilir.

MİDEYE VE CİNSEL ARZULARA HÂKİM OLMAYI SAĞLAR

Hayatta pek çok sıkıntıyla karşılaşılır. Bu sıkıntıların önemli bir kısmı insanın midesine söz dinletememesinden ve cinsel arzularına hâkim olamamasından kaynaklanır. Ramazan hem mideye hem de cinsel arzulara hâkimiyet için iyi bir eğitim dönemidir. Oruç ile midenin aç ve susuz bırakılması nefsin arzularını bir yere kadar dizginler.

BÜTÜN İBADETLERDE GEÇERLİ OLAN BİR HAKİKATI HZ. ALİ (R.A.) ŞÖYLE ANLATIR:

İbadet, karşılığında bir menfaat beklenerek yapılırsa; buna, “tüccar ibadeti” denir. İbadetin tek sebebi korku ise; bu, “köle ibadeti”dir. Sırf Allah’ın rızasını kazanmak ve nimetlerine şükretmek maksadıyla yapılan ibadet, aklı başında hür bir kimsenin ibadetidir ki, Allah sadece bu şekilde samimi niyetle yapılan ibadetleri kabul eder.

ORUÇ SIRF ALLAH RIZASINI KAZANMAK İÇİN TUTULUR

Orucun insanın şahsî ve toplumsal hayatına, nefsin terbiyesine, Allah’ın nimetlerine şükretmeye bakan faydalarının yanında daha başka binlerce faydası ortaya çıksa, bütün doktorlar oruç tutmayı tavsiye etse biz müminler orucu bu faydalar için tutmayız, tutmamalıyız. Aynı şekilde orucun hiçbir faydasının olmadığı belirlense, biz müminler orucu terk etmeyiz. Orucu, faydaları için tutanlar bunları elde etseler bile orucun asıl sevabını, uhrevi mükâfatını kaçırır, ahirete, kendilerini cehennem ateşinden koruyacak oruç gibi bir “kalkan” gönderemezler. İbadetlerde asıl olan Allah’ın emridir.

İbadetler yalnızca Allah emrettiği için ve O’nun emrettiği şekilde yapılır. Bu durum “taabbudîlik” kavramıyla ifade edilir. Biz ibadetlerin Allah ve Resûlü tarafından belirlenmiş şekil ve formatlarını değiştiremez, zamanını ileri geri alamaz, eksiltme ve artırma yapamayız.

Kısacası aslı olmayan yeni bir ibadet şekli ortaya koyamayız. İbadetlere Allah rızası dışında başka niyetler girdiği zaman, o ibadeti boşa çıkartır. Hatta ahirette, yapanın aleyhine çevirebilir. Biz jimnastik yapmak için namaz kılmadığımız gibi, perhiz, diyet veya midemizi dinlendirmek için de oruç tutmayız. Bunlar orucun tabii neticeleri olabilir. Ancak niyet, diyet olursa insan aç kalır ama bu, oruç olmaz.

Please publish modules in offcanvas position.