Özel Röportaj | Maliye Bakanı Tevdovski: 2018 reformların yılı oldu, 2019 yılında meyvelerini toplayacağız

Özel Röportaj | Maliye Bakanı Tevdovski: 2018 reformların yılı oldu, 2019 yılında meyvelerini toplayacağız

Maliye Bakanı Tevdovski, ekonomide ve maliye politikalarında yaşanan son gelişmeleri ZAMAN’a anlattı. Geride bıraktığımız 2018 yılında yatırımcı güveninin arttığını ve ekonomide önemli toparlanma işaretleri olduğunu kaydeden Bakan Tevdovski, vergi ve ekonomi alanlarında 10 adet büyük reformu hayata geçirdikleri için esas sıçramayı 2019 yılından beklediklerini ifade etti.

2018’i geride bıraktık. Geçen yılı Makedonya ekonomisi açısından başarılı buluyor musunuz?

Geçtiğimiz yılın Makedonya ekonomisi için iyi bir yıl olduğu söylenebilir. Bu tezimi desteklemek için bazı veriler vereyim; Devlet İstatistik Kurumu'ndan alınan son verilere göre, yılın başından itibaren ortalama maaş %5,7 oranında artış göstermiştir. Buradaki büyüme oranı daha önceki yıllarda ancak % 1 veya % 2 oranında gerçekleşiyordu.

2018 yılının üçüncü çeyreği itibariyle işsizlik oranı % 20,8'e geriledi ve şimdiye kadar ki en düşük seviyeye geldi. Bu dönemde 14.239 yeni iş yeri açıldı. Uzun bir aradan sonra yatırımcıların güvenini tekrardan kazanmaya başladığımızı söyleyebilirim. 2018'in ilk dokuz ayında doğrudan yabancı yatırım, bir önceki yıla göre önemli ölçüde artarak 316 milyon avroya ulaştı. Ayrıca 2018 yılındaki ihracatımız, bir önceki yıla göre % 16 oranında yükseldi. Sanayi endüstrüsü ve hizmet sektörü büyüme kaydetmektedir. İkinci ve üçüncü çeyrekte, gayri safi yurt içi hasılada % 3 oranında bir yükselme olduğunu görüyoruz. Burada esas önemli olan, bu büyümenin özel sektör tarafından üretilmesidir. Yani eski hükümet, daha yüksek büyüme oranları sağlayan, ancak ekonominin gelişmesi için gerçek bir değeri olmayan, Üsküp 2014 gibi projelere milyonlarca dolar yatırım yapıyordu. Şimdi kaydedilen büyüme ise önceki büyümelerin aksine, gerçek bir ekonomik büyüme özelliği taşımaktadır.

“SABİT ORANLI VERGİ UYGULAMASI, ESKİ SOSYALİST ÜLKELERİN BİR ÖZELLİĞİ İDİ. ANCAK SON ZAMANLARDA TERK EDİLİYOR..”

Geçen yıl, artan oranlı vergilendirmeyi getirecek yasal değişiklikler yaptınız. Bu sistemi uygulamaya hazır mısınız? 

Maliye Bakanlığı ve Kamu Gelir Kurumu, vergi sisteminde yapılan uygulamayı haayta geçirmeye hazırdır. İlgili tüm taraflar bu konuda tartışmalar, müzakereler yaptılar. Bu tartışmalar esnasında önerilen bazı fikirler, yeni sistem inşa edilirken dikkate alındı.

tevdovski2 08a12

Sabit oranlı vergi uygulamasından neden vazgeçilmesi gerekti?

Adil bir vergilendirme, başarılı devletlerin klasik uygulamasıdır. AB devletlerinin çoğu ve ABD bu tür vergilendirmeyi uygulamaktadır. Adil vergilendirme bütün ekonominin ve vatandaşlarımızın lehinedir. Sabit vergi, eski sosyalist ülkelerin bir özelliği idi, ancak son zamanlarda onlar da bu uygulamadan vazgeçtiler. Komşularımızdan Arnavutluk, 2014'te sabit vergiyi kademeli olarak değiştirdi ve o zamandan beri mükemmel sonuçlar verdi. Daha adil bir vergi sisteminin uygulamaya konması, gelir dağılımındaki adaletsizliğin son bulmasına, yoksulluğun azaltılmasına, daha iyi sağlık ve eğitim hizmetlerine ve cari açığın düşmesine katkı sağlayacaktır. 

Bu bağlamda bir örnek vermek istiyorum. 2017'de en çok kazanan %1’lik dilimin ortalama kazancı 4.486 avro olmuş. Bu miktar ülkedeki ortalama gelirin 14.4 katıdır. Bu rakam, Makedonya'yı sosyal eşitsizlikte Avrupa'da ilk sıraya koyuyor maalesef. Bir taraftan da vatandaşlarımızın bir çoğunun kaliteli eğitime ve sağlığa erişimi yok, çünkü devletin bu alanlara yatırım yapacak parası yok.

Yeni vergi sistemi, vatandaşın cebini somut olarak nasıl etkileyecek? Vatandaşların devlete ödeyecekleri verginin miktarı eskiye kıyasla ne kadar olacak?

Aylık 90.000 MKD'yi aşan gelirler için % 8 oranında ek vergi getiriyoruz. Ayda 90.000 denar'a kadar olan gelirlerin vergisi, eskiden olduğu gibi % 10 olarak kalacak. Sadece gelirin 90.000 denardan fazla olması durumunda vergi oranı eskiye kıyasla % 8 oranında artacak. Dolayısıyla vatandaşların çoğunluğu için vergi oranı aynı kalacaktır aslında.

En yüksek gelir grubundaki bu vatandaşlar, olması gerekenden daha düşük oranda vergi ödüyorlardı. Getirilecek değişikliğin nasıl bir sonuç doğuracağını bir örnek üzerinden açıklayayım; aylık brüt maaşı 140.000 MKD olan bir vatandaşın, reformdan önceki net maaşı 92.733 MKD idi. Ancak yeni düzenlemeyle birlikte bu vatandaşın aldığı net maaş 92.444 denar olacak. Yani burada alınan net maaş sadece 289 denar azalmaktadır. Diğer bir deyişle, brüt maaşın % 0.2’si kadar bir azalma sözkonusudur.

Bu değişime ek olarak, maaş ve emekli maaşlarındaki vergiden muaf olunan 8.000 denarlık kısmı genişletiyoruz. Yani vergi muafiyetini az maaş alan vatandaşların lehine olacak şekilde genişletiyoruz. Böylece düşük ücretli vatandaşların ve emekli maaşı alan vatandaşların ödediği vergiyi düşürmüş olacağız.

10 Reformi TR FINAL WEB b8bdc

“KAMU MALİYESİNİ İYİLEŞTİRMEK İÇİN BİR YILDA 10 BÜYÜK REFORM YAPTIK.”

Sayın Bakan, kısa bir süre önce kamu maliyesini iyileştirdiğinizi belirtmiştiniz. Bu iyileşmeyi sağlayan adımlar neler oldu?

Geçen yıl kamu maliyesi sistemini geliştirmek açısından oldukça verimli bir dönem oldu. Daha iyi bir kamu maliyesi sistemi oluşturabilmek için 10 adet temel reform yaptık. Vergi reformu da bu adımlardan birisidir. Ayrıca, Emeklilik ve Engellilik Sigorta Fonu'nu stabilize edecek, Fon’daki açığı azaltacak ve hem mevcut hem de gelecekteki emekliler için emekli maaşlarını garanti edecek bir reform yaptık. Sosyal sistem reformu ile, en düşük gelirli kategorilerdeki vatandaşlar için garantili bir asgari gelir seviyesi belirledik, sosyal transferlerin daha isabetli yapılabilmesi için sistem oluşturduk ve buralara daha fazla fon sağladık. Çok önemli bir adım da kamu borcunun kontrol altına alınması oldu. 2016 yılında kamu borcunun milli gelire oranı % 48,8 iken, bugün bu oran % 48,2'ye düşmüştür. Kamu borcunun sürdürülebilirliği yönünde kademeli mali konsolidasyon uyguluyoruz. Önümüzdeki yıl bütçe açığının milli gelire oranını % 1 nisbetinde düşürmeyi hedefliyoruz. Önceki hükümetten birikmiş borçların çözümüne sistematik olarak yaklaştık. İlk olarak gecikmiş yükümlülüklerin kurumlar, belediyeler ve fonlar tarafından zorunlu olarak kaydedilmesi için bir yasal düzenleme yaptık. Borçları önemli oranda kontrol altına aldığımız gibi, yeni borçların birikmesini de engelleyecek yasal mekanizmalar geliştirdik.

Kamu alım sistemini Avrupa standartlarına uygun hale getirdik. Kamu alımları ile ilgili yeni yasa, kamu alımlarında daha fazla verimlilik ve şeffaflık sağlayacaktır. Kara para aklama önlemleriyle yolsuzlukla mücadele ediyoruz. En yüksek dünya ve Avrupa standartlarına uygun olarak, kara para aklamanın önlenmesi ve terörizmin önlenmesine ilişkin yeni bir kanun hazırlanmıştır.

Kamu maliyesi sisteminin işlevselliği geliştirilmiştir. Yıllık beyannameyle ilgili olarak elektronik gümrük sistemi ve vatandaşların ve şirketlerin doğrudan faydalanabileceği pek çok önlem hayata geçirildi.

Kamu maliyesinin yönetimini kontrol etmek için en iyi mekanizma olan mali şeffaflığı artırmak yolunda sürekli bir çaba gösterilmektedir. "Vatandaş Bütçesi" isimli web sitesi açılmış olup burada sürekli olarak yeni veriler içeren nitelikli raporlar yayınlanmaktadır. Ayrıca yakında hazine harcamalarının kamuoyuna açıklanacağı bir web platformu da hizmete girecektir.

Muhalefet geçen sene borç aldığınız için sizi eleştirmişti. Oysa kamu borcunun kontrol altına alındığını söylüyorsunuz. Kamu borcu konusunu biraz daha açar mısınız?

2008'den 2016'ya kadar geçen 8 yıl için kamu borcunun milli gelire oranı çarpıcı biçimde % 23'ten % 48,5'e yani 1,5 milyar euro'dan 4,7 milyar euro'ya yükseldi. 2016 yılında bu oran % 48,5 iken şimdilerde % 48,2 seviyesindedir. Bir azalma olduğu ortadadır.

Kontrol almakla kastımız şu; borcun ödenebilir haline geldiğini, yani ekonominin bu borcu çevirebilecek durumda olduğunu söylüyoruz.

Bu ne demek? biraz daha açalım. Evvela hem iç borçlanma hem de çıkardığımız eurobond’larda karşımıza çıkan faiz oranının bir kat daha düşük olduğunu görüyoruz. Örneğin, eurobond'da, önceden % 4 ile % 10 arasında değişen faizler ödüyorken şu an tarihsel olarak en iyi faiz oranı olan % 2,75’ten borçlanma imkanı elde ediyoruz. Dolayısıyla yatırımcının güveni artmakta olduğu için bize borç verirken artık daha düşük oranda faizler talep ediyorlar.

Yatırımcı güveni, uzun vadeli devlet menkul kıymetlerimize yatırım yapma isteğine de yansımıştır. Örneğin bu yıl 30 yıllık devlet tahvili verdik ve yatırımcılardan büyük ilgi gördük. Daha önce iç piyasada verilen en uzun vadeli devlet tahvili 15 yıllıktı. Bu durum, yatırımcıların mevcut ekonomi politikalarına daha fazla güven duydukları, bundan dolayı da varlıklarımıza uzun vadeli yatırım yapabildikleri anlamına gelir. Ayrıca, uzun vadeli devlet menkul kıymetlerinin ihracı devlet borcunun yapısını iyileştirir ve devletin sunduğu hizmetlerin yaygınlaşmasını sağlar. Kademeli olarak mali konsolidasyon yapıyoruz. Yani borçlanmayı azaltabilmek için yıldan yıla kademeli olarak bütçedeki açıkları azaltmayı hedefliyoruz.

tevdovski3 31bbe

“DEVLET PARASININ UYGUN ŞEKİLDE HARCANMASININ EN ETKİLİ YOLU MALİ ŞEFFAFLIKTIR”

Web platformu aracılığıyla vatandaşların Hazine’nin harcamalarına dair fikir sahibi olacağını belirttiniz. Bu uygulama ne zamandan itibaren başlıyor ve sıradan bir vatandaş devletin parasını nasıl harcadığını nasıl kontrol ediyor?

"Açık Finans" veya " Open Finance", daha fazla mali şeffaflık oluşturmak çabalarımızda ileri bir adımdır. Devlet parasının uygun bir şekilde harcanmasının en etkili yolu mali şeffaflıktır. Yakında devreye girecek olan portal, bütçeden hangi kuruma ne kadar ödeme yapıldığını içerecek. İlk aşamada bütçe kullanıcılarının merkezi düzeydeki verileri burada paylaşılacak. Sonrasında ise yerel yönetimlerin verileri bu platformda görülebilecek. Veriler daha sonra daha kolay anlaşılacak, basit formatlarda yayınlanacak.

Verileri vatandaşlar için daha erişilebilir hale getirmek için ilk defa bir web platformu oluşturduğumuz belirtmek isterim. "Vatandaş Bütçesi" adında bir web uygulaması oluşturduk. Bu sayede vatandaşlara son derece açık bir şekilde bütçedeki gelir ve giderler hakkında bilgi verilmektedir. Daha önce da kullanıcılara birçok faydalı istatistiğe erişim sağlayan bir kamu alım platformu oluşturmuştuk. Bunların hepsi daha fazla şeffaflık için ve çeşitli verilerin daha kolay kullanılabilmesi için oluşturulan mekanizmalardır.

“DAHA İYİ YAŞAM STANDARTLARI, SOSYAL ADALET VE BATILI KURUMLARA ENTEGRASYON, BÜTÇENİN ÖNCELİKLERİ ARASINDADIR”

Yakın zamanda Parlamento 2019 Bütçesini kabul etti. Devlet bu yıl ne harcamalar yapacak?

Daha fazla ekonomik büyüme, daha iyi hayat standartları, hukukun üstünlüğünü tesis etmek, daha etkin bir sosyal adalet anlayışı ve AB ve NATO üyeliği. Bunlar, 2019 bütçesi hazırlanırken Hükümet’in dikkate aldığı hedefleri ve öncelikleri teşkil ediyorlar.

Toplumun tüm kilit sektörlerinde yatırımlar öngörülmektedir: NATO entegrasyon sürecinin önemli ölçüde daha yüksek bir savunma bütçesi ve çalışanlar için daha yüksek maaşlar şeklinde yansıması olacak. Şu alanlarda ilerleme olacak; Uzman doktorlar ve diğer tüm sağlık personeli için daha yüksek maaşlar, eğitim ve kreş çalışanları için daha yüksek maaşlar; Asgari gelir garantisi, sosyal emekli maaşı, eğitim ve çocuk yardımı eksenli bir sosyal koruma sistemi; istihdam seviyesinin artırılması, yatırımların desteklenmesi için en yüksek fon seviyesi, firmaları desteklemek için daha fazla fon, altyapı konusunda iddialı ama gerçekçi bir kamu yatırım planı.

Sermaye yatırımları için 26 milyar denar tahsis edilmiştir. 2019 yılında birçok alana yatırım yapılması planlanmaktadır. Karayolu ve demiryolu altyapısı için ayrılacak sermaye harcaması olarak 5,2 milyar MKD planlanmaktadır. Enerji ve toplumsal altyapıdaki sermaye yatırımları için 5.5 milyar denar öngörülmektedir. Teknolojik sanayi gelişim bölgelerinin düzenlenmesi için 631 milyon denar planlanmaktadır. Sağlık sektörü için 1,3 milyar denar tutarında sermaye yatırımı planlanmaktadır. Eğitim, çocuk bakımı ve spor için 2,8 milyar denar tutarındaki sermaye yatırımları planlanmaktadır. Tarım sektörünü desteklemek amacıyla, kırsal kalkınma, hidro sistemlerin inşası ve tarımsal işletmelerin rekabet edebilirliğinin ve modernizasyonunun arttırılması için yatırımların 3,3 milyar MKD miktarında artması öngörülmektedir.

Bu yıl kamu sektörü için daha yüksek ücretler öngörülmüştür. Bir taraftan da kamu kesiminin hantal ve işlevsiz olduğuna dair yaygın bir kanaat var.

İlk olarak, tüm vatandaşlar için daha iyi bir yaşam standardı istiyoruz, yani hem özel hem de kamu sektörü için, herkes için daha yüksek maaşlar. İkinci olarak, vatandaşlar için daha iyi ve verimli kamu hizmetleri istiyoruz. Elbette daha yüksek maaş alan kamu çalışanlarının ürettiği kamu hizmeti de daha verimli olacaktır.

Kamu sektöründe ücretlerin birçok kurumda belki de on yıldan fazla bir süredir düzenlenmediğini görüyoruz. Bu nedenle kamu sağlık sektöründe çalışan doktor sayısının azaldığını görüyoruz. Eğitimde, çocuk bakımında, kültürde düşük maaşlarımız var. Vatandaşların en iyi halk sağlığı uzmanlarından hizmet almalarını istiyoruz. Öğrencilere daha yüksek bir motivasyonla ders verecek öğretmenler istiyoruz. NATO standartlarına göre savunma istiyoruz. Avrupa-Atlantik entegrasyonlarının ana taşıyıcısı olacak daha fonksiyonel bir yönetim istiyoruz. Nitekim bunu sağlamak amacıyla kamu yönetimi reformu üzerinde çalışıyoruz.

Ve sadece kamu sektöründe değil, özel sektörde de ücret artışını sağlamak için baskı uyguluyoruz. Asgari ücreti artırmanın tüm etkilerini gördük. Geçen yıla göre ortalama ücrette yaklaşık % 6 oranında bir büyüme var. Deri, tekstil ve konfeksiyon üretim endüstrileri gibi en az ücretli sektörlerde çift haneli ücret artışına sahibiz. Daha yüksek maaşların ödenmesine rıza gösterecek işletmeleri destekleyecek önlemler de hazırlıyoruz.

tevdovski4 654c4

İŞSİZLİK AZALACAK, MAAŞLAR ARTACAK..

Ekonomik planda bu yıl için beklentiler nelerdir? Geçen yıla kıyasla hangi ilerlemeler yaşanacak?

Bu yıl için beklentiler arasında, ücretlerin artmaya devam etmesi, yeni iş yerlerinin oluşması, yatırımların yoğunlaşması ve Avrupa-Atlantik entegrasyon gündeminin yoğunlaşması var.

Siyasi istikrar, Avrupa-Atlantik perspektiflerinin açılması ve yatırımcılar arasında güvenin geri dönüşü, özel yatırımların büyümesine katkı sağlayacaktır. Yapılacak ilave bir yatırım da daha büyük kamu altyapı projelerinin hızlandırılması olacaktır. Brüt yatırımların bu yıl reel olarak % 4,2 oranında artacağını tahmin ediyoruz. İhracatta yüzde 8,5'lik, ithalatta ise yüzde 6,8'lik büyüme oranıyla olumlu gelişmeleri sürdürmeyi hedefliyoruz.

İç talebin hareketlenmesi ve uluslararası ekonomi çevrelerinin tahminleri, 2019'daki reel ekonomik büyümenin % 3,2'ye çıkacağını gösteriyor. Bu tahmin, ilgili uluslararası ve yerli kurumların son projeksiyonları ile de uyumludur. (IMF % 2,8, Dünya Bankası % 2,9 NBRM % 3,5).

Ekonomik aktivitede beklenen büyümenin, aktif istihdam önlemleri ve programları ile teşvik edilen istihdam artışına eşlik etmesi ve ayrıca yerli ve yabancı firmaların yeni istihdam alanları oluşturma girişimleri de desteklenecektir. Dolayısıyla çalışan sayısındaki büyüme öngörüsü % 2,1'dir. Bu gidişat, ortalama işsizlik oranının % 20'ye düşürülmesine katkı sağlayacaktır. Ortalama net ücret artışının nominal olarak % 4,5 olması bekleniyor.

Kamu maliyesi reformlarının uygulanmasına devam ediyoruz. 2019 döneminde bütçeyle ilgili yeni bir yasa çıkarma düşüncemiz var. Dopdolu bir yıl bekliyoruz.

2018 yılında büyük ve önemli reformları tamamladık. Onların etkileri henüz hissedilmedi. Yani 2019 ekonomik sonuçların yılı olacak.

tevdovski5 6a991

NATO’ya katılımın ekonomiyi iyileştirmede etkisi ne olacak?

Diğer ülkelerden edinilen deneyimler, NATO İttifakına katıldıktan sonra doğrudan yabancı yatırımlarda yüksek büyüme olduğunu gösteriyor. Komşularımız Bulgaristan ve Arnavutluk’un NATO’ya katılımlarından önceki ve sonraki ortalama beş yıllarına baktığımızda, katılım sonrasında dış yatırımlarda gözle görülür bir artış olduğunu gözlemliyoruz.

Bulgaristan'da, NATO’ya katılmadan önceki beş yıllık zaman zarfında doğrudan yabancı yatırım GSYİH’nin yüzde 7’si iken, katılımdan sonraki 5 yıllık zaman zarfında bu oran yüzde 19,8’e yükselmiştir. Yani yaklaşık üç katına çıkmıştır. Arnavutlukta ise bu oran yüzde 5 iken yüzde 9’a çıkmıştır. Üstelik Arnavutluk yaşanan global ekonomik krize rağmen bu başarıyı sağlamıştı, aksi halde daha yüksek bir sıçrama da sağlanabilirdi. Dolayısıyla, etkiler daha yoğun olabilirdi. Romanya’nın NATO üyeliği öncesinde yıllık ortalama büyüme hızı yüzde 2,8’den yüzde 7,2’ye çıkmıştır. Çek Cumhuriyeti’nde ise aynı oranlar yüzde 3 iken yüzde 7,7 olmuştur. Bu önemli gelişmeler, yeni sermaye akışı, yeni fabrikaların açılması, yeni üretim tesislerinin devreye girmesi, know-how transferi gibi gelişmelerle oluyor.

NATO üyeliğinin sağladığı istikrar ve uluslararası statü, hem yerli hem de yabancı yatırımcıların yatırım kararlarını olumlu etkiliyor.

Ülkemiz NATO üyeliğiyle birlikte daha iyi bir uluslararası statüye sahip olacak, en gelişmiş ülkelerle birlikte olacak. 2004’te NATO’ya katılan ülkelerde, ortalama ihracat artışı NATO’ya katılmadan önceki dönemde yüzde 6,8’den, NATO’ya üyelik sonrası dönemde yüzde 11,8’e çıkmıştır.

e-max.it: your social media marketing partner

Please publish modules in offcanvas position.