Süleymani: Okul ve medya nefret söylemini körüklüyor

Süleymani: Okul ve medya nefret söylemini körüklüyor

Son dönemlerde ülkedeki siyasi krizin derinleşmesi, farklı etnik kesimlere yönelik kullanılan dilin de sertleşmesine yol açıyor.

Mevcut durumda siyasiler nefret söyleminden kaçınmaya özen gösterseler de aşırı milliyetçi kesimlerin ölçüsüz açıklamaları tepkiyle karşılanıyor.

Özellikle bazı medya kuruluşları ve haber portallerinin, nefret söyleminin ve aşırı milliyetçiliğin öncülüğüne soyunduğu görülüyor. Bu durum çok etnikli bir ülke olan Makedonya’nın istikrarını doğrudan tehdit ediyor. Sosyolog Metuş Süleymani, nefret söyleminin ve aşırı milliyetçi yaklaşımların uzun vadede yol açacağı maliyeti ZAMAN’a değerlendirdi.

“ETNİK GERGİNLİK ÜLKEYİ HEM SİYASİ VE EKONOMİK AÇIDAN, HEM DE ULUSLARARASI ALANDA OLUMSUZ ETKİLEYECEKTİR”

Nefret söyleminin toplumdaki ahengi bozacağını belirten Süleymani: “Makedonya’da çıkabilecek olası bir etnik gerginlik, evvela kırılgan kesimler arasındaki uyumu bozacak ve birlikte yaşama kültürüne zarar verecektir. Bunun önüne geçebilmek için öncelikle ayağı yere basmayan milliyetçi yaklaşımlardan vazgeçilip realiteler üzerinden yeni bir söylem geliştirilmesi gerekiyor.” dedi. Süleymani; “Ülkemizde yaşanan son olaylara ve mevcut duruma baktığımızda etnik gruplar arasında bir gerilimin pompalanmasının ne kadar mantık dışı olduğu apaçık görülüyor. Çünkü, bu türden bu türden bir gerginlik sadece bireyleri değil, sadece bir etnik kesimi değil, topyekün ülke ekonomisini, siyasetini ve uluslararası arenadaki konumu olumsuz etkileyecektir, hatta AB ile bütünleşme sürecini duracaktır. Bu durumda ülkede yaşayan herkes bu sıkıntıları birebir hissedecektir.” şeklinde konuştu.

“YENİ NESLE DİYALOĞU VE TOLERANSI AŞILAMALIYIZ”

Nefret söyleminin özellikle yeni nesli olumsuz yönde etkilediğini belirten Süleymani; “Nefret söylemleri ortaya atılırken bunun çocuklara nasıl etki yapacağı hiç düşünülmüyor. Maalesef nefret söylemi ve aşırı milliyetçi ifadeler, yeni neslin arasına aşılamayacak duvarlar örüyor. Yeni nesle diyalog ve tolerans duygularını aşılamaz isek, geleceğimiz karanlıktır” dedi. Süleymani, nefret söyleminin gençler arasında benimsenmesi halinde ülkede refah ve huzurdan bahsetmenin mümkün olamayacağını belirtti.

“ETNİK KIŞKIRTMALAR YAPAN ÖĞRETMENLER OKULLARDAN UZAKLAŞTIRILMALIDIR”

Süleymani, “Yeni neslin birlikte yaşama kültürünü alabilmesi için ilk adımların ailede atılması, sonra da okulla pekiştirilmesi gerekir. Ancak aşırı milliyetçi ve sloganik yaklaşımların gençleri okuldan alıp sokağa sevkettiğini görüyoruz. Gençlerimizin olmaları gereken yerler sokaklar ya da eylem alanları değildir, sadece ve sadece okuldur. Burada ailelere düşen görev ise çocuklarının ne yaptığını ve nerelere gidip geldiğini takip etmek, okulla olan bağını sorgulamaktır. Okullarda ise heyecanlı bir dönemlerini yaşayan çocukların kışkırtmalara maruz kalmaması için, etnik gerginliği artırıcı yönde konuşan ve propaganda yapan öğretmenlerin tespit edilmesi ve okullardan uzaklaştırılması gerekmektedir.

“MEDYA ÇOK KÜLTÜRLÜ YAŞAMI, ZENGİNLİK OLARAK SUNMALI.”

Nefret söyleminin yaygınlaşmasında medyanın da önemli bir rol oynadığını belirten Süleymani; “Ülkemizde faaliyet gösteren medya kuruluşlarının aşırı derecede politize olduğunu görüyoruz. Söz konusu medya organları, siyasi partilerin çıkarları doğrultusunda yayıncılık yapıyorlar. Bu doğrultuda maalesef etnik gerilimi artıracak bir yayın çizgisi de izlenebiliyor. Çok kültürlü yaşamı bir zenginlik olarak değil de problem gibi lanse eden yayınların gençleri etkilemesi de maalesef kaçınılmaz oluyor.” şeklinde konuştu. .