Bilali: Siyasette milliyetçi söylemlerin dozu düşecek

Bilali: Siyasette milliyetçi söylemlerin dozu düşecek

Seçimlerin ardından Parlamento’da oluşan çoğunluğun Parlamento Başkanını seçmesinden sonra siyaset arenasında belirsizliğin azalmaya başladığı bir döneme giriliyor.

Yeni hükümet, yakında görevine başlayacak. Özellikle uluslararası toplum, reformların süratle hayata geçirilmesini talep ediyor. Eski siyasetçi ve hukuk Profesörü Mersel Bilali, kurulacak yeni hükümetin izleyeceği yol haritasını ve AB bütünleşme sürecinin yakın gelecekteki durumunu ZAMAN’a değerlendirdi.

“MİLLİYETÇİ POLİTİKALAR AVRUPA BİRLİĞİ SÜRECİNİ SEKTEYE UĞRATTI”

Geçmiş dönemde hükümetin milliyetçiliği ön plana koyduğunu ve bunun Makedonya’nın Avrupa Birliğine giriş sürecini olumsuz etkilediğini söyleyen Bilali, “AB üyesi olunması durumunda denetimler daha da sıklaşacağı için kanunsuz işler yapmak genelde daha zor oluyor. Bu da bazan hükümetlerin Avrupa ile bütünleşmekten kaçınmasına yol açıyor. Milliyetçilik insanların beyinlerini uyuşturan bir olgudur. Milliyetçilik sayesinde gazı alınan vatandaşın olumsuz gelişmelere karşı göstereceği tepki tırpanlanmış oluyor.” dedi.

“ÖNÜMÜZDEKİ YIL TEKRARDAN ERKEN GENEL SEÇİMLERE GİDİLEBİLİR”

Kurulacak hükümetin uzun ömürlü olmayacağını ifade eden Bilali; “Kanımca kurulacak hükümet bir yıldan fazla süremeyecektir. Önümüzdeki yıl büyük olasılıkla seçime gideceğiz. Yeni hükümetle birlikte ilk önce VMRO-DPMNE’nin çözülme süreci başlayacaktır. Şu anda gelen bilgilere göre parti içerisinde bazı hareketlenmeler başlamış durumda. Tahminlerime göre VMRO-DPMNE’den kopacak bir kesim; Lyube Boşkovski, Lyupçe Gyorgievski ve Stoyan Angelov ile birlikte hareket etmeye başlayabilir. Bu konuda sahada çalışmalara başladıkları yönünde basına yansıyan bilgiler var.” şeklinde konuştu.

Bilali, Parti içerisinde yaşanacak böylesi bir çözülmenin, önümüzdeki dönemlerde dikkat çekici sonuçlara yol açacağını söyledi.

“ARNAVUT VE MAKEDON PARTİLERİ ARASINDA SEÇİM ÖNCESİ KOALİSYONLAR GÖREBİLİRİZ”

Gelecekte yapılacak bir erken seçimde dikkat çekici siyasi blokların ortaya çıkabileceğini iddia eden Bilali, “Bundan sonra yapılacak seçimde, bir Arnavut partisi ile bir Makedon partisi arasında daha seçim öncesinde koalisyon yapılma ihtimali var. 11 Aralık seçimlerinin öncesinde de böyle bir koalisyonun gerçekleşme olasılığı bulunuyordu. Fakat son anda bu gerçekleşemedi. İnsanlar ‘seçim sonrası koalisyonları çok denedik bir de seçim öncesi koalisyonu deneyelim’ diyeceklerdir. En azından bu şansı kullanmak isteyeceklerdir. Ortam da böyle bir koalisyon için uygun.” dedi.  

“SDSM’NİN ARNAVUT OYLARINI KORUMASI İÇİN ÇALIŞMASI GEREKİYOR”

Seçimlerde SDSM’ye giden oyları değerlendiren Bilali: “Çoğu siyasi analist, Arnavutların siyasi partilerinden memnun olmadıkları için SDSM’ye oy verdiklerini ifade ettiler. Elbette bu da ihtimal dahilinde. Fakat ben ana sebebin bu olduğunu düşünmüyorum. Kanımca, Arnavutlar bizzat Gruevski’nin hükümetten düşürülmesi için oy kullandılar.” dedi.

SDSM’nin Arnavutlardan gelen oyları önümüzdeki seçimlere taşıyıp taşıyamayacağı hakkında da konuşan Bilali, “SDSM, hükümeti kurduktan sonra istihdam oluşturması ve maaşlarda bir artış sağlaması durumunda aldığı oyları bünyesinde tutabilir. Fakat, bu icraatların kısa bir süre içinde gerçekleştirilebilmesi için Makedonya’nın yeterli maddi kaynağı yok. SDSM’nin aldığı Arnavut oyları koruyabilmesinin ikinci bir yolu da, programına uygun bir Arnavut partisiyle muhtemel bir seçim öncesi koalisyon kurması olabilir.” dedi.

“HALKIN KUMANOVA OLAYLARINA YAKLAŞIMI, BİR GÖSTERGE”

Seçim öncesi Makedon-Arnavut birlikteliğiyle oluşan bir koalisyon kurulmasa da Makedonya’da milliyetçilik rüzgarlarının dinmeye devam edeceğini belirten Bilali, “Çünkü, son dönemlerde milliyetçiliğin kazanç sağlamadığı görüldü. Medya aracılığıyla yapılan bütün dezenformasyonlara rağmen siyasi partiler milliyetçilik ve benzeri söylemlere dayalı bir başarı yakalayamadılar. Bu da insanımızın geçmişten farklı olarak daha bilinçli olduğunu göstermektedir.” dedi.

Kumanova’ da yaşanan olayların ve halkın verdiği soğukkanlı tepkinin değişime dair en önemli örneklerden biri olduğunu belirten Bilali; “Son dönemlerde yöneticilerin düşünceleri ile halkın düşüncesi arasında bir fark oluştu. Bu fark nedeniyle yöneticilerin attıkları adımlar ve yönlendirmeler artık sonuç vermiyor..” dedi.