Meclis Başkanı Caferi: Siyasi Krizin bitmiş olması, AB ve NATO üyeliğinin yolunu açacaktır..

Meclis Başkanı Caferi: Siyasi Krizin bitmiş olması, AB ve NATO üyeliğinin yolunu açacaktır..

27 Nisan günü gerçekleşen olaylı seçim sonrasında Makedonya tarihinde bir ilk gerçekleşmiş; Arnavut kökenli bir isim olan Talat Caferi Parlamento Başkanlığına seçilmişti.

Göreve başlar başlamaz kendini yoğun bir iç ve dış temas trafiğinin arasında bulan Caferi, makamında ağırladığı ZAMAN Makedonya ekibine özel röportaj verdi.

Sorularımıza içtenlikle cevap veren Caferi, gündeme ilişkin çarpıcı açıklamalar yaptı.

Makedonya’nın bağımsızlığını ilan ettiği 1991 yılından bu yana ilk kez bir Arnavut, Makedon asıllı bir çok milletvekilinin de desteğiyle Parlamento Başkanı seçildi. Bunun, çok milletli bir ülke olan Makedonya açısından ifade ettiği önem nedir?

2002 yılında yapılan seçimlerde Makedonya’da yaşayan Arnavutlar ve Demokratik Bütünleşme Bİrliği (BDİ), Arnavutların eşit bir şekilde devletin yüksek kademelerinde görev alabileceğini ortaya koymuşlardı. 11 Aralık 2016 tarihinde yapılan erken genel seçimler sonuçlarına göre hiçbir parti tek başına çoğunluğu oluşturacak sayıyı yakalayamadı. Uzun yıllardır devam eden siyasi krizin ardından gerçekleşen erken genel seçim, Arnavut siyasi partileri arasında hükümetin kurulmasına ilişkin ortak ilkeler üzerinden uzlaşmayı mümkün kıldı. Bu uzlaşma, söz konusu siyasi partilerin seçim öncesi ortaya koydukları maddeler üzerinden sağlandı. Buradaki ortak maddelerden birisi de devletin üst kademesinde bir Arnavut temsilcinin olmasıydı. Bu sürecin sonunda BDİ adına milletvekilliğinde 5. Dönemini yaşayan bir kişi olarak SDSM ve Arnavutlar için Birlik Koalisyonu’nun verdiği destekle Parlamento Başkanlığı için adaylığıma karar verildi. BESA Hareketi adaylığıma destek vermedi. BESA’nın adaylığıma destek vermeyişi siyasi nedenlerden kaynaklandığı için çok fazla yorum yapmak istemiyorum. 27 Nisan günü seçildikten sonra Parlamento Başkanı olarak yaptığım ilk konuşmada bütün vatandaşların ve bana oy verip vermediklerine bakmaksızın bütün milletvekillerinin Başkanı olacağımı söyledim. Parlamento Başkanlığına seçilmem, Makedonya’da sayısal olarak ikinci büyük topluluk olan Arnavutların devletin üst kademelerinde yönetici olma bilgi ve kapasitesine sahip olduğunu göstermiştir. Bu gelişme, Makedonya’nın tam bir Parlamenter demokrasiye ulaşması adına dönüm noktasıdır.

Başkan seçilmenizin ardından ilk görüşmenizi Avrupa Birliği temsilcileri ile gerçekleştirdiniz. Bu tercihiniz, yeni Parlamentonun AB ve NATO’ya üyeliğe odaklanacağı ve çalışmalarını bu doğrultuda yoğunlaştıracağı yönünde bir işaret olarak algılanabilir mi?

Seçim öncesi devletin üniter yapısının zarar göreceği konusunda ciddi bir propaganda yapılıyordu. Bu nedenle yapacağım ilk ziyaretin nereye olacağı ve orada atacağım adımlar çok önemliydi. İlk ziyaretimin Avrupa Birliği’ne oluşu, çoğunluğu oluşturan AB ve NATO yanlısı vatandaşların görüşleriyle de uyumlu olmuştur. AB açısından baktığımızda Makedonya 2005 yılında AB üyeliği için adaylık statüsü kazanmış bir ülkedir. Fakat, ülkedeki siyasi çalkantılar ve taraflar arasındaki anlaşmazlıklar, Makedonya’nın Avrupa Atlantik sürecini 10 yıldan fazla geciktirmiştir. Siyasi krizin sona ermesinin, AB ve NATO üyeliği konusunda yeni bir sayfa açacağını düşünüyoruz. AB konusunda var olan engellerin kaldırılması için iç siyasette bir uzlaşma sağlanması durumunda AB üyeliğinden söz edebiliriz.

Cumhurbaşkanlığı kabinesi ile ilişkilerin olumlu ilerleyeceğini düşünüyor musunuz? Cumhurbaşkanlığı ile Parlamento arasında uyumlu bir çalışma zemini oluşmaz ise nasıl bir tavır alacaksınız?

Devlet temsilcilerinin görevleri ve yetkileri anayasada kesin bir şekilde belirtilmiştir. Nitekim Cumhurbaşkanı ile milletvekillerinin yaklaşımları arasında farklılık olması durumunda nasıl hareket edileceği de yasalarımız tarafından düzenlenmiştir. Halk, seçtiği temsilciler yoluyla ülke yönetiminde yer alır. Yasa ve diğer düzenlemeler yapmak da buna dahildir. Parlamentoda çıkarılan bir kanun Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmadığı takdirde belli bir süre içerisinde yeniden Parlamento’ya gönderilir. Parlamento ısrar eder ve geri gönderilen kanunu tekrar çıkarırsa artık bu düzenleme kesinleşmiş olur ve doğal olarak da anlaşmazlık ortadan kalkar. Parlamento Başkanı olarak benim yetkim de anayasa ile belirtilmiş durumda. Parlamento ile Cumhurbaşkanı arasında ortaya çıkacak görüş farklılıkları, görevimi engellemeyecektir.

İlk kez bir Arnavut’un Parlamento Başkanı seçilmesinin ardından, Başkan’ın Arnavutça konuşacağı yönünde tahminler yapılmaya başlandı. Bunun gerçekleşmesi durumunda kamuoyundaki yansıması nasıl olacaktır?

Parlamentoda hangi dillerin kullanılacağı yasal düzenlemelerle belirlenmiş durumda. Ben Parlamento Başkanlığına aday olduğum esnada ve Başkan seçildikten sonra da konuşmamı Arnavutça yapmıştım. Arnavutça konuşmamın sorun olacağını düşünmüyorum. Başkan olarak Parlamentoda yasal olarak onay almış dillerin kullanılması konusunda özenli olacağım.

Avrupa Atlantik bölgesinin bir parçası olmak için yapılması beklenen reformlar sürecinde nasıl bir rol üstleneceksiniz?

Parlamento Başkanı, Parlamentoda yapılacak oturumların gündemlerini ayarlamakta ve görüşmeler sırasında ele alınacak konuları sıralamaktadır. Parlamento Başkanı olarak AB ve NATO üyeliği konusunda gelecek değişiklik önerilerinin daha verimli bir şekilde görüşülmesi için gereken yolu açacağım. Bunun dışında pratikte Parlamento Başkanının reform sürecine katkı sağlama imkanı yoktur. Fakat Parlamento diplomasisi olarak, çalışma grupları arasında ilişkilerin güçlendirilmesi için aktif rol oynayacağım. Bu çerçevede, Avrupa ve komşu ülke Parlamentoları ile görüşmeler yapmayı planlıyorum.” dedi.

Parlamento Başkanı Arnavut olan diğer ülkelerle iş birliğini artıracak mısınız?

Söz konusu ülkelerle iş birliğini artırmayı kişisel inisiyatif olarak değerlendirmemek gerekiyor. İlişkiler kurumsal çerçevede zaten diplomasinin bir gereği olarak devam etmektedir. Şu an için biz seçimleri gerçekleştirmiş ve siyasi krizi geride bırakmış durumdayız. Arnavutluk ve Kosova ise henüz seçim sürecindeler. Seçimler öncesinde ikili görüşmeler yapmak da pek fazla tercih edilen bir uygulama değildir. Çünkü bu tür dönemlerde yapılacak ziyaretler, siyasi partiler arasında tarafgirlik algısına yol açabilir. Dolayısıyla her iki ülkeye de ziyaretler seçimlerin ardından gerçekleştirilecektir.

27 Nisan tarihinde Parlamentoda yaşanan olayları nasıl değerlendiriyorsunuz? bundan sonraki süreç nasıl işleyecektir?

Gerekli adımlar, Parlamento işleyişi dahilinde atılacaktır. 27 nisan tarihi Makedonya demokrasisi için kara bir gün olarak değerlendirilebilir. Böylesi bir olayın Makedonya siyasetinde son kez yaşanmış olduğunu ummak istiyoruz. Bir daha böyle bir olayın yaşanmaması konusunda hepimiz sorumluyuz. Diğer yandan, 27 nisan bağımsızlıktan bu yana ilk kez bir Arnavutun Meclis Başkanı seçildiği gün olması hasebiyle tarihi bir niteliktedir. Ayrıca 27 nisan, milletvekillerinin bir kısmının işlenen suçta doğrudan yer aldığı bir gündür. Söz konusu milletvekilleri yasa dışı olarak Parlamento’nun kapılarını açarak göstericilerin içeri girmesine neden oldular. Bu hareket hem milletvekillerinin hem de orada bulunan basın mensuplarının hayatını tehlikeye atmıştır. Parlamento’da yaşanan olayların hukuki açıdan cezalandırılması adına ilgili kurumlar çalışmalarını başlatmış bulunmakta. Evvela olaya karışan isimlerin kimlikleri belirlenmektedir. Maalesef olaylara karışan bazı isimler, denetimli serbestlik ile salıverildi. Bu da sürecin olumsuz yanlarında biri oldu. Nitekim bu karar, ülkedeki yargının durumunu da açık bir şekilde ortaya koymuştur. Parlamento Başkanı olarak Mecliste yaşanan olayların incelenmesi ve olaylara karışan kişilerin araştırılması için özel bir Komisyon kurulmasına gayret edeceğim. Ayrıca milletvekillerinden talep gelmesi halinde olaylara karışan milletvekilleri hakkında soruşturma açılması için de gerekli adımlar atılacaktır.

Arnavutça’nın kullanımıyla ilgili yeni yasal düzenlemeler Parlamento’da nasıl karşılık bulacak? Bu tür düzenmeler basit çoğunlukla geçebilecek mi?

Anayasa’da nüfusun % 20’sinden fazlasının konuştuğu dillerin kullanılması hususu ve kullanım alanları zaten yer almaktadır. Arnavutça söz konusu hükmün kapsamına girmektedir. İlgili anayasa hükmüne dayalı olarak sadece basit çoğunlukla kanun çıkarmak yeterlidir, milletvekillerinin üçte ikisinin onayı şart değildir. Nitekim söz konusu kanuni düzenleme için koalisyon ortağımızla anlaşmış durumdayız. Bu yasal düzenlemenin Parlamentoya getirileceği tarih yakında belli olacaktır.

Daha önce SDSM’nin yaptığı gibi yeni muhalefetin de Parlamentoyu boykot etmesini muhtemel görüyor musunuz?

Parlamentonun çalışmalarını engellemek veya bloke etmek, Makedonya Parlamentosu için yeni bir gelişme değildir. Bu yöntem çok sayıdaki olayda farklı partilerce kullanılmıştır. Siyasilerin Parlamento çalışmalarını engellemenin iyi bir yöntem olmadığını anlayacaklarını umuyorum. Tabi ki boykot olasılığını görmezden gelemeyiz. Böyle bir gelişme yaşanması halinde Parlamento Başkanı olarak bunu siyasi bir karar olarak değerlendireceğim. Ve bu sözlerim dışında bu ihtimale ilişkin bir görüş bildirmeyeceğim. Çünkü, Parlamento Başkanı olarak bütün siyasi partilere eşit uzaklıkta bulunmam gerekiyor.

Parlamento Başkanlığında olduğu gibi gelecekte bir Arnavut’un Makedonya Cumhurbaşkanlığına seçileceğini de düşünüyor musunuz?

Demokrasinin olduğu yerde böyle bir ihtimali yok saymamak gerekir. Böyle bir durumun gerçekleşmesi için henüz zaman çok erken. Zaman bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini gösterecektir.

133530469 58c87