Taravari: Vatandaşın devlet hastanelerine güvenini yeniden sağlayacağız

Taravari: Vatandaşın devlet hastanelerine güvenini yeniden sağlayacağız

İcraatlarıyla vatandaşın hayatını doğrudan etkileyen bakanlıklardan birisi Sağlık Bakanlığı.

Dolayısıyla sağlık sektörü, yeni hükümetten beklentilerin en fazla yoğunlaştığı alanlardan birisi. Özellikle yetişmiş sağlık personelinin ülkeyi terk etmekte oluşu, acil neşter vurulması gereken sorunlar arasında gösteriliyor. Çiçeği burnunda Sağlık Bakanı Arben Taravari, sağlıkta planlanan yenilikleri ve reformları, ZAMAN’a anlattı.

SAĞLIK BAKANLIĞI, TEŞKİLAT YAPISI VE FAALİYETLERİ İTİBARİYLE EN KARMAŞIK BAKANLIKLARDAN BİRİSİ OLARAK KABUL EDİLİYOR. BÖYLE BİR YAPININ ACİL İHTİYAÇ DUYDUĞU REFORMLAR SİZE GÖRE NELER?

Sağlık Bakanlığı yozlaşmış Bakanlıklar arasında yer alıyor. Şu an biz bakanlığın ne durumda olduğuna dair geniş çaplı bir tarama yapmaktayız. Hastanelerin fotoğrafını çekiyoruz adeta. Bu şekilde neler yapabileceğimizi planlıyoruz. Sağlık sisteminde yapılacak reformları iki kademeye ayırmış durumdayız. İlk kademedeki değişiklikleri vatandaşlar doğrudan hissetmeyecekler. Bu kademede sağlık sigortası kanununda, Makedonya’nın 10 yıllık sağlık stratejisi ele alınacak ve Arnavutların sağlık alanında daha fazla istihdam edilmeleri yönünde değişiklikler yapılacak. İstihdam konusu önemli. Çünkü Denistoloji, apati, biyokimya gibi önemli bölümlerde istihdam edilen Arnavut neredeyse hiç yok. Belirttiğim alanlarda yapılan değişiklikler ancak yıllar sonra etkisini gösterecektir.

“HASTALARIN HAYATINI DOĞRUDAN ETKİLEYECEK REFORMLAR YAPACAĞIZ..”

İkinci kademede yapacağımız çalışmalar hastalarımızın hayatını doğrudan etkileyecek türden olacak. Hepsini buradan saymam mümkün değil. Fakat, uygun zamanda gerekli bilgiler siz medya mensuplarına verilecektir. Göreve geldiğim bu kısa sürede Üsküp’te bulunan devlet hastanesinin park sorununun çözümü için bir adım attık. Çünkü, Makedonya genelinde tedavilerin % 30 ila % 40’ı devlet hastanesinde yapılmaktadır. Haliyle hastanelerde ciddi bir kalabalık oluşmaktadır. Son verilere baktığımızda hastaneye günde 5 ila 10 bin kişinin girip çıktığını tespit ettik. Bu da park sorununu ortaya çıkıyor. Özellikle, “Moj Termin” üzerinden randevu alan hastalar park problemi nedeniyle randevularına geç kalıyorlar. Ulaştırma Bakanlığı ile park konusunda yeni bir çalışma başlattık. Önümüzdeki 3 ay içerisinde bu sorunu gidereceğimizi düşünüyorum. Bunun yanı sıra Kalkandelen, Gostivar, İştip, Debre ve Kırçova’da bulunan hastanelerdeki koşulların iyileştirilmesi için çalışmalar başlamış durumda. Fakat eylüle kadar büyük bir yatırım yapmamız şu an için mümkün görünmüyor.

“ÜSKÜP KLİNİĞİ ÖNÜMÜZDEKİ 50 YILIN İHTİYACINI KARŞILAYACAK ŞEKİLDE YAPILMALI”

İnşa edilmesi planlanan Merkez Kliniği’nin dokümanlarını tekrardan inceliyoruz. Eğer dokümanlarda bir sıkıntı yoksa kliniğin inşası çalışmalarına hızlı bir şekilde başlayacağız. Dokümanlarda herhangi bir sıkıntının ortaya çıkması durumunda proje iptal edilecek ve daha modern bir kliniğin inşası için çalışmalara başlayacağız. Söz konusu kliniğin araç ve gereç bakımından en iyi donanıma sahip olmasını sağlayacağız. Kliniğin Üsküp ve çevresinin 50 yıllık ihtiyacını karşılayacak şekilde olması gerekiyor. Bunun dışında Kalkandelen, İştip, Manastır’da bulunan hastanelerin gelişmesi için çalışmalarımız var. Bunları kısa zamanda gerçekleştireceğiz. Bununla birlikte Struga ve Ohri hastanelerini birbirlerini tamamlayacak şekilde donanımlı hale getireceğiz. Böylece hastalarımızın Üsküp’e kadar yolculuk yapmasının önüne geçeceğiz. Üsküp’te bulunan Merkez Klinikte daha ciddi hastalıkların tedavilerinin yapılmasını ve daha ziyade eğitim çalışmalarının yapılmasını istiyoruz.

MAKEDONYA’DAN DOKTORLARIN GÖÇÜ DEVAM EDİYOR. BU DA ÜLKEDE DOKTOR AÇIĞINI ORTAYA ÇIKARIYOR. BUNUN ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN HANGİ ÖNLEMLERİ ALACAKSINIZ?

Kabineme ülke genelindeki tüm kliniklerle irtibata geçmelerini, kliniklerdeki hemşire, doktor ve uzman doktor sayısını öğrenmelerini talep ettim. Böylece kliniklerdeki kadro açığını da görmüş olacağız. Sağlık alanında personel açığının olduğu konusunda bir kuşku yok. Özellikle, düşük ücretler nedeniyle sağlık personelinin yurt dışına çıktığını biliyoruz. Bir önceki hükümet doktor kadrolarının yetişmesi için yatırım yapacağına, kaynakları Üsküp 2014 projesine aktardı. Milyarlar Üsküp 2014 projesi yerine 2 veya 3 adet bölgesel klinik yapılmasına harcanmış olsaydı, buralarda aynı zamanda bir çok doktoru da istihdam etme şansımız olacaktı. Çünkü, insanlar tarihle ilgilenmiyorlar, daha çok alacakları hizmetin kalitesi ile ilgileniyorlar. Doktorların yurt dışına çıkmaması için yeni bir istihdam dalgası oluşturacağız. Bir taraftan da doktorların ücretlerinde iyileştirmeler yapacağız. Aynı şekilde yurt dışındaki tecrübeyi ve gelişmeyi ülkemize aktarmaları için bir grup doktorumuzu da yurt dışına uzmanlık yapmaları için göndereceğiz. Kabinemle birlikte bu konular üzerinde çalışıyoruz. Bunlarla ilgili daha detaylı planlamalarımızı, yapacağımız bir konferansla açıklayacağız.“

MOJ TERMİN” RANDEVU SİSTEMİNİN ETKİLİ OLMADIĞI YÖNÜNDE BAZI İDDİALAR BULUNUYOR. YOLA BU SİSTEMLE Mİ DEVAM EDECEKSİNİZ? YOKSA YENI BİR SİSTEME GEÇMEYİ DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?

Göreve geldikten sonra ilk olarak Üsküp’teki Klinik Müdürleriyle ve Moj Termin projesini yürüten ekiple görüşmelerde bulundum. Moj Termin projesi bir önceki hükümetin yaptığı en akıllıca işlerden birisi. Bu projeden elde edilen istatistiki veriler bizim bundan sonraki çalışmalarımızda göz önünde bulundurulacaktır. Bu projenin devlete büyük bir maliyeti yok. Fakat, bu proje ile birlikte doktorlar hasta memnuniyetinden ziyade, randevu verdikleri hasta sayısına odaklanmaya başladılar. Yaptığımız görüşmelerde uzmanlarla Moj Termin projesinin aksaklıklarını görüştüm. Önümüzdeki bir kaç ay içerisinde sistemde var olan zayıflıkları ortadan kaldırmak suretiyle Moj Termin'i geliştirmek istiyoruz. Örneğin hastayı kontrol etme süresini 10 dakikayla sınırlandırmaktan vazgeçebiliriz, bu süre pekala artırılabilir. Diğer yandan sevk sisteminin de geliştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bazı durumlarda sevk verilmeden önce farklı bölgelerde bulunan doktorların Skype programı üzerinden bağlantı kurmasını sağlamayı düşünüyoruz. Bunun yanı sıra sağlık sistemindeki bilgi iletişim merkezinin birleştirilmesini planlıyoruz. Bu sayede hastanın doktora giderken elinde belge taşımamasını sadece kimlik numarası ile işlem yapabilmesini sağlayacağız. Böylece daha az kağıt tüketileceği çevreci bir adım da atmış olacağız. Çünkü bir hastanın uzmana gidebilmesi için en az 9 belge çıkarması gerekiyor, bu durum aynı zamanda vatandaşı külfete de sokuyor. Mevcut durumda eczaneler, aile hekimleri ve uzman doktorlar birbirinden farklı yazılımlar kullanıyorlar, en kısa zamanda farklı yazılımları entegre edebilecek bir sistem kuracağız.

KIRSAL VE DAĞLIK BÖLGELERDE DOKTOR SIKINTISI CİDDİ BOYUTLARA ULAŞMIŞ DURUMDA, REVİRLERİN ÇALIŞMADIĞI İDDİA EDİLİYOR. ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMLERDE BU BÖLGELERDE HER GÜN DOKTOR BULUNDURABİLECEK MİSİNİZ? YOKSA FARKLI BİR MODEL DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?

Bu ciddi bir sorun. Çünkü doktorların büyük bir bölümü fazla para kazanamayacakları düşüncesiyle bu işi yapmıyorlar. Doktorlar insan yoğunluğunun daha fazla olduğu bölgelerde çalışmayı tercih ediyorlar. Çünkü doktorlar çok hasta bakınca çok ücret alıyorlar. Bu yıl içerisinde bu konuda net bir adım atacağımızın sözünü veremem. Fakat, önümüzdeki yıldan itibaren doktorların, hekim eksikliğinin bulunduğu kırsal bölgelere haftada 2 veya 3 kez girmelerini sağlamak için bir önlemler paketi hazırlayacağız. Böylece kırsal bölgelerdeki doktor eksikliğini bir nebze de olsa giderebilmiş olacağız.

ALINAN SAĞLIK HİZMETİNDEN MEMNUN OLMAYAN BAZI HASTALAR, DEVLET HASTANELERİ YERİNE DAHA ZİYADE ÖZEL HASTANELERE GİTMEYİ TERCİH EDİYORLAR. BUNUN DEĞİŞMESİ İÇİN NELER YAPILMASI GEREKİYOR?

Özel hastanelerde şimdiye kadar herhangi bir skandal duydunuz mu? Eminim ki duymamışınızdır. Tüm skandallar ya da hatalar devlet hastanelerinde oluyormuş gibi görülüyor. Hatalar her yerde olabilir. Fakat, burada hasta-doktor arasında güven yitirilmiş durumda. Önümüzdeki haftalar içerisinde tüm gazetecilerle bir araya gelerek doktorlar ve hastalar arasında güvenin tekrardan tesis edilmesi için neler yapılacağını görüşeceğiz. Birçok hastanede tedaviler için gerekli olan araç gereçler mevcut. Fakat, bunları kullanacak bir kadro yeteri kadar mevcut değil. Vatandaşın parasıyla alınmış bu araçların kullanılamaması çok acı verici. Bu nedenle söz konusu araçları kullanılabileceği merkezlere göndermeye çalışacağız.

“YABANCI UYRUKLULAR İKİ MİSLİ ÖDEME YAPMAK ZORUNDA KALIYOR..”

Ülkemize Kosova ve Arnavutluk'tan hastalar gelmektedir. Makedonya’da sağlık hizmeti almak isteyen yabancı uyruklular, yerli vatandaşların sigortasız olarak aldığı bir sağlık hizmetinde ödediği ücretin iki katından daha fazla ödeme yapıyorlar. Örneğin bir yerli vatandaş devlet hastanesinde sigortasız olarak bir röntgen çektirmek istediğinde 1000 denar ödemek zorunda. Bu fiyat yabancı uyruklular için 2000 denara çıkmaktadır. Diğer taraftan özel hastanede röntgen çektirme fiyatı da 1500 ila 1800 denar arasında değişiyor. Bu nedenle yabancı uyruklu hastalar özel hastaneleri tercih ediyorlar. Kosova ve Arnavutluk’a hükümetin kurulmasının ardından ziyaretlerde bulunacağım. Söz konusu ziyaretlerde Makedonya’da kamu sağlık sektörünün vereceği hizmetlerin yer aldığı paketi görüşeceğim. Sağlık sektöründeki kadroların büyük bir bölümünün hala kamuda olduğunu düşünüyorum. Alanının en iyisi olan bir çok profesör, kamu sağlık sektöründe görev yapmaktadır.

DOKTORLARIN MESAİ SONRASINDA ÖZEL OLARAK ÇALIŞMALARINA İZİN VERİLMESİNİN OLUMLU SONUÇLAR VERECEĞİNİ DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?

Mevcut düzenlemelere göre Makedonya’daki doktorların mesaisi 4 ila 8 saat arasında değişmektedir. Söz konusu düzenlemenin devam etmesi düşüncesindeyim. Her meslekten insanın daha fazla çalışma imkanı bulunmaktadır. Bu durum doktorlar için de geçerlidir. Fakat, burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur; doktorların mesai saati dışında tedavi için hastaları zorlamamaları gerekiyor. Eğer doktor çalıştığı hastanede üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmişse hafta sonu veye mesai sonrası çalışabilir. Doktor olarak benim de başıma bu tür şeyler gelmektedir. Maddi durumu iyi olan bazı hastalar daha sakin bir ortamda ve insanların fazla olmadığı zamanlarda tedavi olmak istiyorlar. Burada önemli olan, mesai dışında yapılan işlerin kayıt altına alınmasıdır. Bu sayede hem devlet hem doktor hem de hasta kazanç sağlayacaktır.

KRONİK RAHATSIZLIĞI VEYA AĞIR HASTALIĞI OLANLAR İLAÇLARINI ALABİLMEK İÇİN DAHA FAZLA PARA ÖDÜYORLAR. BAKANLIK OLARAK BU DURUMU DEĞİŞTİRMEYİ DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?

Makedonya’da ilaç ödemelerini ilaç ajansı yapmaktadır. Bu ajans ilaçlar için en düşük fiyatları vermekte ve ilaç fiyatlarını yılda iki kere düzenlemektedir. İlk aşamada ajanstan ilaçların fiyat düzenlemesini yılda bir kere yapmasını isteyeceğiz. Fiyatlar belirlenirken bölgedeki fiyatlar da göz önünde bulundurulacak. Makedonya piyasasında kaliteli olmayan çok sayıda ilaç dolaşıma sokulmuş durumda. İlaç ithalatını düzenleyen mevcut düzenleme bazı ilaçlarda kalitenin düşmesine neden olmuştur. İlaç ithalatında rekabet ortamı oluşsun istiyoruz. İlaç ithalatının tekelleşmemesi için çalışmalarımız sürecek. Buna paralel olarak ilaç ajansından ilaçlara yönelik kalite kontrollerini artırması talebinde bulunacağız. Geçtiğimiz günlerde diyabet hastalığı olan insanlarla bire bir gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde, piyasada kalitesiz insülin ilaçlarının olduğunu söylediler. İlaç firmalarının isimlerini buradan belirtmek istemiyoruz. Çünkü, hepsiyle net ilişkilerimizi olmasını istiyorum. Fakat, Makedonya pazarına giren ilaçların daha fazla kontrol edilmesi için ısrarcı olacağım. Bölgede bulunan 4 veya 5 ülkedeki ilaç fiyatları karşılaştırılarak ilaç fiyatlarında bir ortalama yakalamayı hedefliyoruz. Ancak bu şekilde objektif bir fiyat belirlemiş olacağız. Şu anda fiyatı düşük ilaçlar için vatandaşlar herhangi bir ödeme yapmıyorlar. Fakat, düşük fiyatlı ilaçların büyük bir bölümü kalitesiz olduğu için vatandaşlar biraz daha ödeme yapıp kaliteli ilaç almak istiyorlar. Bakanlık olarak hem düşük fiyatlı, hem de kalitesi iyi olan ilaçları getireceğiz.

100 GÜN İÇERİSİNDE KATKI PAYLARININ KALDIRILMASINI BEKLEYEBİLİR MİYİZ?

Umuyorum ki çok kısa zamanda bu gerçekleşecektir. Bu konuda kesin bir tarih vermem mümkün değil. Hükümet ile yaptığımız görüşmelerde hastanede kalmak için ödenen 6 bin denarlık katkı payının kaldırılması eğilimi öne çıktı. Doktor tedavisi için katkı payları ödenmeye ise devam edecektir.

AİLE HEKİMLİĞİNİN MEVCUT DURUMUNU NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ. BU KONUDA DEĞİŞİKLİKLER OLACAK MI?

Aile doktorlarına ödemeler hasta başına yapılmaktadır, bu çerçevede hasta başına 50 denarlık bir ücret almaktadır aile hekimleri. Aile doktorluğu, doktorların en çok memnun oldukları alanlardan biri. Yapılan araştırmalara göre hastaların büyük bir bölümü de aile doktorlarından memnun. Aile doktoru uzmanlaşmış yada doktora yapmış bir doktordan daha çok kazanmaktadır. Doktorların memnun olmasından dolayı mutluyuz. Aynı şekilde diğer doktorların da memnun olmaları için çalışmalar yapmamız gerekiyor. Çünkü doktor işinden memnun olduğunda, bu memnuniyet doğrudan hastaya da yansımaktadır. Aile doktorluğu alanında bir değişiklik yapmayı düşünmüyoruz. Sadece, aile hekimlerinin sorumluluğunu biraz daha artırmak istiyoruz. Alanında çok iyi aile doktorlarımız bulunmaktadır. Fakat, bunların büyük bir bölümü reçete veya sevk yazmakla meşgul oluyorlar. Bu nedenle doktorların sorumluluklarını ve müdahale edecekleri alanları genişleterek baş ağrısı, otoskopi kontrolü, mümkün olması durumda küçük cerrahi operasyonlar, enfeksiyon hastalıkları, yüksek ateş gibi rahatsızlıklara doğrudan müdahalede bulunmalarının yolunu açacağız. Böylece aile hekimlerinin gelirlerini de biraz artırarak daha etkili çalışmalarını sağlayacağız. Diğer yandan bölgesel kliniklerin gelişmesini sağlayacağız. Örneğin, Polog bölgesinde bulunan hastaların Kalkandelen kliniğine gönderilmesinin yolunu açacağız. Yani İştip ve Manastır’da bulunan hastalar da kendi bölgelerinde tedavi görecekler. Askeri hastane ise Üsküp ve Kumanova’ya hizmet verecek. Söz konusu bölgesel kliniklerde tedavi edilemeyen hastalıklar olduğu takdirde hastalar merkez kliniğe gönderilecek. Elbette bu değişiklikler bir gecede olacak şeyler değil. Vatandaşın güvenini tekrardan kazanmak için zaman gerekiyor..