Türk Tasavvuf müziğini icra edecek gruplara ihtiyaç duyulmaktadır

Türk Tasavvuf müziğini icra edecek gruplara ihtiyaç duyulmaktadır

İzmir 9 Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu Neyzen Mr. Abbas Yahya, Türk Tasavvuf musikisini icra eden bir orkestraya ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Kalkandelen'in Yeni Hayat Derneğinde çalıştırdığı grubun dışında Makedonya'da bu tür müziği icra eden bir grubun olmadığını kaydeden Abbas, "Türk Tasavvuf Musikisi Türk müziğinin önemli parçalarından biridir. Bu topraklarda yıllar önce Tasavvuf musikisi icraatı tekke ve zaviyelerde yapılıyordu. Ancak zamanın geçmesiyle Türk müziğinin otantik bölümü olan bu musikinin tamamen unutulduğunu ve icra edilmediğini söyledi. Bu konuda halk müziği, folklor ve gelenekleri canlı tutmaya çalışan Kültür ve Sanat Derneklerinin daha aktif olup, bünyelerinde bu müziği icra etme noktasında çaba sarfetmelerinin gerektiğini söyleyen Yahya, sivil toplum kuruluşlarının Türk Tasavvuf musikisinin yeniden canlanması konusunda proje üretmeleri noktasında çalışma ihtiyacının duyulduğunu vurguladı. "Yüksek Eğitimimi görmek üzere İzmir 9 Eylül fakültesine kayıt yaptırdım. Belli bir süre sonra Türk Din Musikisi diye bir dersimiz vardı. Tasavvuf müziğine karşı Türkiye'ye gitmeden önce de ilgi ve alakam vardı. Öğrenciliğim yıllarında İzmir Hatay'daki kültür ve sanat derslerine devam etmeye başladım. Bu dernek bir konservatuvar mahiyetindeydi. Burada nota, solfeş ve nazariye sistematik bir şekilde işleniyordu. Bu sırada hem nota hem ney kurslarına başladım. Ney derslerini Aziz Can Yücetürk yönetiyordu. Bu kurs 4 yıl devam etti ve bitişte diploma yani kursu bitirdiğimize dair belge aldım. Bunun yanında icra noktasında koroda da yer aldım. Koroyla İzmirde birçok yerel televizyonda programlar tertiplendi. Daha sonra Neyzen Ali Ortapınar ve Türkiye'nin önde gelen neyzenlerinden Sencen Derya ile tanıştım. Kendisinden faydalanarak birkaç konsere katıldık. İlahiyatı bitirdikten sonra İstanbul'da yüksek lisansımı Türk Din Musikisi üzerinde yaptım. Yüksek lisans tezimde Makedonya'da tekkeler ve tekke musikisi üzerine çalıştım." diye konuşan Yahya, Makedonya'ya döndükten sonra profesyonel görevinin yanı sıra Kalkandelen'in Yeni Hayat derneğinde bir musiki grubu kurmaya gayret gösterdiğini açıkladı. Türk Musikisine dolayısıyla tasavvuf musikisine ilginin artması için çalışmaların yapılmasının gerektiğini ifade eden Yahya, "Türk Musikisi önemli bir mevzudur. Bu konuda eğitim sisteminden başlayarak en yüksek düzeye kadar tanıtılması gerekiyor. Osmanlılar buralardan çekildikten sonra tekkelerde icra edilen tasavvuf müziği de zayıflamaya başladı. Dolayısıyla bu müzik zamanla unutulmaya da mahkum oldu." dedi. Tasavvuf Musikisine amatör olarak Türkiye'ye gitmeden önce de ilgi duyuyor icra etmeye çalışıyordum. Türkiye'den döndükten sonra Yeni Hayat derneğinde kurduğum grupla birçok şehirde konser verdik. Ayrıca Üsküp'ün Yeni Yol Derneğinde de daha önceden devam eden bir ilahi grubu da bu musikiyi icra ediyor. Makedonya'da bence tasavvuf musikisinin daha ileri gitmesi ve sistemli bir şekilde yapılması için notadan başlayarak, solfeş ve nazariyayı geliştirmek gerekiyor. Bu konuda daha iyi bir zemin hazırlanmalı. Türk musikisi eğitimin en alt kademesinden başlayarak en üst kademeye kadar ders olarak verilmeli. Diğer bir mesele Türk musikisinin gelişmesi için müesseselerin devreye geçmesi gerekiyor. Makedonya'da türk tsavvuf musikisinde icra edilen enstrümanların eğitimi için Türkiye'den hocalar getirilip kısa ve uzun vadeli kurslar düzenlenebilir. Bir yerden başlamak gerekiyor." dedi. Tasvvufun çok hassas bir mevzu olduğunu ifade eden Yahya, Türk Tasavvuf Musikisine ilginin mevcut olduğunu ve bu konuda Makedonya'da potansiyellerin var olduğunu söyledi.