Zühal Nebi Mümin: Sanatımda iç dünyamı yansıtıyorum

Zühal Nebi Mümin: Sanatımda iç dünyamı yansıtıyorum

Toplumda farklı fikirler sayesinde başarıların ortaya çıkması ilerlemeyi çağrıştırıyor.

Güzel Sanatlar Akademisi Heykeltraş Bölümü mezunu Zühal Nebi Mümin yeni bir yetenek olarak çalışmalarıyla Ohri ve Struga halkının arasında isimini duyurmayi başarmış. Lisede verdiği resim dersleriyle de öğrencilere sanat adına nelerin yapılabileceğini göstermiştir. Farklı milli mensubiyete ait bir ortamda, değişimi ortaya koyan Mümin, sanat hayatını tanımlarken farklı bir imaj ortaya koyuyor.

OHRİ’DE SVETİ NAUM HEYKELTRAŞLARINDAN BİRİYİM

"İnşa edilecek yapıt için ben de başvurumu yaptım ve 4. yeri kazandım. Belediye herşeyi temin etmiş durumda. Gerisi bizim çalışmamıza kaldı. Üsküp Halk Tiyatrosunda yapılacak 48 heykele, 3 heykel taslağıyla başvurdum ve projede yer almaya hak kazandım." diyen Zühal Nebi Mümin, "Bu projelerin içinde yer almak için elde bir taslak çizip, onu bilgisayarda montajlıyoruz. İstediklerim oluyor ama daha fazlasını yapabileceğimi düşünüyorum fakat bazı şeylere imkân verilmiyor. Bazen belirli kişiler ve olaylar yer alıyor işin içinde, biz de aktörleri oynuyoruz o kadar." şeklinde konuştu.

SANAT ANLAYIŞIM HEYKELLE SINIRLI DEĞİL

Sanat anlayışının heykelle sınırlı kalmadığını ifade eden Zühal, "Resime yatkınım. Belki profesyonel olarak o dalda eğitim almadım ama bölümüm bununla bayağı alakalı. O alanda diplomalarım da var. Türkiye’de Ebru sanatını da öğrendim. Öğretmenlikle de bildiklerimi öğrencilerime aktarıyorum. Onlarla aram çok iyi. Yetenekli olanların, bana da yapıldığı gibi elinden tutmaya çalışıyorum." dedi.

MEZUNİYET SINAVIMDA TÜRK MOTİVİNİ YANSITTIM

"Akademi’de yaptığım son heykellerde bir motif ararken Mevlana geldi aklıma. Onun taslağını hazırladım ama işlemlere başladığımda "Lale" meydana çıktı." diyen Zühal Nebi Mümin, mezuniyet sınavındaki çalışmasında Türk motiflerini de yansıttığını vurgulayarak, "Lale hem tarihte bir devri anlatıyor, hem de çok hoş heykeller meydana çıkarıyor. Özellikle Lale’ye hitab eden son heykelimde çok zorlandım. Ama onun da, yaptıklarım arasından en güzeli oldğunu sanıyorum." şeklinde konuştu.

HEYKELLE ÇALIŞMAK BOŞ MEKAN GEREKTİRİYOR

Heykel yapımı için büyük bir mekana sahip olunmasının gerekliliğini vurgulayan Zühal, "Yapmak istediklerini önce kafanda tasarlamalısın daha sonra kâğıda yansıtarak, hayat vermelisin. Aslında kafamda olan çoğu defa yapım sırasında değişiyor ama bu bazen çok güzel eserler meydana getiriyor. Çamurla çalışmak biraz daha kolay. Mesela ben ağaçla çalıştım. Hele söz konusu büyük yapımlarsa tamamıyla dış ortamlar tercih edilmeli. Ağacı şekillendirme süresinde elektrikli testere gibi zarar verici aletler kullanıyoruz. Evde çalışsam insanları yaralamaya kadar gidebilir." dedi.

AD YAPMAMIŞ SANATÇILAR BAZEN ÜNLÜ SANATÇILARDAN DAHA DEĞERLİ OLABİLİYOR

Babası Alaydin Nebi'nin Sedef ustası olduğunu ve sanat geleneğinin aileden geldiğini kaydeden Zühal, "Babam Alaydin Nebi sedef ustası. En değerli ve eski mesleklerden. Onun yaptığı oduna can vermektir. Babamın yönlendirmesiyle buralara kadar geldim. Eski sanatçıların ad yapmamış olması sanat kalitesini düşürmez. Bu alanda Bedi İbrahimi’de unutmamak lazım. Öğrencilere olan yardımı, çabası ve bilgisi sayesinde çok şeyi öğrendik. Resim yapmayı da çok iyi benimsiyorum. Genelde iç dünyamı yansıtıyorum. Tuş ve yağlı boyaları daha fazla kullanıyorum. Karşımda gördüğüm ve var olan şeyi çizmeyi sevmiyorum. Hayalimde yatanları düşündürücü bir şekilde aktarmak ve bu sayede insanların düşünmesini sağlamak amacım. Birçok sanat dalıyla uğraştığım bir sergiyle yakında karşınızda olacağım. Sergimde heykel, resim ve ebru çalışmalarımı sizlerle paylaşmak istiyorum." dedi.

BAŞARIYI FARKLI DALLARDA GÖSTEREBİLECEK ÇOK AZ TÜRK VAR

"Akademi’ye başladığımda sadece ben ve Gostivar’dan biri vardı." diyen Zühal, "Üzücü! Kariyerini belirleme konusunda gençler özgür bırakılmalı. Sanat sadece bir toplumu oluşturan insanlar için değil Türkler için de gerekli. Kafalarımızda belirli bölümler oluşturulmuş, herkes oraya yöneliyor. Bırakın yeteneği olan insanlar önyargısız istediği bölüme başvursunlar. Kendimizi farklı dallarda gösterelim, böylelikle kendimize iş imkânı meydana çıkartalım. Burada yaşayan Türkler bir yerde toplanmayalım, farklı yerlere dağılalım." şeklinde konuştu.