Netflix’ten 22 yıl hapis yatan masum bir adama dair belgesel: “Trial 4”

Netflix, önümüzdeki ay yayınlayacağı ve bir adamın cinayetten haksız yere 3 kez yargılanmasını ve mahkum edilmesini konu alan “Trial 4”dan fragman yayınladı.

11 Kasım’da yayınlanacak 8 bölümlük dizi, 26 Eylül 1993’te öldürülen Boston Polisi Dedektifi John Mulligan‘ı öldürmekten haksız yere mahkûm edildikten sonra 22 yıl hapis yatan Sean K. Ellis adında bir adamı konu alıyor.

YOZLAŞMIŞ POLİSLER, BOZULAN ADALET VE MASUM BİR ADAM

Yaşamı belgesele konu olan Sean K. Ellis, 1993 yılında 19 yaşındayken cinayetten suçlu bulunmadan önce bir yıl içinde 3 kez yargılandı. Avukatları Ellis’in bir polis komplosunun kurbanı olduğunu ve Boston dedektiflerinin dosyanın çabucak çözülmesini istemeleri sebebiyle kurban seçildiğini iddia ettiler.

Davada ismi geçen üç dedektife karşı daha sonra, emirleri tahrif etmek ve şüphelileri silah zoruyla soymak da dahil olmak üzere suçlamalarda bulunulması da avukatların tezlerini güçlendirdi.

Ellis, davasının yeniden ele alınmasını gerektiren kanıtların ortaya çıkmasının ardından 2015 yılında serbest bırakıldı. Ancak Dedektif Mulligan cinayetinden dolayı onu ömür boyu hapse atabilecek dördüncü bir duruşma olasılığıyla karşı karşıya.

Trial 4, Ellis’in ilk mahkumiyetine ilişkin soruşturmanın yanı sıra 1993’ten beri davaya dahil olan hemen hemen herkesle yapılan röportajlarla olası bir dördüncü duruşmanın nasıl geçebileceğine ışık tutmaya çalışıyor.

Netflix’in Trial 4 için yayınladığı resmi tanıtım yazısı şöyle:

Sekiz bölümlük belgesel dizisi TRIAL 4, 1993’te Boston Polis Dedektifi John Mulligan’ı öldürmekten suçlu bulunduktan sonra 22 yıl hapis yatan Sean Ellis’in hikayesini anlatıyor. Kolluk kuvvetleri Ellis’i cinayetle ilişkilendiren kanıtlar sunsa da, daha fazla araştırma yolsuz polis memurlarını, şüpheli tanıkları ve vakayı çözmek için departman içinde muazzam baskıyı ortaya çıkardı. Ellis’in hikayesi yıkıcı olsa da sistematik ırkçılık, polis yolsuzluğu ve ceza adaleti reformu gibi güncel konulara ışık tutarken, nihayetinde insanların sistemi değiştirme gücüne sahip olacağına dair umut veriyor.

Rémy Burkel‘in yapımcılığını üstlendiği diziyi Netflix’in tartışmalı belgesel dizisi The Staircase‘in arkasındaki belgeselci Jean-Xavier de Lestrade yönetti.