İyi Tiyatronun Olduğu Yerde Mutlaka Seyirci de Vardır...

Makedonya’nın önde gelen yönetmenlerinden biri olan Aleksandar Popovski, İstanbul’da devlet tiyatro ödülüne layık görüldü.

İstanbul’da Türk tiyatro oskarı olarak bilinen bu ödülü alan tek yabancı kişi yönetmen Alaksandar Popovski’dir.

Yıllardır yurt dışında çalışan Popovski, “İstanbul’da çalışmak bana ilginç geldi. İstanbul’da ilk kez çalıştım. Ondan önce Türk Tiyatrosu’yla sadece misafir olarak katılma imkanım oldu. Yeni bir ortam. Devasa bir yer. Dünya’nın en güzel şehirlerinden biri. Birçok ülkeyi gezdim, gördüm, İstanbul’da gördüklerime inanamadım. Çalıştığım tiyatroda 12 sahne ve söylediklerine göre 400 oyuncu var. İstanbul’da çok sayıda tiyatro var.” diyen popovski, “Tüm bu tiyatrolar arasında bana böyle bir ödülün verilmesi benim için büyük önem taşımaktadır. Tüm seremoni ilgi çekiciydi. Orada her oyuncu hakettiği yerde ve yaptıkları işten memnun olmaları için elinden geleni yapmaktadırlar. Bu durum Makedonya’da yok o yüzden bu eksikliği çok fazla hissediyorum.” şeklinde konuştu.

İstanbul’da 2 ay kalan Popovski, şunları söyledi: “Orada sadece şehir tiyatrolarını görme imkanım oldu. Milli Tiyatro için de güzel sözler duydum. Ve Ankara’da olan tiyatro için. İstanbul muhteşem bir şehir kolay kolay ayrılamadığım şehir. 2013 yılında yine orada çalışmayı düşünüyorum. Oradaki insanlarla işbirliğimiz iyi seviyedeydi. Bir kez deneyimim oldu. İkinci gidişimde oradan neler alabileceğimi ve arayabileceğimi artık çok iyi biliyorum. İstanbul’da aslında fazla bişey arayamam sadece yeni şeyler öğrenebilir, kazanabilirim’’, diye ifade eti.

Makedonya’da tiyatro anlamında durumların daha iyiye gitmesi için uğraşıp uğraşmadığını sorduk. Bu konuda Popovski ’’Bu çok güzel bir soru. Bu soruyu genelde kendime soruyorum. Çünkü, öyle bir dönemde yaşıyoruz ki insanlar hiçbirşeyden memnun değil siyasetten memnun değil. Bu soruyu aslında herkes kendisine sormalı: Bazı şeyleri düzeltmeye nekadar çaba göstermişiz? Tabii ki de kolay olmayacak bazı şeyleri değiştirmek.” diyor ve ekliyor: ’’Bizim işimiz değil durumları değiştirmek. Yani, benim siyasetçi olmam lazım ki bazı şeyleri değiştirebileyim. En büyük sorun zaten burda. Birçok insan birçok şeyi değiştirir eğer ki siyasete katılmaları mecburi değilse. Şahsi adıma konuşmak gerekiyorsa açıkçası kendimden bu konuda memnun değilim. Ama ben hiçbirzaman bazı şeyleri değiştirmek için denemekten vazgeçmedim. Nekadar başardım bilemem. Ama bu konuda yüzde yüz memnun değilim.”

Sanatçı siyasetle uğraşırsa sanatçı olarak kalır mı soru üzerine Popovski, “Tabii ki değil. Bu konuda güzel bir düşünce vardır sanatçı siyasetçi olabilir ama sanatçı olarak kalamaz. Sanatçının esas amacı kendi fikirlerinden yürümek, herhangi bir siyasi partiden değil. Bizde artık herşey partiden geçiyor. Kesinlikle bu durumun değişmesi lazım.” görüşünü dile getirdi.

Popovski şöyle devam etti: “Ben siyasi parti üyesi asla olmam. Sanatçılara sadece normal şartlarda çalışmalarımızı sağlasınlar, gerisi bize kalmış birşeydir. Genelde herhangi bir program için mesela Kültür Bakanlığına teşekkürlerimizi sunarız deniliyor. Neden Kültür Bakanlığına teşekkür edesiniz ki? Kültür Bakanlığı maddi açıdan bizleri desteklemek için zaten burda. Sanatçı profilini sadece siyasetle uğraşmayanlar yaratabilir diye düşünüyorum.”

Makedonya’nın tiyatrolarını eleştiren Popovski “Ben bunu kaç kez söyledim. Ve kendimi de aldatmak istemiyorum, şu anda var olan durum kesinlikle Makedon tiyatrosu gibi bir durum söz konusu olamaz. Tiyatro deniliyor, temsil deniliyor ama tam anlamıyla öyle birşey yok. Kendimizi soruşturmamız lazım.” vurgulayarak şöyle devam etti: “Çocukluk yıllarımda tiyatroya gittiğim zaman tiyatronun en parlak dönemini de hatırlarım. İnsanlar şu anda eğer Dram Tiyatrosu, MNT iyi olduğunu düşünürlerse 80’li yıllarının eski kayıtlarına baksınlar sonra bu konuyu tartışabiliriz. Makedonya tiyatrosu benim için bir anlam ifade etmiyor. Türk Tiyatrosuna da bir Makedonya tiyatrosu olarak bakıyorum. Türk Tiyatrosu için şunu söyleyebilirim ki ben o tiyatroyla çalıştığım zaman adeta bir aile ortamı olduğu için kendimi çok rahat hissetmişimdir. Türk tiyatrosunda çok kaliteli oyuncular var. En çok hoşuma giden şey de işlerine ve kendi tiyatrolarına olan bağlılıklarıdır. Mesela, Salaettin Bilal çok kaliteli bir sanatçı.”

Popovski bu ay “Balkan Ölü Değil” adlı film çalışmalarına başlayacak. Yönetmen filmde Osmanlı döneminin ele alındığını belirtti. Popovski film ile ilgili şunları söyledi: “Mustafa Kemal Atatürk’ün öğrencilik yılları ele alınıyor. Filmde çok kültürlülük hayatı anlatılmaktadır. Farklı dinler arasındaki insanların ilişkisini anlatmaktadır. Tüm çekimler Üsküp’te gerçekleşecek. Yeni filmimde Türk tiyatrosundan da bazı oyuncalar oynayacak.” Yönetmen Popovski’nin son olarak “İyi tiyatronun olduğu yerde seyirci de mutlaka vardır. Güzel bir temsil yapılsın seyirci olur.” dedi.