Rona Nişliu: “Hedefimde Ailem ve Toplumum İçin Faydalı Bir Birey Olmak Var”

Rona Nişliu: “Hedefimde Ailem ve Toplumum İçin Faydalı Bir Birey Olmak Var”

Bu yıl Bakü’de tertiplenecek Avrovizyon şarkı yarışması yakınlaşıyor.

Kuşkusuz Avrovizyon şarkı yarışması, ülkemizde en çok takip edilen şarkı festivallerinden bir tanesi. Bu durum sadece ülkemizde değil, komşularımız ve Avrupa’nın hemen hemen bütün ülkelerinde aynıdır. Son senelerde oy verme işleminin siyasete karışması sebebiyle Avrovizyon şarkı yarışması tenkitlere hedef olmuşsa da popülaritesi yeniden artmakta ve gerçekleşmeden aylar öncesinden sabırsızlıkla beklenmekte. Genellikle bu yarışmaya katıan adaylar farklı ülkeleri ziyaret ederek lobi faaliyetleri yapıyorlar. Bu hafta kültür sayfamızın konuğu,bu amaçla ülkemizde bulunan Arnavutluğu temsil edecek Rona Nişliu oldu. Kendisiyle hem müzik hem de Avrovizyon hakkında keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Müziğe ilginiz nasıl başladı?

Çocukluktan beri müzikle yaşıyorum. Aile faktörü de önemli bu konuda. Aile fertlerimden hiçbiri profesyonel olarak uğraşmasa da herkes birer müzksever. Evimizde özellikle klasik müzik ve sanat müziği dinlenirdi. Ben de ilk önce çocuk şarkıları daha sonra farklı müzik türleri dinlemeye başladım. Tabi ki her zaman sanatsal değeri olan yapıtlar tercih ettim. Zannedersem müzik dinlemek de bir beslenme şekli. Ruhumun gıdası her zaman müzik olmuştur.

Öğrenebildiğimiz kadarıyla siz müziğin yanısıra medya ve işletme dünyasında da aktif rol alıyorsunuz?

Yapmak istediğim ve yapmak zorunda olduğum şeylerin bir kombinasyonu bu. İnsanlarla iletişimde olmak bana zevk veriyor. Yapmakta olduğum her 3 iş de bunu bana sağlıyor. Gazetecilik mesela, benim hayatıma birçok şey katıyor. Hayatta koymuş olduğum hedeflere ulaşmak için icra ettiğim 3 farklı iş bana yardımcı oluyor. Hedefimde ailem ve toplumum için faydalı bir birey olmak var.

Arnavutluk’u Bakü’de temsil etmek sizin için ne ifade ediyor?

Aslında kısa kariyerimde bu benim en büyük başarım. Arnavutluk’ta, Arnavut Radyo ve Televizyonu’nun tertiplediği 50.Şarkı Festivali’nde birinci oldum ve otomatik olarak Arnavutluğu Bakü’de temsil etmek üzere yeşil ışık aldım. Kendimi çok gururlu ve onore edilmiş hissediyorum.Çok heyecanlıyım. Böyle büyük bir başarıya kısa bir süre içerisinde ulaşmak mutlu ediyor beni. Bunu sadece rüyalarımda görüyordum düne kadar. Mutluyum çünkü milletimi temsil edeceğim. Biliyorum ki milyonlarca kişi beni destekleyecek. Sadece bu düşünce aklıma takıldığında bile hem heyecanlanıyor hem de mutlu oluyorum.

Şarkı üzerinde biraz konuşalım isterseniz? Şarkıyı kiminle çalıştınız?

Şarkı sözlerini ben yazdım. Aranjörlüğünü ise Florent Boşnyaku yaptı. Sonuç olarak güzel bir şey ortaya çıkardık. Hem ben beğeniyorum hem de dinleyenlerden güzel geri dönüşümler alıyorum. Şarkıyı söylerken de oldukça mutlu oluyorum.

Şarkı sözü biraz spesifik. “Suus”.. Ne demek, biz Türkçe “ses çıkarma sus”olarak bir anlam vermeye çalıştık ama iki ‘u’su var?

(Gülüyor) Evet Azerbaycan’da da belki aynı düşünceye sahip olanlar olabilir. Spesifik bir isim koymaya çalıştık. Suus aslında Latince bir kelimedir. Anlamı ise “özel, şahsi” demek.

Ümitli misiniz? Final veya neden olmasın birinciliği düşünüyor musunz?

Ben en son dediğinize ulaşmak için elimden geleni yapacağım. Bazıları, kazanmak değil katılmak önemli, der. Ben buna çok katılmıyorum. Eğer yarışma ise sadece katılmak değil kazanmak yani birinci olma hevesi de olmalı. Motivasyonu arttırıyor ve mutluluk veriyor.

Şarkıyı inceledik. Hüzünlü bir parça. Yaşadığımız değerler erozyonunu ele alıyor. Varoluşsal bir yanı da var. Şarkıyı siz yazdınız. Sizi ne kadar yansıtıyor bu şarkı?

Bu şarkı tam olarak beni tasvir ediyor. Düşündüğüm ve hissettiğim şeyleri kağıda döktüm. Söylerken de içimde hissederek söylüyorum.

Bu sene yarışma Bakü’de yapılıyor? Memnun musunuz?

Sanatsal anlamda en çok beğendiğim şarkıcılardan bir tanesi Aziza Mustafazade, Bakü’lü.. Onun şarkılarıyla büyüdüm. Onu yakından görmek beni dünyalar kadar mutlu eder.. Umarım orda bir saniye de olsa görürüm. Azerbaycan’a daha önce gitmedim. Yeni yerler görmek beni çocuklar gibi sevindiriyor. İnternetten yapmış olduğum araştırmalardan gördüm ki Bakü gayet modern ve güzel bir yer. Umarım hem yarışma hem de seyahatimiz güzel geçer.

Kendinizi birkaç yıl sonra nerde görüyorsunuz?

Yarın ne olacak hiç kimse bilemez. Nerde olacağımı ben de tam kestiremiyorum. Farklı ve dinamik bir yapıya sahibim. Yarın herşeyi değiştirme eğilimi gösterebilirim. Dolayısıyla bu soruya net bir cevap veremeyeceğim. Ben hayatı çok fazla planlayarak değil spontane olarak yaşamak istiyorum. Düşüncelerime göre böylesi daha güzel.

Avrovizyon’u sizin için dünyaya açılma fırsatı olarak görüyor musunuz?

Kesinlikle. Önemli bir platformdur Avrovizyon. Sanatçının tümdünyada tanınmasına yardımcı olur. Bu yüzden en iyisini vermek için gece gündüz çabalıyorum. Bu olay yüz milyonlarca kişi tarafından izleniyor. Fakat şimdiden bunu konuşmak çok iddialı olur. Zamana bırakalım. Bakalım neler olacak.

Okurlarımıza yönelik bir talebiniz var mı?

Evvela bu röportajı okuyan bütün okurlarınızı canı gönülden selamlıyorum. 22 Mayıs’ta yarı finalde benimle beraber olmalarını istiyorum. Onların desteği benim için çok önemli. Teşekkürler.