Sanatçının En İyi Silahı Tiyatrodur

Sanatçının En İyi Silahı Tiyatrodur

Sanatın kelime anlamını, benimseyip yansıtanlar için, isimden isim türeten yapım ekini ekleyip, sanatçı kelimesini elde ederiz.

Tiyatroda sahneyi, müzikte notayı, resimde boyayı, heykelde üçboyutu, edebiyatta kelimeyi, mimarlıkta estetiği, dansta ritmi yakalayanların ismini sanatçı diye tabir edilebiliriz. Bu alanda kendi dalında ilerleme kaydeden ve tiyatroda rolün hakkını veren Erman Şaban ile bu haftaki sayımızda kültürümüzü gözler önünde yaşatmaya çalışan tiyatro sanatçılığı hakkındaki konuşmamızı sizlerle paylaşıyoruz. 1983 Üsküp doğumlu olan Erman Şaban, güzel sanatlar lisesinde resim/heykel bölümünü, yüksek öğrenimini de Dram Fakültesinde tamamlamıştır.

Tiyatro benim mesleğim olmalı

"Tiyatroya başlamam tamamiyle çok küçük yaşlarda resim çizmemle alakalıydı. Resim yapmayı çok seviyordum. Kâğıt kalmadığında bile o anlamda bana duvarlar yardımcı oluyordu. Bir de abimle (Ertan Şaban) beraber bizdeki aşırı film izleme sevgisi de katkı payı oldu. Beni tiyatroya çeken nedenlerden biri de abimdir. Fakülteden getirdiği senaryoları benim de kurcalamam, ilkokulun son yıllarında da amatörce tiyatroyla uğraşmam kendimi geliştirmemi sağladı. Kendimi farketmeden tiyatroda bulduğumda ve onun akışına kaptırdırığımda: "İşte bu benim mesleğim olmalı" dedim.

Sanatçı hırslı olmalı

Şaban, tiyatro sanatı hakkında ise şunlara değindi. "Bu işin tamamen yetenekle bağdaşması lazım. Ancak bununla kalınmaması, bir nevi geliştirilmesi gerekiyor. Gözlemin iyi, insanlar arasındaki ilişkilerin takipçisi, bir de cesur olman lazım. Hiç kimsenin yapamadıklarını ben yaparım diyebilecek bir isteğin olmalı. Akademide daha tecrübeli hocalarımız bende bu ışığı gördüler. Ben de hala o ışığı aramaya çalışıyorum." dedi. Film ve dizilerde de rol alan başarılı oyuncu kamera karşısında daha dikkatli olması gerektiğine değinerek, "Bir öğrenci için kamera karşısında olmak edineceği tecrübelere tecrübe katıyor. Ben de kendimi hala öğrenci, çırak olarak gördüğüm için, kendimi teknik anlamda geliştirmemi sağladı. Küçük kutu diye tabir ettiğim kamera karşısında büyük dikkatle oynadım, mimiklerimi bile takip etmeyi öğrendim." dedi.

Tiyatro her gün yeni şeyleri öğrenme sanatıdır

"Sahnede olmak doğmak ve ölmek gibi, oyun başlıyor sen yeni doğuyorsun, oyun bitiyor, ışıklar kapanıyor ve sen ölüyorsun" diyen Erman Şaban "Tiyatro bambaşka bir şey, içinde bütün meslekler var. Eğer iyi oyuncuysan sahnede cerrahtan, öğretmenliğe kadar aklınıza gelebilecek her bir mesleğin gereğini yapıyorsun. Şu an Haluk Bilginer’in okuduğum bir röportajında, söylediği cümle aklımda "Bu mesleği öğrenmeden öleceğim için yapıyorum". Bunu söyleyen Türkiye’nin en iyi oyuncularından biri. Tamamiyle bizim mesleği açıklayıcı bir düşünce olmuş. Her gün yeni birşeyler öğrenme sanatıdır tiyatro" dedi. Şaban, kariyerine nerede devam edeceği konusunda ise şunları belirtti: "Kariyerime özel bir yerde, mesela Türkiye’de devam edeceğim diye kısıtlamıyorum. Çünkü ben bir oyuncuyum. Eğer senaryoya inanırsam Afrika’ya bile giderim. Bence oyuncu çok güzel senaryo, ben de burda olmalıyım derse, o hikaye için elinden gelenin herşeyini yapmalı".

Türk tiyatrosuna sahip çıkılmalı

Burada Türk kültürü ve sanatı adına yapılan projelerin yararlı olduğunu söyleyen oyuncumuz buradaki Türk tiyatrosuna sahip çıkılması gerektiğini de belirtti. "Aslında tiyatromuzda güzel bir seyirci kitlesi oluşmaya başladı. Bu bizi çok memnun ediyor. Ama yine de daha da fazla sahiplenmemiz gerekmekte. Sonuçta bir tane tiyatromuz var ve bu kültür açısından çok iyi bir silaha sahip olduğumuz anlamına geliyor. Bizim başka silahımız yok, kendimizi ve haklarımızı gösterecek en iyi şey elimizde. En azından geçmişimiz olan bir toplum olarak güçle derdimizi anlatmaya çalışmıyoruz". Türklerin bu konuda aktifliğine güvenen Şaban son olarak gençleri bir noktada toplamamız gerektiğini vurguladı. "Biraz farklı düşünmemiz lazım hem kültürümüzü korumak, hem de biraz kalıplaşmış düşüncelerden kurtulmaya çalışmak."