Pele, Robinho, Neymar… Rodrygo!

’Her Brezilyalı futbolcu doğar’ sözü bir gerçeği ifade ediyor. Futbolun anavatanı İngiltere olmasına karşılık, meşin yuvarlakla hünerini sergilemede kimse Brezilyalılara rakip olamadı.

Pele gibi bir markayı çıkaran Brezilya’da her yıldız ‘Yeni Pele’ olarak tanımlandı. Ancak hiç kimse adını efsanenin yanına yazdırmayı başaramadı. Onlarca dünya çapında yıldız yetiştiren Brezilya’da, genç futbolcuların bir kabusu da ünlü isimlerin yeni versiyonu ilan edilmek oldu. Bu isimlerden biri de dünyanın en iyi genç futbolcusuna verilen 2020 NxGn ödülünü kazanan Real Madrid’li Rodrygo. Benzetildiği isim ise Neymar’dı. Hem de 12 yaşındayken.

Bu sezon ortaya koyduğu futbolla dikkatleri üzerine çeken Rodrygo’nun üzerine spot ışıkları çevrildiğinde henüz 12 yaşındaydı. Nike ile sponsorluk anlaşması imzalayan en genç sporcu olan Rodrygo’yu, Brezilya medyası ‘Yeni Neymar’ olarak ilan ediyordu. Bugün geriye dönüp baktığında bu benzetmenin kendisine yarardan ziyade zarar verdiğini söylüyor. ‘O dünya çapında bir yıldız, ben ise henüz yolun başındayım, dolayısıyla onunla karşılaştırılmam benim için zor bir durum.’ yorumunu yapıyor.

2019-20 sezonunda Santos’tan 45 milyon Euro bedelle henüz 17 yaşında Real Madrid yolunu tutan Rodrygo’nun, yıldızlar topluluğu oyuncular arasında kadroda yer bulmasına ihtimal verilmiyordu. Genç Sambacı için uygun görülen adres İspanya 3. Ligi’nde oynayan B takımı Real Madrid Castilla’ydı. Eden Hazard’ın sık sık sakatlanması, Luka Jovic’in form tutamaması bir anda gözlerin genç oyuncuya çevrilmesini sağladı.

Teknik patron Zidane, genç oyuncuyu A takım kadrosuna alarak, güven duyduğunu ortaya koydu. Real Madrid formasıyla ilk golünü sonradan oyuna girdiği Osusuna maçında atarken, sahaya ayak basmasının üzerinden sadece 93 saniye geçmişti. Golden sonra çılgınca sevindi. Haklıydı. Santiago Bernabeu’nun her bir köşesine ok atma işareti yaparak gol sevinci yaşayan Rodrygo, artık Madridistaların yeni kahramanıydı.

TR_33b98.jpg

9 Ocak 2001’de doğan Rodrygo, Osasco’nun orta sınıf bir bölgesinde yetişti. Hayata tutunmak için futboldan başka seçeneği yoktu. Babası Eric’in Brezilya’nın alt liglerinde göçebe bir kariyeri olmuştu. Bir dönem Serie B seviyesine kadar yükselirken toplamda 9 farklı takımın formasını terletti. Eric, Rodrygo doğduğunda henüz 16 yaşında olmasına rağmen oğlunun da kendisi gibi futbolcu olması konusunda kararlıydı.

Genç oyuncu, “Babam benim kariyerim için mühim bir figür çünkü o da benimle aynı sahalarda yer aldı, nasıl bir durum olduğunu biliyor. Ama annem de beni çok iyi anlıyor. Benimle her gün konuşurdu. Aile benim için her şey demek. Benim temelim o. Her şeyi destekleyenler onlar, benimle her yere gelenler onlar. Onlar benim her şeyim.” diyor.

Çocukluk günleri sokakta geçer. Okula erkenden giden küçük Rodrygo, ders bitince kendini hemen meşin yuvarlağın peşinde bulur. Futbolun yanı sıra kaykay ve sörf yapan Rodrygo’nun kalbinde futbolun yeri ayrıydı. Santos altyapısına yazıldığında 10 yaşındaydı ve ilk olarak futsal takımında oynadı.

Santos’un efsanesi hiç şüphesiz ki; Pele idi. Son dönemde ise yıldız isim olarak Robinho ve Neymar’ı yeşil sahalara sürmüştü. Genç Rodrygo’ya her ne kadar ’Yeni Neymar’ dense de Robinho ile de sık sık mukayese ediliyordu. Ancak onun gönlünde sadece Brezilya’nın değil tüm dünyada futbolun bir numaralı efsanesi Pele’nin başarılarını tekrarlamak yatıyordu. Madrid’e gitmeden önce Pele’nin evine gidip, efsane ile tanışan Rodrygo, ’’Onun bana söylediği bir şeyi hiç unutmuyorum: ‘Asla hiçbir şeyden korkma.’ Bu cümleyi hep aklımda tutacağım.’ diyor.

Rodrygo rol model aldığı Pele, Robinho ve Neymar’ın ayak izlerini takip edip Santos’un Atletico Mineiro’yu 3-1 yendiği maçta oyuna girerek bu formayı ilk kez sırtına geçirdiğinde 16 yaşındaydı. 17. doğum gününden sadece iki hafta sonra ilk golünü attı. Bu gol bir son dakika golüydü ve Santos, Ponte Preta’yı devirdi. Santos’ta yeni bir yıldız doğuyordu.

Kulübü Copa Libertadores’te temsil eden en genç oyuncu ve o turnuvada gol atan en genç Brezilyalı futbolcu unvanlarının sahibi olan Rodrygo, Brezilya Serie A’da sadece 41 maça çıktıktan sonra Real Madrid’e transfer oldu. La Liga’da ilk kez 11’de oynadığı maçta gol atmayı başaran Brezilyalı futbolcunun kendisini tam anlamıyla gösterdiği yer Şampiyonlar Ligi arenası oldu.

Kariyerinde ikinci kez bir Şampiyonlar Ligi maçına ilk 11’de çıktığında rakip Galatasaray’dı. Maçın başlamasından 375 saniye sonra iki gol atmatı başarmıştı. 14. dakikada kazandırdığı penaltıda topun başına geçen Rodrygo’nun, turnuva tarihinde en kısa sürede hat-trick yapma şansını elinden alan isim ise kaptanı Sergio Ramos oldu.

Maçın uzatma dakikalarında takımının 6’ıncı, kendisinin ise 3’üncü golünü atan Rodrygo, 21. yüzyılda doğup Şampiyonlar Ligi’nde hat-trick yapan ilk futbolcu oldu. Galatasaray karşısındaki etkileyici performansının ardından Brezilya Milli Takımı’yla da ilk maçına çıkma şansına erişen Rodrygo, kasım ayında Arjantin’e 1-0 kaybettikleri maçın son 20 dakikasında şans buldu. Bu bir rüyasının gerçeğe dönüşme anıydı.

Bu sezon Real Madrid formasıyla 12 maça çıkan Rodrygo, 2 gole imza attı. Şampiyonlar Ligi’nde ise 4 maçta 4 gol kaydetti. İlk sezonunda Real Madrid formasıyla gösterdiği performans beklentilerin çok üstünde gerçekleşti.