Bu Bayram Sıla-i Rahim Reklamlarda Kalmasın!

Bu Bayram Sıla-i Rahim Reklamlarda Kalmasın!

Ana temasını gözleri yolda yaşlı bir amca ya da teyzenin oluşturduğu bayram reklamları, son yıllarda bir klasik haline geldi.

Ancak son yıllarda yaz aylarına gelen Ramazan Bayramı’nın programlarında ilk sırada sıla-i rahim değil, tatil yer alıyor. Oysa sıla-i rahim, insanın ömrünü bereketlendiriyor.

İlahiyatçı Doç. Dr. Kadir Paksoy, sıla-i rahimin insanın ömrünü bereketlendirerek, Rahman-ı İlahi’nin rahmet ve lütuflarına mazhar olmanın bir vesilesi olduğunu anlatıyor.

Dünyevileşmenin ve bireysel hareket etmenin masivâya dalmaya sebep olduğunu belirten Paksoy, şunları söylüyor: “Birçok değerle birlikte akrabalarla alaka ve irtibat normal zamanları bırakın, mübarek gün, gece ve bayramlarda dahi unutulmaya maruz kaldı. Gelinen noktada akrabalık rafa kalkmak üzere! Oysa bu tavırlar Kur’an ve hadislerin ışığında İslami değerler açısından hoş karşılanmaz. Bu değerleri yeniden canlandırmanın yoluna bakmak, Ramazan Bayramı’nı da buna bir vesile olarak değerlendirmek lazım.”

Kadir Paksoy, şunları öneriyor: “Yine de tatil yapılacaksa aile fertlerine, sağ ise anne-baba ve yakın akraba ziyareti yapıldıktan sonra tatile gidilmeli. Onları da memnun ederek Allah’ın rızası ve Peygamber Efendimiz’in hoşnutluğunu kazanmak daha geçerli bir yol. Böyle yapılırsa hayatın bereketlenmesi de söz konusu.” Akraba ile alaka kesildiğinde, Rahmet-i İlahiye’nin daha geniş lütuflarından mahrum kalınacağını söyleyen Paksoy, “Efendimiz’in (sas) bir hadisinde, üç zümrenin burnu yere sürtülsün deniyor. Bunlardan ilki Ramazan gelip de kendini Allah’a affettiremeyenler, ikincisi Efendimiz anıldığında salavat getirmeyenler, sonuncusu ise anne-babası sağken onları memnun edememiş evlat için söyleniyor. Şu halde büyüklerin hayır dualarını alıp onların kalplerini kazanmaları önem arz ediyor.” ifadelerine yer veriyor.