Mercimek Köftesiyle Kurulan Gönül Bağı

Mercimek Köftesiyle Kurulan Gönül Bağı

Kendi kültüründen bir hayli farklı ülkeye gitmenin elbette zorlukları var. Fakat oranın insanlarıyla kurulan gönül bağı yaşanılan tüm olumsuzlukları siler.

Bangladeş’te öğretmen olan Kemal Bey’le evlenerek adını dahi bilmediği bir ülkeye gitmişti Aysel Hanım. Ülkenin karışık ortamı ve dilini bilmemesi yedi ay boyunca hiçbir şey yapamamasına sebep olmuştu. Dayanamayacak duruma geldiği bir gün şu dua döküldü dilinden: “Allah’ım! Ne olur bana bir yol aç. Başkaları için yorulamamaktan yoruldu şu kalbim. Ne olur nusretini gönder bana!”

Ertesi gün Muharrem ayına yaklaştıklarını fark eden Aysel, bunu bir fırsat bilmiş ve komşularına ikramda bulunmaya karar vermişti. O sırada evdeki malzemelerle ancak mercimek köftesi ve helva yapabildi. Yaparken komşularıyla aralarında muhabbet oluşması için dualar etti. Hızlı hızlı komşularına yaptıklarını dağıtmaya başladı. Tabağı vermiş olduğu bir dairede kapı ardından bir sevinç çığlığı duydu fakat anlam veremedi.

‘ALLAH’IM NE OLUR BENİ BU İNSANLARLA TANIŞTIR’

O sevinç çığlığı Piriya Nawshin, adındaki genç kıza aitti. 18 yaşlarında olan Piriya, Aysel ve Kemal çifti bu apartmana taşınırken onları pencereden görmüştü. Aysel’i uzaktan uzağa takip etmiş ve onun yalnızlık çekip duaya başvurduğu zamanlarda Piriya da “Allah’ım! Ne olur bu insanlarla beni tanıştır. Ne olur bir şeyleri tanışmamıza vesile kıl.” diye dua etmişti.

Allah duasını kabul etmiş Aysel’i kapılarına kadar da getirmişti. Kapıyı kapatır kapatmaz annesinin boynuna sevinçle sarılan Piriya, soluğu tabağı geri vermek için Aysel’in evinde aldı.

Karşısında Piriya’yı gören Aysel şaşırmış ne diyeceğini bilememişti. Hoş ne diyeceğini bilse de o dilde nasıl söyleyeceğini bilmiyordu ya. Piriya gözleri ışıldayarak girdi içeri girmesine ama Aysel tek kelime etmiyordu gülümsemekten başka. Tam o sırada Kemal Bey yardıma yetişti. Kemal Bey Piriya’ya yalnızlık çeken eşi Aysel’e arkadaşlık yapması için ricada bulundu.

‘SİZİN İÇİN YEMEKLER YAPTIM, NE OLUR GELİN’

Piriya o günden sonra neredeyse her gün Aysel’e uğruyor ve birlikte vakit geçirmek için yemekler yapıyorlardı. Çok geçmeden aralarında başlayan arkadaşlık, abla-kardeş ilişkisine dönüşmüştü. Bir gün Aysel apartmandaki tüm bayanları yemeğe çağırma isteğini Piriya’ya söylemişti. Piriya ile annesi bu davete destek olanlardan olacaklardı şüphesiz. Aysel diğer komşularının yılmadan kapılarına gidiyor, “Sizin için yemekler yaptım, ne olur gelin” diyordu.

Aysel’in bu ısrarlarına dayanamayıp gelen bir kaçkişi de eklenince yaklaşık 6 kişi olmuşlardı. Aysel o gün gelmeyen komşularına ise onlar için ayırmış olduğu yemekleri götürmüş ve “Bunları sizin için yapmıştım, keşke beraber yiyebilseydik.” diyebilmişti.

Komşularıyla olan buluşmaları artık haftanın bir günü mutlaka oluyordu. Aysel anlatabildiği kadarıyla onların neden burada bulunduklarını, başkalarına yardım etmekle mutlu olduklarını anlatıyor, onların da merak ettiği soruları yanıtlıyordu. Kimi zaman onlara kitap veriyor, beraber kitap okuyor ve okuduklarını birbirleriyle paylaşıyorlardı.

Aysel’in en büyük yardımcısı Piriya oluyordu. Onlar sanki birbirlerini tamamlıyor ve güzel işlere vesile oluyorlardı.

‘ALLAH BİZİ TEKRAR KARŞILAŞTIRACAK’

Eşi Kemal Bey’in tayini başka bir ülkedeki Türk okuluna çıkmış ve Aysel için Bangladeş’e hoşçakal deme vakti gelmişti. Piriya Aysel’in gitmesinden sonra tam 3 gün ağlamıştı. Ardından onun için şunları söyler Piriya: “Ben inanıyorum ki o bana Allah tarafından gönderilen bir melekti. Ben onu gerçek bir abla bellemiştim ve o giderken sanki kendi kanımdan biri gidiyormuş gibi hissettim. Allah bizi tekrar karşılaştıracak.”