Zenginlik Vicdansızlaştırıyor Mu?

Zenginlik Vicdansızlaştırıyor Mu?

Para ve güç insanı değiştirir mi?

Son aylarda çok kimse sormuştur bu soruyu. Amerikalı bilim adamları ise sadece sormuyor, yıllardır yaptıkları deneylerle cevabını da arıyor. Neticesi: Evet maddî gelirin artması ve güç insanı daha az merhametli ve vicdanlı yapıyor. Ve de acımasız…   

Artık komşu komşunun külüne muhtaç değil, hele zenginse hiç değil!

Kaliforniya Berkeley Üniversitesi’nden Dacher Keltner, maddi kazanımları arttıkça insanların davranışlarının değişmesini farklı bir şekilde yorumluyor. Gelir düzeyleri düşük insanlar yaşamak için başka insanlarla iletişim kurmaya muhtaçtırlar. Bu da onların sosyalleşmesini, empati kurmasını, merhamet duymasını sağlıyor. Çevresindeki insanların duygularına daha duyarlı olmak zorunda kalıyor. Parası olanın ise çevresindekiler için duyarlı olmasına gerek yok. Her işini parayla halledebilir, parayla aldığı teknolojiyle hayatı kolaylaşır.

Kaltner yaptığı deneylerden birinde ilginç bir sonuca ulaşıyor. Gönüllü denekleri birbirleriyle tanıştırmış. Gözlemciler huzurunda. Sonuçta üst gelir grubundakiler bir yabancıyla tanışırken soğuk ve mesafeli dururken, onlara göre daha alt gelir grubunda olanlar çok daha sıcak ve cana yakın olmuşlar. Tabii burada akademisyenler deneklerin kişisel özelliklerini göz ardı etmemek gerektiğini de vurgulamadan geçmiyor. Ama benzer davranışları ölçmek için yapılan birçok deneyde sonuç aynı olmuş. Üst gelir grubundakiler alt gelir grubundakilere göre daha az duygusal.

Kaltner’in deneylerinden edindiği enteresan bulgu ise şu; insanlar bulundukları ortamda kendilerini daha düşük konumda hissediyorsa, diğerlerine karşı daha anlayışlı ve duyarlı oluyor. Ekonomik ve sosyal statü olarak kendini üstte görenler ise kendisinden aşağıdakilere göre daha cimri oluyor. Alt gruptakiler daha özverili tavır sergiliyorken üstelik. Keltner’in Yrd. Doç. Dr. Mchael W. Kraus ile birlikte yaptığı deneylerde ulaştığı diğer bulguysa zenginlerin özveriye yanaşmadığı olmuş. Yani başkalarının çıkarlarını korumak için kendi çıkarlarını göz ardı etmiyorlarmış. Zenginlerin herhangi bir ödülün söz konusu olduğu yarışlarda, kazanma için kuraldışı yöntemlere başvurdukları ortaya çıkmış.

Zenginim, duyarsızım

Stanford Üniversitesi’nde kültürel psikoloji alanında araştırmalar yapan davranış bilimleri profesörü Hazel Markus, insanların sosyal ve mali başarılarının onları çevrelerinde olup bitenlere karşı daha duyarsız kıldığını ortaya çıkarmış.

Paul Piff d11b8

Bu araştırmacılardan Paul Piff’in çalışmasını makalesine konu edinen Prof. Dr. Acar Baltaş, farklı bir boyuttan değerlendiriyor elde edilen sonuçları: “Bu bulgular sadece varlıklı insanların yalan söylediği ve ahlak dışı davranışlar sergiledikleri anlamına gelmez. Bütün insanlar günlük hayatlarında birbirleriyle çelişen duygularla mücadele etmek zorunda kalır. İnsanların büyük çoğunluğu hem aynaya bakarak kendisini saygıdeğer bir insan olarak görmek hem de durumun kendisine sunduğu imkânlardan yararlanmak eğilimindedir. Çünkü her insan toplum hiyerarşisinde öne çıkmak ister bunun sonucu olarak kendi çıkarını diğer insanların çıkarının önüne koymak isteyebilir.

Ancak bugün dünyada gelişmiş ülkelerde bile, gelir dağılımındaki adaletsizlik giderek büyümektedir. Bu durum sadece varlığın giderek daha büyük ölçüde bir grup seçkinin elinde toplandığını göstermez, aynı zamanda toplum içinde sosyal adaletin sağlanmasının giderek imkansız hale geldiğini ortaya koyar. Ekonomik eşitsizlik toplumsal gelir dağılım hiyerarşisinde sadece en alt gelir grubunda yer alanlar değil, aynı zamanda yüksek gelir grubunda yer alanlar için de olumsuz sonuçlar doğurma potansiyelindedir.”

İpek Üniversitesi’nden Doç. Dr. Zafer Akın kapitalist sistemin tamamlayıcı ve destekleyici ayaklarının demokrasi ve özgürlükler olduğunu vurgulayarak diyor ki: “Dolayısıyla destekleyici ayaklar sağlamlaşmadan ve içselleştirilmeden kapitalist yapı kurulmaya çalışıldığında ortaya bir ucube çıkıyor ve bu hem sosyal katmanlar arasındaki uçurumu olabileceğinden fazla tetikliyor hem de sistem içerisindeki keyfilikleri artırıyor.”

Sorun ahbap-çavuş kapitalizmi

Her zengin olanın süreçte bencilleşmesinin gerekmediğini söyleyen Zafer Akın, Crony kapitalizmin yani yukarıda bahsettiği saç ayaklarının oturmadığı ahbap-cavuş kapitalizminin görüldüğü yerlerde (Rusya, Doğu Avrupa ülkeleri, Türkiye) hırsın, antisosyal davranışın, empatinin azlığının ve insanın acımasız tarafının ortaya çıkışının tetiklenmesi daha kolay. Akın, burada bir parantez açıyor ve şunları hatırlatıyor:

“Bu, kapitalist sistemden bağımsız bir sorun ama son iki-üç yüzyıl için dediklerimiz geçerli. Öncesinde farklı bir sistem ve güç odakları mevcuttu ve aynı sorunlar yine vardı.” Akın, zenginliğin insan davranışlarını ve psikolojisini nasıl etkilediğine dair yapılan akademik çalışmalara atıfta bulunarak, bu araştırmaların zenginlerin daha az yardımsever olduğu genel gözlemini doğruladığını söylüyor. Başkaları hakkında görüş oluştururken önyargılarına göre daha fazla hareket etme eğilimleri olduğunu da. Bu sadece üst gelir grupları için değil güç sahipleri için de geçerli ve sosyal ilişkileri de zayıflıyor bu insanların. Akın, tüm bunların daha çok hukuk sisteminin ve modern sosyal normların belirgin ve yapısal şekilde oturmadığı ülkelerde olduğunu söylüyor.