Bozulmayan Ortaklığın Mevsimi

Bozulmayan Ortaklığın Mevsimi

Avluya getirilen koçla göz göze gelince kurban muhayyilesi de silinip giderdi.

Kınalanan kurban, küçüklerinin nezaretinde bir gece geçirir. Sevilen, avuçlardan ot yiyen mübarek, bayram namazından hemen sonra Allah’a yakınlaşmak isteyen sahibi için başını taşa koyar. Tekbir ve dualarla uğurlanır. Üç parçaya ayrılan kurban etinin en büyük bölümü önceden itinayla listelenen konu komşuya, eş dosta dağıtılır. Kalan et de misafirlerin karşısına kavurma ya da yahni olarak çıkar. Neticede etin bir kısmı da misafirlerin hakkıdır: “Allah kabul etsin.”

Koç, koyun cinsinden bir kurbanımız varsa böyle bir tablo çizebiliriz. Bir de büyükbaşa ortaklık mevzuu vardır. Onu bahçede misafir etmek, sevmek biraz daha güçtür. Lakin işin en çetrefilli kısmı ortakların belirlenmesinde yaşanacaktır. Tanımadığı insanlarla hisseye girmek istemeyenleri büyük zorluklar bekliyordur. Komşunun damadı, bakkalın kaynı, kayınbirader… Peki ya gerisi? O son kişi bayrama sayılı saatler kala bulunur genellikle. Heyhat, dokuz, on kişinin ortak olduğu aksi örnekler de yaşanır. Fıkhî bir konu, “Besili hayvan, dokuz kişi de olur.” diye geçiştirilir. Prof. Dr. Hamdi Döndüren meseleyi açıklığa kavuşturuyor: “Koyun ile keçi bir kişi, sığır, manda ve deve türü ise yedi kişiye kadar ortakla kesilebilir. Bu takdirde hayvanın etinin tartılarak adaletli biçimde bölünmesi gerekir.”

Her sene elimizden geldiğince yerine getirmeye çalıştığımız ibadetimizle ilgili sorularımız hiç bitmez. İşte bir soru daha: “Hayvan cılızsa ortak sayısı değişmeli mi?” Döndüren’e göre hayvan, kurban olacak yaşta ve özelliklerdeyse, etinin az ya da çok olması, ortak sayısını belirlemiyor. Zayıf ve eti az olsa dahi büyükbaş hayvanlara yedi ortak girebiliyor. Dolayısıyla 7 ortak bulunduğu halde “Bu kurban ancak beş kişilik.” diyerek ortak sayını azaltıp etten kâr etmek dinen doğru değil. “Koyun, keçi pahalıya geliyor.” diye hisseye girenler de var ama o konu niyetle ilgili olduğundan bu haberimizde değinmeyeceğiz.

Etin değil kardeşliğin bayramı

Ortaklarımızı bulduk, yedi kişi Allah’a yaklaşmak niyetiyle kurban keseceğiz. Buraya kadar her şey normal. İbadetimizi eda ettik sıra geldi paylaşıma. “Yediye bölmekte ne var?” demeyin, belki de işin en hassas kısmı ile uğraşacak sabırlı, adaletli birine ihtiyacınız olacak şimdi. Kişilerin niyetleri kadar taksim de mühim.

Eve gelen kurban etinin hemen pişirilip tadına bakılması âdettendir. Hatta etten pek hazzetmeyenler bile “Kurban eti yemek sevaptır.” düşüncesiyle kendini yemeğe zorlar. İkinci bir paylaşım mesaisi de evde yaşanır. Hissemiz; misafirler, kurban kesemeyenler ve evdekiler için üçe ayrılır. Hane halkı hakkından feragat edince daha fazla kişinin kapısı çalınır. Alicenaplığımız kurban dağıtacağımız kişi sayısını belirler tabii. On, yirmi pay belki de tamamıdır gönlümüzden kopan. Zaten evlerde bayram havası estiren, pişen etten çok daha fazlasıdır.

Ortaklığın şartları neler?

Bir kurbana kaç kişi ortak olur?

Koyun veya keçi bir kişi tarafından kesilebiliyor. Sığır, manda ve deve ise, yedi kişiye kadar ortaklaşa kurban olarak kesilebiliyor. Nitekim Peygamber’imizin (Aleyhisselatü vesselam) hadisleri ve uygulamaları bize bu konuda yol gösteriyor. Ortak olarak kurban edilebilen hayvanlar tek veya çift hisse olarak kesilebilir. Büyük baş hayvanlara birden yedi kişiye kadar ortak olabilir. Hayvan kurban olacak yaşta ve özelliklerde bulunduktan sonra, etinin az ya da çok olması, ortak sayısını belirlemiyor.

İki kişinin keseceği kurbana üçüncü kişi girebilir mi?

Ortak olarak kurban edilebilen hayvanlar tek veya çift sayıda ortak tarafından kurban edilebilir. Buna göre iki ailenin ortak kestiği bir hayvana mutlaka üçüncü bir kişinin ortak olması gerekmez. Bir kimse, kurbanlık olarak aldığı sığıra, sonradan bir veya daha fazla kişiyi ortak edebilir.

Kesim sırasında nelere dikkat etmeliyim?

Kurbanın yüzü kıbleye çevrilip ön ve arka ayaklar birbirine bağlanır. Kesim tamamlandıktan sonra hayvanın içindeki kanın daha güzel boşalması için ayaklardan biri (sol arka tercih edilmeli) serbest bırakılmalı. Küçükbaş hayvanlarda bir ayak bağlanmayabilir.

DUA: Kesimden önce “Allahümme hâzâ minke ve leke, inne salâtî ve nüsükî ve mahyâye ve memâtî lillâhi rabbil âlemîn. Allahümme tekabbel minna. Amin.” denir. Kesim başladığında çevrede bulunanlarla birlikte “Allahu ekber, Allahu ekber, Lâ ilâhe illâllâhu vallâhu ekber, Allahu ekber ve lillâhi’l-hamd” denilerek ‘teşrik tekbiri’ getirilir.