Osman Kavala’nın eşi Prof. Dr. Ayşe Buğra: 6 yıl sonra gelen ‘Gezi Parkı’ yargılaması düşündürücü

Gezi davasının üçüncü celsesi 8-9 Ekim tarihlerinde Silivri’de görülecek. Gezi protestolarından 6 yıl sonra açılan davada 16 sanığın yargılanmasına devam edilecek.

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Ali Kahveci tarafından hazırlanan iddianamede protestolar “darbe kalkışması” olarak tanımlanıyor.

Davada 16 sanığın ayrı ayrı 606 yıldan 2 bin 970 yıla kadar hapisleri isteniyor. Sanıklar için istenen toplam ceza ise 47 bin 520 yıl.

Bu davada tutuklu tek sanık iş insanı Osman Kavala. İddianamede Osman Kavala’nın üyesi olduğu Açık Toplum Vakfı’nın George Soros bağlantılı Açık Toplum Enstitüsü ile ilişkili olduğu ve bu enstitünün çeşitli ülkelerde isyanlar kurguladığı anlatılıyor.

Aynı zamanda Osman Kavala Gezi’nin finansörü olarak suçlanıyor. Ama iddianamede Gezi’yi nasıl finanse ettiğine ilişkin herhangi bir para transferine yönelik kanıt yok. Buna İlişkin iddianameye giren tek delil ise; Kavala’nın bir konuşmasında gaz maskesi alınması için destek vereceğini söylemesi ve poğaça, iskemle, masa gibi şeylerin alınması gerektiğini belirtmiş olması.

Ancak Kavala’nın tutukluluğunun sebebi sadece Gezi iddiaları değil. Kavala aynı zamanda “15 Temmuz’un planlayıcıları ile irtibat halinde olmakla” suçlanıyor.

Görülen iki duruşmada da Osman Kavala hakkındaki iddiaları ve suçlamaları kabul etmezken yargılamayı “fantastik” olarak adlandırdı.

“6 yıl sonra gelen yargılama düşündürücü”

8-9 Ekim’de görülecek duruşma öncesi euronews’e konuşan Prof. Dr. Ayşe Buğra Kavala da tıpkı eşi Osman Kavala gibi bu yargılamayı ve suçlamaları “fantastik’’ bulduğunu söylüyor. Ayrıca geziden 6 yıl sonra gelen yargılamayı da düşündürücü buluyor Ayşe Buğra Kavala.

“Bugün eşimle birlikte yargılananlar arasında yıllar önce sorgulanmış. Ve beraat etmiş insanlar var. Yani ikinci defa yargılanıyorlar. Eşim ve diğer 15 sanık ise ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanıyor. Bu çok ilginç bir şey. Ayrıca bunca sene sonra bu suçlamalar ile davaların açılması düşünülmeye değer bir konu.”

16 ay boyunca iddianamenin çıkmasını beklediklerini ifade eden Ayşe Buğra Kavala, gördüğü iddianame karşısında bir kez daha şaşırmış.

“Resmi rakamlara göre 3 milyonun üzerinde her çeşit insanın katıldığı böyle bir eylemin organizatörü ve finansörü olması fikri gerçekten çok fantastik. Üstelik iddianamede bunu kanıtlayacak herhangi bir somut veriye, delile rastlamıyoruz. Ne Gezi’nin şiddet kullanılarak hükümeti devirmeye yönelik ne de bunun organizasyonu ile ilgili somut bir veriye rastlamıyoruz”

2014 yılındaki ilk Gezi davası ile herhangi bir ilişkinin kurulmamasını da anlamlandıramayan Prof. Dr. Ayşe Buğra Kavala, mahkeme heyetinin de üç defa değiştirildiğine dikkat çekiyor.

“Değişen mahkeme heyetleri arasında daha önceki davada eşimin tutukluluğuna karşı oy kullanan mahkeme başkanı değişti. Ve bize herhangi bir gerekçe sunulmuyor. Mahkeme savcısı da değişti ayrıca”

“Osman Kavala’nın neden tutuklu yargılandığını öğrenmek istiyoruz”

Önümüzdeki yargılama için en büyük talebi ise Osman Kavala’nın tutukluluk gerekçesinin açıklanması. Ayrıca Ayşe Buğra Kavala için, eşi Osman Kavala’nın neden tutuksuz yargılanmadığı da yine merak ettiği bir diğer husus.

15 Temmuz Darbe girişimi sonrasında bir korku atmosferi yaratıldığını ifade eden Prof. Dr. Ayşe Buğra Kavala, bu durumun Türkiye’yi yalnızlaştırmaya ve demokrasiden uzaklaştırmaya götürdüğüne dikkat çekiyor.

“Benim eşime bu kurgunun içinde bir rol biçildi. Herkesle diyaloğu olan biriydi. Herkese dert anlatır ve herkesin derdini dinlerdi. Hiçbir siyasi örgüte üye olan biri değil. Tüm bunları bir araya koyduğumuz zaman bir komplo teorisinde rol verilmesi kolay bir insan gibi oluyor.”

“Yargı bağımsızlığı olmadan bir yere varamayız”

Ayşe Buğra Kavala Türkiye’deki bu ortamı “talihsiz” olarak tanımlıyor. Bilim insanı Kavala’ya göre bu durum Türkiye’yi adaletten ve demokrasiden uzaklaştırıyor.

“Yargı bağımsızlığı olmadan bir yere varamayız. Yargı sisteminin bu hale gelmiş olması endişe verici. Ama bir takım gayretler var, düzeleceğini umuyorum.”

Söyleşimizi sonlandırırken, Prof. Dr. Ayşe Buğra Kavala bir kez daha Osman Kavala’nın tahliye edilmesi talebini yineliyor. Ve özellikle bu hukuki sürecin mantığa uygun gelişmesini istiyor.

Sanıklar nerede?

Bu davada tutuksuz yargılanan; TMMOB Mimarlar Odası’ndan Mücella Yapıcı, tiyatro-sinema-dizi oyuncusu Ayşe Pınar Öğün Alabora, Sinemacı ve gazeteci Çiğdem Mater Utku, Anadolu Kültür A.Ş Yönetim Kurulu Üyesi Ali Hakan Altınay, sinemacı ve reklamcı Mine Özerden, Taksim Dayanışması üyesi Avukat Şerafettin Can Atalay, Taksim Dayanışması’ndan Tayfun Kahraman, iş insanı Osman Kavala ve sivil toplum aktivisti İnanç Ekmekçi ile Yiğit Aksakoğlu yurt içinde bulunan sanıklar.

Yurt dışında bulunan sanıklar ise; Gazeteci Can Dündar, tiyatro oyuncusu Mehmet Ali Alabora, Açık Toplum Vakfı Türkiye Temsilcisi Gökçe Yılmaz Handan, yazar Handan Meltem Arıkan, Sivil Toplum Geliştirme Merkezi Koordinatörü Hanzade Hikmet Germiyanoğlu.

Müşteki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

657 sayfalık iddianamede 746 müşteki yer alıyor. Müştekilerin öne çıkan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan. Yine müştekiler arasında 62. Hükümetin Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç, Ali Babacan, Beşir Atalay ile dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, İçişleri Bakanı Muammer Güler ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da yer alıyor.

Gezi protestoları nasıl başladı?

2013 yılında İstanbul Taksim’de başlayan Gezi Parkı protestoları, Türkiye’nin en büyük sokak eylemlerinden. Gezi Parkı’na Topçu Kışlası’nın yeniden yapılmasını engellemek isteyen eylemciler, Gezi Parkı’nı ve Taksim Meydanı’nı işgal etti.

Yaklaşık üç hafta süren eylemler, Türkiye’nin 81 ilinden 79’una yayıldı. Bu süre boyunca eylemlerde biri polis, 8 kişi yaşamını yitirirken, 10 bine yakın kişi de yaralandı.

Gezi eylemlerinin üzerinden çok geçmeden aralarında Mimarlar Odası’ndan Mücella Yapıcı ve İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu’nun bulunduğu 26 kişi hakkında Mart 2014’te ‘örgüt kurmak ve yönetmek’ suçlamasıyla ilk dava açıldı. 29 Nisan 2015’te İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tüm sanıkların beraat etti.

Please publish modules in offcanvas position.