Melek Çetinkaya: Evde oturarak adalet beklemeyin!

Oğlu müebbet hapis cezasına çarptırılan Melek Çetinkaya, hukuksuzluğa maruz kalan herkes için 19 Ocak 2020’de Ankara Güvenpark’ta adalet yürüyüşüne başlıyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL- Harbiyeli annesi Melek Çetinkaya bir hafta sonra adalet yürüyüşüne başlıyor. 12 gün boyunca şehir şehir yürüyecek olan Çetinkaya, oğlunun tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevine varmayı hedefliyor.

Tüm masum ve mağdurların ailelerine çağrıda bulunan ve “İnanın biz adaletin gelmesini çok bile bekledik. Adaleti evinizde beklemeyin. Bana herkes kışın soğuk yazın yürü diyorlar. Ne yazı ya… Bir gün daha niye bekleyeyim?” diyen Çetinkaya ile 12 gün sürecek olan yürüyüşün ayrıntılarını konuştuk.

Adalet yürüyüşü yapmak aklınıza nereden geldi?

Adalet yürüyüşle ilgili tweeti aralık ayının ortalarında atıştım. O gece yine görüşten dönüyordum. Otobüsteydim. Ben bu yolu 3,5 yıldır hep otobüsle gidip geliyorum. Neden yürümüyorum. Bir kere de çocuğum için, tüm mağdur ve masum insanlar için yürüyeyim ne olacak diye düşündüm.

Sosyal medyada hava soğuk diye sizi vazgeçirmeye çalışanlar vardı.

Bana çok insan mesaj attı. Kışın yürüyemezsin yazın yürü diye. Ne yazı ya… Bir gün daha niye bekleyeyim? Biri diyor ki yazın yüyüyelim, biri yürümeyelim, diğer Kemal Kılıçdaroğlu yürüdü de ne oldu? Ben hiçbir şey çıkmayacağına inanmıyorum. Eve gelince oturdum, yürüyüş güzergahları belirledim. Tek başıma gece gündüz yürümek biraz zor ve tehlikeli olduğu için sadece şehir merkezlerine yürümeyi planladım.

Nasıl olacak yürüyüş güzergahları?

19 Ocak’ta Ankara Kızılay’daki Güvenpark’tan başlayacağım. İki gün Ankara’nın şehir içine yürüyeceğim. Saat 13.00 ile 17.00 arasında sürecek bu yürüyüşler. Yaklaşık 6-15 km arasında bir yürüyüş olacak her gün. ilk gün Güvenpark’tan Batıkent metrosuna kadar yürüyeceğiz, yürütürlerse. 17.00’de eve geleceğiz. Ertesi gün kaldığım yerden devam edeceğim. (Güzergah adreslerinin ayrıntıları aşağıda).

Silivri’de ne zaman olacaksınız?

Toplamda 12 gün sürecek yürüyüş. 13. gün sabah Silivri Cezaevi önünde olacağız. İki gün Anadolu, iki gün Avrupa yakasındayız. Beşinci günün sabahında da Silivri Cezaevi önünde olacağız. Bir de niye 19 Ocak’ı tercih ettim. 17 Ocak’ta yarı yıl tatili başlıyor. Bu şekilde daha çok insanın katılım yapacağını düşündüm.

Bunu tek başınıza mı organize ediyorsunuz, sizi kim destekliyor?

Zaten her zaman eylem yaptığımız KHK’lılar Cemal Yıldırım, Nazan Bozkurt, Acun Karadağ da bana destek vereceklerini söylediler. Birçok KHK’lı da katılacağını belirtti. Ama günü geldiğinde kaç kişi geldiğinde göreceğiz. Kimi Kazan’dan, kimi Gebze’den, kimi de İstanbul’dan katılacağını söylüyor.

Sadece oğlunuz için değil, tüm mağdurlar için yürüyeceğinizi hep söylüyorsunuz. Sizi bu noktaya getiren ne oldu?

Herkesin acısını hissediyoruz. Sadece adalet istiyoruz, adam kayırma istemiyoruz. Bizim çocuklarımızın dosyalarına hangi hakim hangi savcı bakarsa baksın bu dosya ile mi müebbet aldınız diye hayretler içinde kalıyor. Demek ki adalet yok, uygulanmıyor. Çocuklarımız ve tüm masumlar için yeniden yargılama istiyoruz. Ben burada sadece askeri öğrenciler için yürüyüş yapacağım demedim, biliyorsunuz. Tüm masum askerler için. Rütbeli de olsa masum olanı da var. KHK’lılar için, cezevindeki kadınlar, bebekler için, hasta ve yaşlı tutuklular için. Bir sürü kanser hastası var, tahliye edilmiyor, tedavileri yaptırılmıyor. Bu insanlar hepimizin derdi. Benim derdim sadece oğlumun müebet almış olması, cezaevinde olması değil.

Birçok askeri öğrenci müebbet aldı ama anneleri susmayı tercih ediyor. Onlara bir mesajınız, çağrınız var mı?

İnsanlara artık susmayın diyorum. Yapılan haksızlığa susmayın. Adaleti evinizde beklemeyin. Bu şekilde adaletin gelmeyeceğini 3,5 yılda anlamamışsak daha nasıl anlayacağız. Birçok takipsizlik alan insan var, beraat eden insan var. Onlar bile görevine dönmemişken… Susarsam belki görevime iade olurum, susarsam eşim hapisten çıkar, çocuğum hapisten çıkar diye düşündük hep. Adaletin olmadığını daha nasıl görülebilir ben anlamıyorum. Korku bir yere kadar. Korkunun ecele faydası yok. Ne olacaksa olsun. Korku duvarlarını yıkın!

Hakikaten tutuklanma korkunuz yok mu?

Hiç yok. Hatta buna hazırım bile. Belki beni yürüyüşü organize etmekten, terör örgütü kurmaktan belki tutuklayacaklar, hapse bile atacaklar, velev ki vursalar dahi… Bakın bizi gözaltına alan polisler de var. Bellerinde silahlarıyla. Son zamanlarda çok haşinleştiler. Kadın polisler tırnaklarını geçiriyorlar, erkekler ellerinden gelse boğacaklar. Ama inanın zerre kadar umurumda değil. Zaten biz evde acı çekiyoruz. Görünmeyen bir acı çekiyoruz. – İnanın biz adaletin gelmesini çok bile bekledik. Çocuğu tutuklu olmayan birçok anne bana, ben eve gitmezdim, yatmazdım, yiyip içmezdim diyor.

Oğlunuzun ve arkadaşlarının cezaevindeki son durumu nasıl?

Onlar he zamanki gibi bize ümit veriyorlar. Üzülmeyin kendinizi yıprratmayın, masum olduğmuzu herhkes bizi biliyot diyor. Kötü bir şey duymak, konuşmak bile istemiyorlar.

MELEK ÇETİNKAYA’NIN EL YAZISINDAN YÜRÜYÜŞ GÜZERGAHLARI

Please publish modules in offcanvas position.