Çıplak aramanın “işkence” olduğu resmileşti, yapan polis hakkında yakalama kararı çıkarıldı

Çıplak aramanın “işkence” olduğu resmileşti, yapan polis hakkında yakalama kararı çıkarıldı

Gözaltı merkezlerinde ve cezaevi girişlerinde uzun yıllardır uygulanan çıplak arama ilk kez mahkemede “işkence” olarak nitelendirildi. İstanbul Emniyeti’nde mimar Mücella Yapıcı’ya çıplak arama yapan ve kötü muamelede bulunan polis Songül Eken Kılıç hakkında da yakalama kararı çıkarıldı.

Türkiye’nin gündeminden aylarca düşmeyen Uşak’taki 30 kız öğrenciye yapılan çıplak aramadan sonra, kendisine de Gezi Parkı eylemleri sırasında çıplak arama yapıldığını söyleyen ve dava açan Mücella Yapıcı’nın ilk duruşması bugün İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

8 YIL SONRA İDDİANAME DÜZENLENDİ

Yapıcı’nın şikayeti üzerine olaydan 8 yıl sonra düzenlenen iddianamede 2’si kadın 3 polis hakkında ‘işkence ve eziyet’ suçundan 3 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Olay günü nezarethanenin amiri olan Levent Mustafaoğlu SEGBİS ile katıldığı duruşmada iddiaları reddederken, duruşmaya gelmeyen polis Songül Eken Kılınç hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

BİRÇOK KADIN SUSKUNLUĞUNU BOZDU

Uşak Emniyeti’nde 30 kız öğrenciye çıplak arama yapıldığını ilk kez Bold Medya ortaya çıkarmış ve milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu TBMM’ye taşıdıktan sonra Türkiye gündemine oturmuştu.

AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin “Türkiye’de çıplak arama yok, Gergerlioğlu Meclis’i terörize ediyor.” açıklamasına karşı bu işkenceyi yaşayan, özellikle Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında gözaltına alınan ve tutuklanan birçok kadın sosyal medya platformlarından paylaşım yaparak suskunluğunu bozdu. Karakollarda ve cezaevi görüşmelerinde her yaşta kadına hatta çocuklara yapılan çıplak arama işkencesi ifşa edildi.

Özlem Zengin’e büyük tepki gösteren Mücella Yapıcı “Sizde hiç utanma, arlanma yok mu? Bir parkı savundum diye beni 60 yaşımda aşağılayıcı bir şekilde çıplak aramaya maruz bıraktınız ve bunu başka kadınlar yaşamasın diye açık açık ifşa etmek zorunda kaldım. Açtığım dava hala devam ediyor. Susun bari.” dedi.

KIZI DA ÇIPLAK ARAMAYA MARUZ KALDI

MK_2be71.jpg

Mücella Yapıcı (kırmızı ceketli), İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi, 9 Kasım 2021.

MA’nın haberine göre İstanbul’da 8 Temmuz 2013’te Gezi protestoları sırasında aralarında mimar Mücella Yapıcı’nın da olduğu Taksim Dayanışması’nda yer alan kadınlara yönelik çıplak arama dayatan polisler hakkında “işkence ve eziyet” suçundan açılan davanın ilk duruşması görüldü. İstanbul 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Mücella Yapıcı, kızı Cansu Yapıcı ile avukatı hazır bulundu.

İDDİALARI REDDETTİ

Sanık polislerden Levent Mustafaoğlu, Ses ve Görüntü Bileşim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katıldı. Savunmasına 15 yıldır görev yaptığını, binlerce operasyona katıldığını söyleyerek başlayan polis, “işkence” iddialarını kabul etmedi. Ayrıca gözaltına aldıkları Mücella Yapıcı’nın her saat başında alması gereken ilaçların da düzenli bir şekilde verildiğini iddia etti. Sanık polis, tuvaletlerin kameralarla izlendiği iddiasını da reddetti.

TUVALETTE KAMERA OLDUĞUNU HATIRLAMADIĞINI SÖYLEDİ

Bu esnada polise soru yönelten Yapıcı’nın avukatı Meriç Eyüpoğlu, bilirkişi raporuna işaret ederek, “Rapor, tuvaleti gören kameraların olduğunu söylüyor. Buna dair ne diyorsun?” diye sordu. Bu bilgi üzerine polis bu defa kameraların olup olmadığını hatırlamadığını söyledi. Eyüpoğlu, sanığa gözaltı yaptıkları sırada milletvekillerin gelip gelmediğini sordu. Milletvekillerin geldiğini söyleyen sanık polis Mustafaoğlu, “Vekillerin ziyareti sırasında klimaları açıp kapatmışsınız. Buna dair ne diyorsunuz?” şeklindeki soruya ise, “Klimalar hep açıktı” cevabını verdi.

“TACİZLER OTOBÜSTE YAŞANMAYA BAŞLADI”

Ardından söz alan Mücella Yapıcı, 8 Temmuz 2013’te gözaltına alındığı sırada ve sonrasında maruz kaldığı uygulamaları anlattı. Gezi Parkı’na basın açıklaması yapmak için gittiklerini, ancak polis tarafından çembere alınıp gözaltına alındığını dile getiren Yapıcı, gözaltı aracında taciz ve hakarete maruz kaldığını paylaştı. Yapıcı, “Çok haksız bir gözaltıydı. Otobüste tacizler yaşanmaya başladı. Polis, ‘Senin bir gözün toprağa bakıyor, git evinde namazını kıl. Burada ne işin var’ diye hakaret etti” dedi.

KALP, TANSİYON, KOAH VE MİDE KANSERİ

Kalp, tansiyon, KOAH ve mide kanseri hastası olduğunu paylaşan Yapıcı, her saat başı ilaç alması gerektiğini kaydetti. Ancak otobüste bunu dile getirmiş olmasına rağmen polisin yardımcı olmak yerine zorluk çıkardığını ifade etti. Ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğüne götürüldüklerini söyleyen Yapıcı, “Didik didik arandık. Gözlüğüm dahi suç aletiymiş gibi arandı. Daha sonra bizi hücrelere götürdüler. Kızım ile aynı hücreye konulduk. Bu esnada ilaçlarımı istememe rağmen zamanında verilmedi” diye konuştu.

ÇIPLAK ARAMAYI ANLATIRKEN ZORLANDI

Kendilerine çıplak arama uygulaması dayatıldığını dile getiren Yapıcı, “Bu duruma itiraz ettim. Ancak herkese yapıldığını söylediler” dedi. Yapıcı, yaşadıklarını anlattığı esnada duygusal anlaR yaşadı. Ancak buna rağmen yaşananları en ince detayına kadar anlatacağını, bütün gazetecilerin ve toplumun öğrenmesi gerektiğini belirten Yapıcı, “İlk başta üstümü çıkarmamı istediler. Daha sonra tüm kıyafetlerimi zorla çıkarttılar. 70 yaşında bir kadınım. Göğüslerimin altında bir şey saklıyor muşum gibi kaldırmamı istediler” diyerek tepki gösterdi.

“BURADA UŞAĞIN MI VAR?”

Yapıcı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha sonra mide kanamam nedeniyle ilaç istediğimizde polis, ‘Burada uşağın mı var’ şekilde ifadeler kullandı. Kanama nedeniyle yemek yemem gerekiyordu ancak yemek istediğimizde polis, ‘Sen burayı otel mi sandın’ dedi. Bütün bunlar bir yana klimalar çalışmıyordu. Yazın ortasında içerde havasızlıktan nefes alamıyorduk.”

“KORİDORDA TACİZ ETTİLER”

Daha sonra başka bir hücreye götürdüğünü paylaşan Yapıcı, orada da başka bir kadının olduğunu ve polisler tarafından tacize uğradığını dile getirdi. Yapıcı, “Kadınlar dışarıda, koridorda polislerin tacizine maruz kalmamak için su içmiyordu. ‘Tuvalete gidersem beni koridorda taciz ederler. Daha önce ettiler. Tekrar yaşamak istemiyorum’ dedi” şeklinde konuştu. Yapıcı, bu işkenceye yol açan polislerden ve sistemden şikayetçi olduğunu belirterek, davaya müdahil olmak istediğini söyledi.

O GÜN 52 KADIN GÖZALTINA ALINDI

Gözaltı esnasında regl olduğunu dile getiren Cansu Yapıcı ise, istemelerine rağmen kendilerine ped verilmediğini kaydetti. Çıplak aramaya maruz kaldığını dile getiren Yapıcı, işkenceye varan birçok uygulamanın yaşandığını dile getirdi. Yapıcı’nın ardından söz alan müdafi avukat Meriç Eyüpoğlu, o sırada 52 kişinin gözaltına alındığını paylaşarak, bunlar arasında bulunan 7 kadının tanık olarak dinlenmesini istedi.

POLİS SONGÜL EKEN KILIÇ HAKKINDA YAKALAMA KARARI

Söz alan iddia makamı ise eksik hususların giderilmesini istedi. Ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, duruşmaya katılmayan sanık polis Songül Ekim Kılıç hakkında yakalama kararı çıkardı. Mahkeme heyeti, ayrıca sanık polis Levent Mustafaoğlu’nun ilaç kayıt defterinin ve kamera kayıtlarının dosyaya konulma talebini kabul ederek, bir sonraki duruşmayı 10 Şubat 2022’ye erteledi.