Cezaevinde tedaviler, ‘sahte’ tutanakla engelleniyor

En son 4 Kasım’da kolonoskopi ve endoskopi yapılacağı söylenmiş aileye. Ancak iddiaya göre sahte bir tutanakla ertelenmiş. Tutanakta ise Lütfi Koç’un ‘pandemi gerekçesiyle kolonoskopiye gitmek istemediği’ yazılmış. 

Eşi Züleyha Koç şunları söylüyor: “Kendisine sorulmamış bile. Covid’den dolayı gitmek istemedi diye tutanak tutmuşlar. Eşim itiraz edecek bu kayda. ‘16 aydır bunu bekliyorum, karnımın şişliği inmiyor’ diye feryat eden biri neden gitmesin? Kafalarına göre yazı yazmışlar.”

Geçtiğimiz ay tutuklu bulunduğu cezaevinde beyaz plastik bir sandalyede hayatını kaybeden Mustafa Kabakçıoğlu cinayetinin üzeri de sahte bir tutanakla örtülmek istenmişti.

Muhammet Yahya’nın babası Lütfi Koç’un mektubu geçtiğimiz haftalarda sosyal medyaya yansımıştı. Mektubunda, “5 aydır karantina koğuşundayım. İki kere koronavirüse yakalandım. 17 aydır tetkiklerim yapılmıyor. 2-3 dakikadan fazla ayakta duramıyorum. Cezaevinde çürüyorum.” diyordu.

TR_bd9ad.jpg

Lütfi Koç, 18 aydır tutuklu. Terör örgütü üyesi olmakla suçlanıyor. Yurtta çalışıyordu. İki çocuğu var. Kızı 12 yaşında, küçük oğlu Muhammet ise 5,5. Kızı hasta doğmuştu, oğlu ise yüzde 100 ağır engelli olarak dünyaya geldi. Yürüyemiyor, konuşamıyor, göremiyor. Ayaklarını düz bile tutamıyor. Ağır epilepsi nöbetleri var. Annesi Züleyha Koç, geceleri bile oğlunun ellerini tutarak uyumak zorunda olduğunu anlatıyor. Muhammet’in ayaklarından ameliyat olması lazım. Zira ayakları bükülmüş vaziyette duruyor. Ancak baba Lütfi Koç tutuklu olduğu için Muhammet de ameliyat olamıyor. 

HAYATIN BÜYÜK YÜKÜ ÜZERİME YIKILDI

Züleyha Koç, eşinin ‘kahvaltıyı hazırla, geliyorum’ dedikten sonra tutuklandığını söylüyor. Ne olduğunu anlayamadıklarını anlatıyor. “Biz iş bölümü yapmıştık eşimle. Ben engelli çocuğumla ilgilenirken o da kızımızı okula götürüp getiriyordu. Hayatı bölüşmüştük. Eşim tutuklanınca bir anda bütün bir hayat üzerime yıkıldı aslında,” diyor. Aylarca oğluna meyve suyu hazırlamayı unuttuğunu söylüyor: “Unutmuşum çünkü o babasının işiydi! Muhammet’e nöbetleşerek bakıyorduk. Geceleri o iki saat uyuyor, ben bakıyordum. Ben uyuyordum, o bakıyordu.” 

EVLATLARIMIN ÇOCUKLUĞUNU ÇALDILAR

Züleyha Koç, biri ağır engelli iki çocuğuyla ilgilenemediğini anlatıyor. Muhammet’i tek başına banyo bile yaptıramadığını söylüyor: “Çocuğumu babası tutardı ben yıkardım. Bunların hiçbirini yapamıyorum. Ben çocuğumu ancak 10 günde bir yıkayabildim. Çünkü gittikçe ağırlaşıyordu. Kızımın psikolojisi bozuldu. Artık oyun bile oynamıyor. İçine kapandı. Benim çocuklarımın çocukluğunu çaldılar. Kızgınlık var, kırgınlık var. Bunlar olmamalıydı. Duyun artık sesimizi, lütfen? Terör örgütü ne demek? Bir karıncayı bile incitmedik. Çalıştıysa resmi bir yerde çalıştı. Bunlar terör örgütü üyeliği suçu olamaz, olmamalı.”

BABASININ SESİNİ TAKLİT EDİYORUM

Züleyha Koç, oğlunun tek yapabildiği şeyin ‘duymak’ olduğunu anlatıyor. “Oğlum yürüyemiyor, konuşamıyor. Sadece duyuyor. Tek duyduğu ses anne ve babasının sesiydi. Babası ona hep ‘geldi geldi geldi’ diye seslenirdi. Ben bazen sesimi değiştiriyorum, kalınlaştırıyorum; babası gibi sesleniyorum. Babası mı geldi diyorum. Onun o anki gözlerini açışı böyle… (Ağlıyor) Babasının eski videolarını dinletiyorum bazen. Babasının sesini unutmasın diye,” diyor. 

EŞİM CEZAEVİNDE FELÇ KALABİLİR

Lütfi Koç da tıpkı oğlu gibi ağır hastalıklarla boğuşuyor. Züleyha Koç, son sosyal medya paylaşımında, “Eşim içeride perişan biz dışarıda. Oğlum Muhammet Yahya yüzde 100 engelli, yanından bir saniye bile ayrılamıyorum. Çocuğuma tek başıma bakmakta zorlanıyorum. Eşim içeride ciddi sağlık problemleri yaşıyor, durumu kritik. Tahliye edilmezse felç kalabilir ya da ölebilir,” ifadelerini kullanıyor. 

KOĞUŞTA HALÜSİNASYONLAR GÖRÜYOR

Lütfi Koç’un çekilen MR’lar sonucu beyninde iki tümör tespit edildi. Bir süre sonra tekrar MR çekildi ve kistlerin büyüdüğü görüldü. Acilen endoskopi ve kolonoskopi çekilmesi gerekiyor. Ancak aylardır Lütfi Koç’un tedaviye ulaşması bir şekilde engelleniyor. Züleyha Koç, “Doktorlar kanserden şüpheleniyorlardı. Annesi kanserden öldü. Babası kanser tedavisi görüyor. Endişelerimiz arttı. Ve biz 14 aydır kolonoskopi ve endoskopi çekilmesini bekliyoruz,” diyor. Koç’un söylediklerine göre hastalığın farklı belirtileri ortaya çıkmaya başladı: “Doktorlar ameliyat edemeyiz dediler. Zira çok riskli bir yerdeymiş. Gelecekte eşiniz yürüyemeyebilir, konuşamayabilir, felç kalabilir, halüsinasyonlar görebilir dediler. Ve eşim halüsinasyonlar görmeye başladığını söylüyor. Bana, ‘Üzerimde karıncalar görüyorum. Koğuşta koca dudaklı adamlar görüyorum’ diyor.”

TR_9c1f8.jpg

COVİD OLMUŞ, HABERİMİZ BİLE YOK!

Züleyha Koç, pandemi döneminde tam 100 gün eşinin tek başına bir hücrede yaşadığını anlatıyor: “8 adım boyu 3 adım eni olan bir yerde yaşadı. Dilekçelerine ‘bekleyeceksin’ cevabı verildi. Bedenen ve ruhen çok yıprandı. En son konuştuğumuzda 5 Ekim’de ‘çok ateşim var halsizim’ dedi. Test yapıldı mı dedim, hayır dedi. Beni karantina koğuşuna aldılar dedi. Bu hafta avluya çıkardılar dedi. 4 kişi ateşimiz var ancak test yapılmadı. ‘Biz de sizin gibiyiz, birşey olmaz’ diyorlar. Dilekçelerimize cevap gelmiyor’ dedi. Covid olmuşlar. Cezaevini aradık. Neden haber vermediniz diye sorduk. Herkes karantinada bütün görüşler iptal dediler. Her aradığımızda ‘Artık burayı aramayın’ diyorlardı. Ben de ‘Pozitif olduğunu bile haber vermediniz, ne zaman arayacaksınız öldüğünde mi?’ dedim. Çok üzgünüm, sesimizi duyan yok.”