Kısa, öz ama sitemkâr

Bu hafta, içinde bulunduğumuz Zilhicce’nin ilk on gününe dair bir şeyler yazmak niyetindeydim. Birkaç gün önce telefonuma gelen kısa bir not bana daha önemli geldi ve onu paylaşmaya karar verdim. Not Hocaefendi’nin sürece dair bazı değerlendirmelerini ve bize sitemlerini içeriyor. Kendileri bunları, talebeleriyle her gün devam ettiği sabah dersinde ifade etmişler.

Kadir, Berat ve Mirac’a denk geceler; Zilhicce’nin ilk on günü

Geçen haftaki “Duanın hakkını nasıl veririz?” başlıklı yazımız yayınlandığı gün Risale-i Nur’dan tefe’ül yapmak için cep telefonu uygulamasını açtım. “Üstadım” dedim. “Bugünkü duayla ilgili yazımız hakkında görüşün nedir?” Ne yapalım, başkaları gibi rüya ve yakazada görüşemesek de hayalen hitap edeyim diye düşündüm.

Eğer yeni bir kitap inecek olsaydı

Hepimiz biliyor ve inanıyoruz ki Kur’an-ı Kerim en son kitaptır, Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) de son peygamberdir. Kıyamete kadar ne yeni bir peygamber ne de yeni bir kitap gelecektir.

İzmir Alsancak Hocazade Camii

''Birkaç gün önce, kayyım atanan, üzerine çökülen ve konulan mallar mülkler üzerinde konuşulurken, bunların fazlasıyla eninde sonunda sahiplerine döneceğinden şüphem olmadığını, helâl malın yine dönüp dünyada veya ahirette sahibini bulacağını söylemiştim. Misal olarak da bu caminin hikayesi aklıma gelmişti, onu sizlerle de paylaşmak istedim…''

İslam dünyasında insanlığın çöküşü ve yeni kavimler göçü

Önce kısa bir film özeti: Yer kuzey Avrupa ülkelerinden biri. Yaşadığı İslam ülkesinden kaçıp bulunduğu ülkeye sığınan bir Müslüman aile, yeni taşındıkları mahalledeki komşuları evlerine ilk kez ziyarete geleceği için hatırı sayılır bir telaş içerisindedir. Sofra yeni yeni donatılmışken en önce en yakın komşuları olan yaşlı bir kadın gelir.

Sellemehüsselam

Meslektaşlar kusura bakarsa baksın.

Türkiye çıkışlı medyanın yüzde 90 veya 95’i değil…

Fransa şampiyon, Hırvatistan kahraman

Merakla beklenen sorunun cevabını aldık; Fransa şampiyon. Tarihinde ilk kez 1998’de Dünya Kupası’nı kazanan Fransa 2006’da finalde İtalya’ya karşı kaybetmişti. Tarihinde ilk kez finale çıkan Hırvatistan ise oynadığı futbolun karşılığını alamayıp, ikincilikle yetindi.

Vagon sınıflar ve mafyanın tehdit ettiği öğretmen

''Gana-Akra’da iki çocuğumuz oldu. Oradaki çocuklar gibi yaşıyorlar. Ayakkabı kültürü yok. 2,5 yaşındaki kızım yalın ayak dolaşıyor. Onlar gibi eliyle yemek yiyordu. Daha sonra Türkiye oradaki öğrencilerimizin gözünde birinci sınıf ülke haline geldi''

Bela eşiğini aşarken…

Uyarı: Bu yazıda kullanılan görsellerin rahatsız edici olduğunu söylemek durumundayız. Ancak yazının içeriği gereği kullanmak zorunda kaldığımız için özür dileriz.

Ateşe Halil olmak!

Siyaset problemlere çözüm bulma sanatıdır. Devletin, toplumun tıkanıklıkarını açma mesleğidir. Milletin dinamiklerini, devletin imkanlarını kullanarak, aydınların düşüncelerini alarak daha adaletli, huzurlu, barış içinde bir toplum inşası için çabalamaktır. Eğer ortak akla müracaat eder, farklı görüşlerin, kesimlerin karar süreçlerine katılmasına fırsat verir ve bunları değerlendirirseniz siyaset mutlaka kabul edilebilir, makul bir çözüm bulur. Ancak siyasetçilerin bunu istemesi, koltuğunu, çıkarını değil, toplumu, ülkeyi öncelemesi gerekir.

Ne tabutu ne çivisi! İstikamet asit kuyuları…

CHP milletvekili Eren Erdem tutuklandı. Eski milletvekili diye olayı geçiştirenler yanılıyor/yanıltıyor. Yeni vekiller yemin edip göreve başlayacakları ana kadar boşluk oluşmaması için eski parlamento hukuken görev başında. Kesin sonuçlar açıklanmadı, itiraz edilen 14 il hakkında son karar verilmedi.

Haydi gelin özümüze geri dönelim!

Son seçimle neredeyse hiç ilgilenmedim, 24 Haziran öncesinde yazı yazmadım, twitter hesabımdan birkaç retweet dışında kendime ait tweet de paylaşmadım.

Bu Zafer İmamlarındır!

''Diyanet hocaları, camilerde ve camilerin çay ocaklarında, köy ve kasabaların meydan kahvehanelerinde iktidarın gövdesine kadar çürümüşlüğünü hamasi söylemlerle perdeleyen, olası hükümet değişimi karşısında insanlara derin endişeler aşılayan, Firavun yönetiminin adeta göz boyacı sihirbazları rolüne bürünmüşler.''

Sayenizde!

Ercan Saatçi’nin belki de en güzel şarkısıdır. Sakin, içli ve sitayiş dolu… Şuraya ekleyeyim de bakın haksız mıyım?

Kibirlilere uyan yığınların hali

İbrahim Suresinde: “Eğer Allah dilerse sizi yok edip yerinize CANLI BİR NESL-İ CEDÎD getirir. Bu, ALLAH için zor değildir.” (14/19-20) buyurulduktan sonra devamında da yorgun, bıkkın, bayatlamış, matlaşmış, partallaşmış, mücadele ve hizmet ruhunu kaybedip inatçı zorbaların egemenliği altına girip sürü haline gelen iradesiz yığınlar için de şöyle buyuruluyor: “Bütün insanlar Allah’ın huzuruna çıktıklarında güçsüz halk yığınları, büyüklük taslayan önderlere: ‘Biz size bağlı idik, size uymuştuk.

Neyden sıkıldık?

Başlıktaki ifade kendimin değil, damat beyin cümlesinden alındı. Dolayısıyla “Ney değil zurna” türü esprilerin muhatabı ben olamayacağım özür dilerim.

Gök ekinler bir bir biçilirken…

Bu dünyada bir nesneye yanar içim göynür özüm

Yiğit iken ölenlere gök ekini biçmiş gibi

Yunus Emre

Gencecik bir öğretmen… Henüz 30 yaşında. Gencecik bir kadın…. O da 30 yaşında. Ufacık bir oğlan çocuğu… Henüz iki yaşında.

Suçsuz suçlular

Bir yandan af tartışmaları, diğer yandan bir şüpheli ölüm haberi daha düşüyor ekranlarımıza…

15 Temmuz efsanesini çökerten rapor

15 Temmuz danışıklı ve kurgu darbe girişiminin dayandığı sütunlar birer birer yıkılıyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘Rabbin lütfu’ tanımının gerçeği yansıtmadığı, aksine epey bir beşer emeği harcandığı anlaşılıyor. 15 Temmuzla ilgili iki önerme temel sütun olarak kayıtlara geçmişti.

İffet abideleri sizden hesap soracak

Önemli fıkıh eserlerinden ”Mültekâ”nın şerhi Mecmaü’l-Enhur adlı eserin sahibi Muhammed b. Süleyman, “Damat Efendi” lakabıyla meşhur olmuştur. Sebebi de şudur, bu iffet âbidesi delikanlı, talebelik döneminde bir gece yarısı, mum ışığı altında ders çalışmaktadır. O esnada kapısı çalınır.

Namazın sırası mı şimdi?

Bizim siyasal İslamcı tayfa enteresandır.

Radikaldirler. Din ile alakalı en ufak bir olayda hemen ön plana atlar, protestolar düzenler, tepki gösterirler.

Aynı vaatlerle 7 seçim kazanma mucizesi!

Son yıllarda ülkede yaşanan tuhaflıklardan dolayı pek çok şeye olduğu gibi atasözlerimize olan güven de yitirildi. Hayatın gerçekleri hiç de atasözlerinde dile getirildiği gibi değilmiş. Ne “eşek bile düştüğü çukura bir daha düşmez” sözünün bir gerçekliği varmış meğer, ne de bazıları tarafından hadis diye de rivayet edilen “insan olan aynı delikten iki defa sokulmaz, ısırılmaz” sözünün.

Muhalefet, kazanacağı bir seçimin sonrasına hazır mı?

Türkiye’deki siyasi partilerin ve grupların eskiden üstesinden gelmeleri gereken sadece seçimler vardı. Partiler güçleri, kabiliyetleri, halka erişimleri oranında propaganda yapar, onlarda bir etki yaratır ve sonuçlarını sandıkta almayı umarlardı. Adaletsizlikler, eşitsizlikler o zamanlar da vardı var olmasına ama tek bir partinin ve liderinin seferber ettiği devlet ve kamu imkanlarına açıktan sırtını dayadığına pek şahit olunmazdı.

Dolar ve Egokrat

Dolar su sayacı gibi hareket ederken bu seçimde bir kez daha göreceğiz bunu…

Please publish modules in offcanvas position.